İngiliz İngilizcesi’nde bulunan bir fiil. Anlamı, bir raylı sisteme erişmek için kişisel araç yahut lastik tekerlekli toplu ulaşım ile gerekenden daha fazla mesafe katetmek’tir. Genelde daha kullanışlı, kolay bir alternatif arayan günübirlik yolcular (commuter) tarafından tercih edilir. Sebepleri arasında; daha az ücret ödemek, daha sık servis aralıkları verilebilir.
Örnek: Marmaray Tuzla istasyonuna yakın yaşıyorum. Fakat bu istasyonu sadece Halkalı ve Gebze trenleri kullanıyor. Bu trenlerin sefer aralığı 15~ dakika. Yer bulmak genelde kolay ama gün ortasında ve ücretsiz herhangi bir günde çok zor. Bunun için bazen Pendik istasyonundan biniyorum. Pendik istasyonundan sadece Halkalı-Gebze değil, 8~ dakika aralıklarla Ataköy yönüne giden trenler kalkıyor. Pendik ilk istasyon olduğu için tren bomboş oluyor. Hatta bu bomboşluk tren ilerledikçe dahi genelde bozulmuyor. Pendik istasyonuna gitme isteği benim rahat bir yolculuk istememden ötürü doğmaktadır.
Dolayısıyla, benim Tuzla istasyonuna yakın olmama rağmen Pendik istasyonuna gitmem bir railheading örneğidir.
Türkçe karşılık bulamadım.
Örnek: Marmaray Tuzla istasyonuna yakın yaşıyorum. Fakat bu istasyonu sadece Halkalı ve Gebze trenleri kullanıyor. Bu trenlerin sefer aralığı 15~ dakika. Yer bulmak genelde kolay ama gün ortasında ve ücretsiz herhangi bir günde çok zor. Bunun için bazen Pendik istasyonundan biniyorum. Pendik istasyonundan sadece Halkalı-Gebze değil, 8~ dakika aralıklarla Ataköy yönüne giden trenler kalkıyor. Pendik ilk istasyon olduğu için tren bomboş oluyor. Hatta bu bomboşluk tren ilerledikçe dahi genelde bozulmuyor. Pendik istasyonuna gitme isteği benim rahat bir yolculuk istememden ötürü doğmaktadır.
Dolayısıyla, benim Tuzla istasyonuna yakın olmama rağmen Pendik istasyonuna gitmem bir railheading örneğidir.
Türkçe karşılık bulamadım.