feribotbileti
WT Kullanıcı
- Mesaj
- 2
- Puan
- 4
Kapıda Saklanan Cennet: Sakız Adası Gezi Rehberi
Sekiz kilometre ötede durur; Karaburun'un ufkuna çıkarsanız gözle görürsünüz onu. Oysa çoğumuz için o ada yıllarca uzak kaldı...Ege'nin suları vardır, yürek gibi durur durur, sonra ansızın coşar. O suların dibinde düşler yatar; gecenin karanlığında fısıldar, gündüzün güneşiyle parlak parlak titreşir. İşte bu sularda bir ada var, adı masaldan çalınmış gibi: Sakız.
Sekiz kilometre. Denizde sekiz kilometre. Düşünün bir an: Karaburun'un ufkuna çıkarsanız, gözle görebilirsiniz onu. Çeşme'den baktığınızda burunlar arasında gizlenmiş, bulutların altında uyur gibidir. Sekiz kilometre — kuşların geçtiği, rüzgarların taşıdığı bir mesafe. Oysa çoğumuz için o ada yıllarca uzak kaldı; konsolosluk pencerelerinde kırmızı damgayı bekleyerek... Şimdi o mesafe erimiş. Artık Sakız Adası, deniz sesiyle uyanan sabahlardan birinde çıkılabilecek kadar yakın.
1. Çeşme'den Sakız'a: Denizin Üzerindeki Kırk Dakika
Ulusoy limanında sabahın erken saatlerinde bir hareketlilik başlar. Yanında çantasıyla hızlı adım atan seyyahlar, plastik bardakta çay içen kaptanlar, feribotların güvertelerinde kalabalık bekleyişler... Türkiye ile Yunanistan arasındaki o kısa deniz parçası binlerce yıldır aynı suları barındırır; filo gemileri geçmiştir buradan, balıkçı tekneleri, şairler ve aşıklar.Bugün o geçişi Sakız Adası feribot seferleri sayesinde yarım saate indirdik. Turyol, Ertürk Lines, Sunrise Tours gibi firmalar, Çeşme'den Sakız'a yaklaşık 20 ile 40 dakika süren seferler düzenliyor.
Pratik Bilgiler: Çeşme → Sakız Geçişi
| Bilgi | Detay |
|---|---|
| Mesafe | ~8 km — 20 ila 40 dakika |
| Kalkış noktası | Çeşme Ulusoy Limanı |
| Firmalar | Turyol · Ertürk Lines · Tilos · Sunrise Tours |
| Araçsız bilet | Kişi başı ~22–30 Euro |
| Araçlı geçiş | Gidiş-dönüş ~200 Euro + yeşil sigorta |
| Adada araba kiralama | Günlük 35–60 Euro |
| Adada motor kiralama | Günlük 10–25 Euro |
| Para birimi | Euro — ATM ve kredi kartı yaygın |
Arabayla mı, Feribotla mı Gitmeli?
Sakız Adası büyük bir ada. Yunanlı komşuların beşinci büyük adası bu; güneyi kuzeyi arasında elli kilometreyi bulan bir yer. Dolayısıyla aracınız olması gerçek bir özgürlük anlamına gelir.Kendi arabanızı feribota yükleyebilirsiniz.
2. Kapı Vizesi: Masumane Görünen Bir Prosedür
"Kapıda vize" adından çağrıştırdığı kadar anlık bir işlem değildir. "Kapıda" sözcüğü burada giriş noktasını değil, vize türünü tanımlar. Yani feribota binerken "hadi bir vize alayım" diyemezsiniz; önceden başvurmanız şart.Tüm belgeleri eksiksiz hazırlayıp en az 3–7 gün öncesinden kapı vizesi başvurusu yapmanız gerekiyor. Belgelerinizi feribot şirketleri aracılığıyla veya uzman acenteler üzerinden teslim edebilirsiniz.
Dikkat: Pasaportunuzda KKTC damgası varsa başvuru reddedilir. Pasaportunuzun en az 6 ay geçerliliği olmalı. Bu kapı vizesi yalnızca Sakız Adası'na geçişe izin verir — Yunanistan anakarası veya başka adalar için geçerli değildir.
3. Mastiha'nın Adası: Sakız'ı Anlamak
Sakız ağacı — botanik adıyla Pistacia lentiscus var. chia — yalnızca burada ağlar. Dünyanın başka hiçbir yerinde bu kadar bol, bu kadar temiz damıtılmaz o beyaz reçine. Ağacın kabuğuna bıçakla çentik vurursunuz; günler içinde damlalar birikir, güneşte sertleşir. O sertleşmiş damlaları toplamak için ağaçların altına kireç tozu döşenir — toprağa karışmasın diye. Beyaz tozlu ağaçların altından geçerken anlarsınız: Bu ada, sakızın ağırlığını yüzyıllardır taşır."Komşu komşunun dumanına muhtaçmış derler. Biz Sakız'a gidene dek, komşunun ateşini bile görememişiz. Oysa o ateş hep yanıktı — sekiz kilometrenin ötesinde, ufkun kıyısında."
