Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Geri Dönüşüm Uygulaması

Beklenen uygulama hayata geçti! Depozito iadesinde yeni dönem​

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi kapsamında yeni bir uygulama hayata geçirildi. Depozito iade makinesi bulunmayan market, bakkal ve büfeler için geliştirilen "Mobil DOA" el terminalleri sayesinde mahalle esnafı artık birer iade noktasına dönüşüyor. İstanbul'da kullanılmaya başlanan sistemle vatandaşlar, plastik, cam ve metal ambalajlarını sıraya girmeden en yakın esnafa kolayca teslim edebilecek.

DOA Sistemi'nde iade makinesi kurulumu yapılamayan veya yoğunluk yaşanan bölgeler için geliştirilen Mobil DOA cihazları, İstanbul'da ilk olarak Ümraniye'deki esnafa ulaştırıldı. Bu el terminalleri sayesinde iade makinesi olmayan işletmeler, sistemde "Manuel İade Noktası" olarak hizmet vermeye başladı.

"15 DAKİKADA 100 ÜRÜN ALABİLİYORUZ"

Ümraniye'de sistemi kullanmaya başlayan esnaf Ercan İnci, "dbys.gov.tr" adresi üzerinden kayıt olarak Mobil DOA cihazını ücretsiz teslim aldı. Cihazın satış yapar gibi son derece kolay kullanıldığını belirten İnci, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bizim en büyük sıkıntımız yığılmalardı. