Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Şırnak’ın en doğusunda, Irak sınırında yer alanUludere, sarp dağları, derin vadileri ve bozulmamış doğasıyla bölgenin en gizemli ve etkileyici ilçelerinden biridir. Tarih boyunca birçok medeniyete geçit teşkil etmiş olan bu ilçe, Mezopotamya’nın yüksek dağ köylerinin karakteristik özelliklerini taşır.
Coğrafi Yapı ve Doğal Güzellikler
Uludere denilince akla gelen ilk şey **"sarp coğrafya"**dır.
Göl ve Akarsular: İlçe içinden geçen akarsular ve özellikle karların erimesiyle coşan dereleriyle meşhurdur.
Yaylalar: Yaz aylarında bölge halkının ve hayvancılıkla uğraşanların çıktığı yüksek rakımlı yaylalar, muazzam bir bitki çeşitliliğine sahiptir.
Kelmemet ve Tanin Dağları: Bölgenin heybetli dağları, ilçeye adeta doğal bir kale görünümü verir.
Tarihi İzler: Kaleler ve Mağaralar
Uludere, tarihsel olarak Mezopotamya'nın kuzey kapısı olduğu için pek çok kalıntıya ev sahipliği yapar:
Geriş Kalesi: İlçeye hakim bir tepede yer alan ve geçmişi oldukça eskiye dayanan bu kale, bölgenin savunma stratejisini anlamak için önemlidir.
Tarihi Mağaralar: Bölgedeki kanyon ve vadi içlerinde antik dönemlerde yerleşim yeri olarak kullanılmış çok sayıda mağara bulunmaktadır.
Taş Köprüler: Derelerin üzerinde Osmanlı ve daha eski dönemlerden kalma, doğayla bütünleşmiş taş köprüler görülmeye değerdir.
Kültür ve Yaşam
Uludere'de yaşam, doğanın kurallarına göre şekillenmiştir.
Arıcılık ve Hayvancılık: Yüksek yaylalarda üretilen "Uludere Balı", tamamen doğal çiçek florasından geldiği için çok kıymetlidir. Hayvancılık ise halkın en büyük geçim kaynağıdır.
Mutfağı: Dağların Lezzeti
Uludere mutfağı, hayvansal ürünlerin ve doğadan toplanan bitkilerin harmanıdır:
Sıryan: Kurutulmuş et ve hamurla yapılan doyurucu bir yöresel yemektir.
Pancar (Guhari): Bahar aylarında dağlardan toplanan şifalı otlarla yapılan yemekler sofraların baş köşesindedir.