4. Orta Çağ'dan Adımlar: Köyler
Pyrgi — Desenlerin Köyü
İnsan bazı yerlerde gözlerinin kendini kandırdığını sanır. Pyrgi, böyle bir yerdir. Köye girdiğinizde binalara bakarsınız: Sıvanın üzerine işlenmiş geometrik şekiller, kontrastlarla oynanmış, siyah-beyaz bir dünya. Adına xysta deniyor bu tekniğin. Yunanca'da "kazınmış" anlamına gelir. Telefona karaladığınız spiraller, üçgenler, dalgalar — bunların bir köyün yüzüne işlenmiş halini düşünün.
- yüzyılda korsanlardan korunmak amacıyla kurulmuş Pyrgi. Labirent gibi sokaklarından birinde kaybolduğunuzda, kapıların önünde siyah elbiseli yaşlı kadınlarla karşılaşırsınız. Yunanistan'da eşini kaybeden kadınlar siyah giyer — bu gelenek adada yaşamaya devam eder.
Mesta — UNESCO'nun Labirenti
Mestousiko şarabını buraya özgü yapan adanın yalnızca bu köyündeki üzümlerdir. Ama Mesta'yı asıl özel kılan şey taş değil, sessizliktir. Köy meydanına girdiğinizde sanki ses yutulur. Dar sokaklar yarı karanlık bırakır sizi; binalar üstte birleşir, gökyüzü dar bir şerit kalır. Labirent şeklindeki bu planlamanın sebebi yine korsanlar — bir düşman içeri girsin, çıkmasın isteniyor.Taksiarhis Kilisesi tüm Yunanistan'ın en süslü köy kiliselerinden biri olarak anılır. Burada zaman başka akar.
Köy meydanında Kanellos Loukoumades'in önünde kuyruk görürseniz şaşırmayın: Yunan lokması Sakız'ın damak tadına göre uyarlanmış. Ballısından, çikolatalısından alın.
Olimpi — Sakin Olan
Pirgi ve Mesta'nın gölgesinde kalır çoğu zaman Olimpi. Oysa bu köy tam da o yüzden değerlidir: Turistlerin henüz sıradanlaştırmadığı bir Orta Çağ atmosferi sizi karşılar. Meydanda yaşlı bir adam satranç oynar; çocuklar sokakta koşar; bir kedi güneşli bir duvarın dibinde uyuklar. Olimpi yakınlarındaki Sikia Mağarası da görülebilir — 55 metre derinliğinde, sarkıt ve dikitlerle dolu bir doğa harikası.Armolia — Seramikçilerin Köyü
Armolia seramik yapımı ve işlemesiyle öne çıkar. Köyden geçerken vazo, saksı, çömlek yapan ustaları pencereden izleyebilirsiniz. Bir hatıra alın — Sakız kilinden doğmuş olduğunu bilmek o objeye başka anlam verir.Anavatos — Hayaletin Sakladığı Köy
1822'de terk edilmiş bu köy, dağın tepesinde sessizce bozulmayı bekler. Evlerin kapıları çürümüş, duvarlar sarkmış, ama zaman burada gerçekten durmuş gibi. Rivayete göre Osmanlı askerleri köye yaklaşınca halk uçurumdan atlamayı tercih etmiş. O ağır tarih taşlara sinmiş.Avgonima — Gün Batımının Evi
Dağ köyü; manzarası ve To Asteri restoranı ile ünlü. Tepeden adanın batı kıyısı gün batımında altın rengine döner. Taş evleri yavaş yavaş restore ediliyor; Adatepe'yi andıran bir dönüşüm geçiriyor.Chios Merkezi
Feribottan indiğinizde karşınıza çıkan kordon boyu. Sahil boyunca kafeler, barlar, restoranlar — tanıdık bir görüntü. Biraz İzmir kokar, biraz Bodrum. Ama aralara daldıkça ada bambaşka açılır. Osmanlı döneminden kalma Sakız Kalesi ve hamam, Denizcilik Müzesi, yeldeğirmenleri ile Arkeoloji Müzesi başlıca duraklar.
6. Sofranın Şiiri: Sakız'da Yemek ve İçmek
Bir seyahati hatırlatan şeylerin başında yenilen yemekler gelir. Sakız'ın sofrası belki her yerde aynı mezeleri çıkarır; ama taze. Dün denizde yüzen kalamarı bugün ızgarada yiyorsunuz, değeri bu.Mutlaka Tadılacaklar
- Pitaroudia — Nohut ve baharatla hazırlanan yerel köfte. Mezelerin başında gelir; adaya özgü.
- Kabak cipsleri — İncecik kesilmiş yeşil kabakların tempuralanıp kızartılması. Ege'nin az konuşulan en iyi mezesi.
- Ahtapot ızgara — Güneşte kurutulup ızgara edilen; sahil tavernalarının vazgeçilmezi.
