Bingöl-Kiğı

mesutguven

WT Kullanıcı
Mesaj
76
Puan
201
kigi-2.webp

KİĞI İLÇESİNİN TARİHÇESİ

Mevcut bilgilere göre, İlçenin tarihi M.Ö. 3000 yıllarına kadar uzanmaktadır. Sırasıyla Hititler, Urartular ve Persler bölgede yerleşmişlerdir. Bölge daha sonra Mekadonya, Roma, Sasani ve Bizanslıların egemenlikleri altına girmiştir. Halit Bin Velit tarafından ilk defa İslam topraklarına kazandırılan Kiğı 1071 tarihinden sonra Selçuklu Türklerinin eline geçmiştir.

İlçenin adını Bizanslılar zamanında bölge komutanının Kiğan ismindeki kızından veya Kiğa ismindeki Komutandan aldığı söylenmektedir.

Erzincan tarihinde Kiğı, dağlar memleketi anlamına geldiği ifade edilmektedir.

Hayat ansiklopedisinin altıncı cildinde ise Kiğı kelimesini Kayağa’ dan aramak icap ettiği ve Key’ in Prens manasına geldiği ve Kiğı’nın da bir Türk prensi namına izafe edildiği belirtilmektedir.

İlçe geçmişte Erzurum-Harput (Elazığ) kervan yolu üzerinde bulunduğundan oldukça gelişme göstermiş ve belgelere göre yüzlerce yıl Sancaklık statüsü içerisinde çeşitli yerlere bağlı olarak varlığını sürdürmüştür.

İlçe 1071 tarihinden sonra Selçuklular, Akkoyunlular ve Sefevi hakimiyeti altında kalmış, 1514 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran zaferi sırasında Osmanlı topraklarına katılmış, değerli hizmetlerinden dolayı Bıyıklı Mehmet Paşa ya mükafat olarak verilmiştir. 1663 yılından itibaren Diyarbakır’a bağlı bir sancak iken 1926 da ilçe statüsünde Erzincan’a, Bingöl’ün il olmasıyla da 1936 da Bingöl’e bağlanarak günümüze kadar gelmiştir.

Birinci dünya savaşı yıllarındaki Rus işgali 20 kasım 1916’da Ordu-Halk birliğiyle sona erdirilmiş, halkın daha sonraları gösterdiği olumlu davranışları Büyük Önder Atatürk’ün takdirlerine mazhar olmuştur. 20 Kasım günü İlçenin kurtuluş bayramı olarak her yıl kutlanmaktadır.

https://www.kigi.gov.tr
 
Bingöl’ün kuzeybatısında, Peri Çayı’nın hayat verdiği bir vadide yer alan Kiğı, dik yamaçları, derin tarihi ve dev baraj projeleriyle tanınan engebeli ama bir o kadar da etkileyici bir ilçedir.


Tarihçe: "Dağlar Memleketi"

Kiğı’nın tarihi M.Ö. 3000’lere, Hititler ve Urartulara kadar uzanır.
  • İsim Hikayesi: "Kiğı" kelimesinin eski dillerde "Dağlar Memleketi" anlamına geldiği ifade edilir. Coğrafi yapısı göz önüne alındığında bu isim oldukça yerindedir.
  • Tarihi Miras: İlçe merkezinde bulunan ve Akkoyunlu dönemine ait olduğu sanılan Balaban Bey Camii, ilçenin en önemli tarihi sembolüdür. Ayrıca çevrede çok sayıda tarihi kilise, manastır ve eski yerleşim kalıntıları mevcuttur.

Coğrafya ve Doğa

Kiğı, deniz seviyesinden yaklaşık 1.512 metre yüksekliktedir. Tamamen dağlık ve engebeli bir yapıya sahiptir.
  • Peri Çayı: İlçenin en büyük hayat kaynağıdır. Üzerinde kurulan dev barajlarla bölgenin çehresini değiştirmiştir.
  • Flora: Bölge, Doğu Anadolu’nun diğer yerlerine göre daha gür ormanlık alanlara (meşe ormanları) sahiptir. Bu da ilçeye yeşil ve vahşi bir güzellik katar.

Ekonomi ve Enerji: Kiğı Barajı

İlçe ekonomisi son yıllarda dev enerji yatırımlarıyla anılmaktadır:
  • Kiğı Barajı ve HES: Türkiye'nin kendi sınıfında (kil çekirdekli kaya dolgu) en yüksek barajlarından biridir. 175 metre yüksekliğiyle ülke ekonomisine ciddi bir enerji katkısı sağlamaktadır.
  • Arıcılık ve Hayvancılık: Sarp arazi nedeniyle makinalı tarım kısıtlıdır. Ancak flora çeşitliliği sayesinde arıcılık (Pervari'deki gibi kaliteli bal üretimi) ve küçükbaş hayvancılık temel geçim kaynağıdır. Özellikle elma ve ceviz üretimi son yıllarda teşvik edilmektedir.

Gezilecek Yerler

  1. Balaban Bey Camii: Restorasyon görmüş, asırlık bir ibadethanedir.
  2. Kiğı Kalesi: Şehre hakim bir tepede yer alan antik savunma noktasıdır.
  3. Çanakçı Gölü ve Mürsel Paşa Anıtı: Doğal güzellikler ve tarihi anıtların birleştiği noktalardır.
  4. Selenk Köprüsü: Peri Çayı üzerinde yer alan tarihi taş köprülerden biridir.
 
Geri