Trabzon Beşikdüzü

Ali🇹🇷

WT Moderatör
Mesaj
3,837
Puan
8,153
Yaş
40
Konum
Adana
1874 yılında Şarlı nahiyesinin 46 köy ile 4000 haneye sahip olduğu bilgisi yer almaktadır. Bu tarihteki kayıtlarda Şarlı nahiyesinin, önce Görele kazasına aynı yıl yeni kurulan Vakfıkebir kazasına bağlandığı, Şarlı halkının bu durumu beğenmeyerek; Vakfıkebirlilerle geçinemediklerini belirtmeleri, hükûmet konağı, çarşı ve pazar yerinin Şarlı'da olması nedeniyle Vakfıkebir kaza merkezinin Şarlı'ya taşınması nedeniyle kendilerinin de nüfus olarak Vakfıkebir ile aynı statüde olmaları nedeniyle müstakil bir müdürlük olma talepleri bulunmuştur. 1879 yılında Trabzon merkeze bağlı bir nahiye olan yerleşimin bu statüsü 1916 yılına kadar sürmüştür. 1877 yılında Şarlı nahiye merkezi 35 hanenin olduğu 70 nüfuslu küçük bir yerleşim konumundadır. 1850 yılında 51 mahalle/köyden oluşan Şarlı nahiyesinde 2.126 hane kaydedilmiş olup 1881 yılında nahiyedeki hane sayısı 2.734 haneye yükselmiş ve nüfus da 6.619 olarak belertilmektedir. 1909 yılına gelindiğinde nahiye nüfusu 21.664 kişi olmuştur. 1909 yılında Trabzon kaza merkezine uzaklığı ve güvenlik gerekçeleriyle Vakfıkebir'e bağlanması gündeme gelmiş ve Şûrâ-yı Devlet kararıyla uygun bulunmuş olmakla birlikte Şarlı ileri gelenleri bu durumu uygun bulmayarak 53 köy ve 25.000 nüfuslu nahiyelerinin Trabzon kazasına bağlı nahiye konumunu sürdürmek istediklerini belirten taleplerini 29 Aralık 1909 ve 22 Ocak 1910 tarihli telgrafları ile Dâhiliye Nezâreti'ne bildirmişlerdir. Sürüncemede geçen sürecin devamında 1912 yılında hazırlanan raporlar uyarınca Şarlı nahiyesinin Vakfıkebir kazasına bağlanması teklif edilmiş ve 3 Ağustos 1913 tarihinde Padişah tarafından bu durum onaylanmış, ancak ileri gelenlerin itirazları sonucu Şarlı nahiyesinin Vakfıkebir'e bağlanması 15 Nisan 1916 tarihinde kesinleşmiş olmakla birlikte Ağustos 1918 tarihinde İçişleri Bakanlığınca duyurulabilmiştir. 28 Eylül 1930 tarihinde Şarlı yerleşimi Akhisar adıyla kurulan nahiyenin merkezi olmuştur.1935 yılında ise nahiye merkezinin adı da Beşikdüzü olarak görülmektedir.

Vakfıkebir ilçesine bağlı bir bucak merkezi iken, 4 Ocak 1949'da belediye statüsü alarak beldeye dönüşmüştür. Beşikdüzü, 04.07.1987 tarih ve 19507 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kanun ile ilçe olmuştur.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Trabzon’un en batısında, Giresun sınırında yer alan Beşikdüzü, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda Türkiye’nin eğitim tarihindeki sembolik önemi ve derin kültürel kökleriyle Karadeniz’in en karakteristik ilçelerinden biridir.


Eğitim Tarihindeki Yeri: "Eğitimin Beşiği"

Beşikdüzü, Türkiye'de okuma-yazma oranının en yüksek olduğu yerlerden biridir. Bu durumun temel sebebi şanlı bir eğitim geçmişine sahip olmasıdır:
  • Beşikdüzü Köy Enstitüsü: 1940 yılında kurulan bu enstitü, bölgenin makus talihini yenmesinde en büyük rolü oynamıştır. Balıkçılıktan tarıma, müzikten edebiyata kadar çok yönlü eğitim veren bu kurum, binlerce öğretmen yetiştirerek Karadeniz’in aydınlanma meşalesi olmuştur.
  • Öğretmen Okulu Geleneği: Köy enstitüsü kapandıktan sonra da bu binalar öğretmen okulu ve lisesi olarak hizmet vermeye devam etmiş, ilçeyi bir "eğitim kenti" haline getirmiştir.

Coğrafi Konum ve İklim

  • Konum: Trabzon il merkezine yaklaşık 45 km uzaklıktadır. Batısında Giresun'un Eynesil, doğusunda Vakfıkebir ilçeleri yer alır.
  • Yeryüzü Şekilleri: Sahil bandı düzlük olsa da, iç kesimlere doğru gidildikçe engebeli bir arazi yapısı başlar. Beşikdağı ve Yumru Tepesi ilçenin en önemli yükseltileridir.
  • Akarsular: Ağasar Deresi ve Kurbağalıdere ilçeyi sulayan ana akarsulardır.

Turizm ve Gezilecek Yerler

  • Beşikdağ Teleferik: Karadeniz’in en uzun teleferik hatlarından birine ev sahipliği yapar. Sahilden Beşikdağı zirvesine (yaklaşık 530 metre rakım) kadar çıkarak eşsiz bir sahil manzarası sunar.
  • Mavi Plaj ve Sahil Parkı: Beşikdüzü, Karadeniz’in hırçın doğasına rağmen oldukça geniş ve bakımlı bir sahil bandına, yürüyüş yollarına ve bölgenin popüler plajlarına sahiptir.
  • Mayıs Yedisi (Deniz Eğlenceleri): Her yıl 20 Mayıs'ta düzenlenen ve kökeni binlerce yıla dayanan bir gelenektir. İnsanlar denize girer, teknelerle açılır ve baharın gelişini kutlar.
  • Kadırga ve Sis Dağı Yaylaları: İlçenin güneyindeki yüksek yaylalar, özellikle yaz aylarında düzenlenen şenliklerle binlerce ziyaretçiyi ağırlar.

Ekonomi ve Kültür

  • Fındık ve Balıkçılık: İlçenin temel geçim kaynaklarıdır. Özellikle sahilde balıkçılık kültürü çok gelişmiştir; fındık ise dağlık köylerin en büyük gelir kalemidir.
  • Kültürel Yapı: Beşikdüzü halkı, eğitime verdiği önemle paralel olarak entelektüel düzeyi yüksek, sosyal ve misafirperver bir yapıya sahiptir. Şalpazarı ile komşu olması nedeniyle Ağasar kültürü ve Horon bu topraklarda çok canlıdır.

Tarihçe: "Şarlı"dan Beşikdüzü'ne​

İlçenin eski adı Şarlı'dır. 1834 yılında 2. Sultan Mahmut'un fermanıyla resmen kurulan ilçe, 1935'ten itibaren Beşikdüzü adını almıştır. Bu isim, ilçeye tepeden bakan ve beşiği andıran Beşikdağı'ndan gelmektedir.
 
Geri
Üst