- Melekouni — Bal ve susamla hazırlanan adaya özgü tatlı. Küçük dikdörtgenler halinde servis edilir.
- Mastikli uzo — Adanın damla sakızından üretilen uzo; normalinden çok daha yumuşak ve aromatik. Hesabı öderken ikram gelirse hemen kabul edin.
- Mastelo peyniri — Izgaralanmış hali çok sevilir; ballı susamlı çıtır feta versiyonunu da deneyin.
Önerilen Mekanlar
Vradipus — Tüm Sakız'ın en şık restoranı. Modern ada mutfağı, sezonluk menü. Rezervasyon olmadan gitmeyin.I Gonia Ouzeri — Kordon boyunda uygun fiyatlı, porsiyonlar bol. Yemek sonunda dondurma ikram ediyorlar. Türk turistlerin en çok tercih ettiği mekanlardan.
To Kechrimbari — 12:30'da açılır, 16:00'da kapanır. O gün ne çıktıysa onu yiyorsunuz. Ev yemeği tadında, sahibinin ruh haliyle birlikte. Rezervasyon şart.
To Asteri (Avgonima) — Adanın batı yakasına bakan nadir mekanlardan. Gün batımı manzarası ve et ağırlıklı menüsüyle eşsiz.
Nostos (Lagkada) — Balıkçı köyünde, masalar deniz kıyısına kurulur. Kadayıfa sarılı karideslerini deneyin.
O Passas (Lagkada) — Adadaki en sevilen tavernalardan biri. Taze kalamar, Passas Salad, şaşkınlık yaratan porsiyonlar.
Apeiron — Sakız Kalesi içindeki meydanda, uygun fiyatlı ve atmosferli. Mantar sote, fava ve bulgurlu yoğurt önerilen tabaklar.
7. Nea Moni ve Anavatos: Tarihle Yüzleşmek
Adanın iç kesimlerine doğru ilerledikçe Ege'nin açık mavi güzelliği yerini daha sert, daha içe dönük bir peyzaja bırakır. Çam ormanları, kayalık yamaçlar, sis çökmüş sabahlar...Nea Moni Manastırı — UNESCO korumasındaki bu 11. yüzyıl yapısı, Bizans mozaik sanatının en önemli örneklerinden birini barındırır. Kilisenin kubbesine baktığınızda Ayasofya'yı andırır — haklısınız; İstanbullu ustalar yapmış. Kilisenin içinde küçük bir vitrin durur: İçinde kurukafalar. Osmanlı döneminde hayatını kaybedenlerin anısına saklanmış. Sessizce bakarsınız. Tarih, bu ada için soyut bir kavram değildir.
Anavatos — 1822'de terk edilmiş bu köy, dağın tepesinde sessizce bozulmayı bekler. Evlerin kapıları çürümüş, duvarlar sarkmış, ama zaman burada gerçekten durmuş gibi.
Saint Isidore of Sykiada Şapeli — Denizin içindeki kayalığa insan eli bir şapel kondurmuş. Sabahın ilk ışığında gidin; suyun altındaki taşlar pembeye döner, şapel titreşir gibi durur. Fotoğraf çekmek için değil — sadece durmak için.
Sakız Kalesi — Limana yakın, beşgen planlı bir Osmanlı yapısı. İçindeki hamam 2012'de restore edilmiş ve ücretsiz ziyarete açık.
Yeldeğirmenleri — Merkezin biraz kuzeyinde, mavi Ege'yle birleşen bu silüet adanın en fotoğrafik noktalarından. Gün batımı saatinde gidin.
8. Kaç Gün, Nasıl Bir Rota?
3 Günlük Örnek Program
1. Gün — Chios Merkezi ve Kuzey Glaroi Plajı'nda denize gir → Lagkada köyünde öğle yemeği (O Passas veya Nostos) → Saint Isidore Şapeli → yeldeğirmenleri gün batımı → I Gonia Ouzeri'de akşam yemeği. Kronos'tan dondurma.2. Gün — Güney Köyleri ve Bakir Koylar Mastik Müzesi → Pyrgi'nin desenli sokaklarında kaybol → Mavra Volia Plajı → Mesta labirenti → Olimpi'de Amethistos'ta akşam yemeği. Rezervasyon yaptır.
3. Gün — Tarihi Miras ve Batı Kıyıları Nea Moni Manastırı → Anavatos köyünde öğle (köydeki tek taverna) → Elinta veya Trachili bakir plajı → Avgonima'da To Asteri'de gün batımı yemeği.
Ne Zaman Gitmeli?
| Dönem | Durum |
|---|---|
| Mayıs – Haziran | En ideal: Ilık hava, az kalabalık, uygun fiyat |
| Temmuz – Ağustos | Yoğun sezon: Kalabalık, sıcak, oteller dolu |
| Eylül – Ekim | Altın sezon: Deniz sıcak, kalabalık azalmış, fiyatlar düşmüş |
| Kasım – Mart | Sakin ve ucuz: Feribot seferleri azalır, tesisler kapalı |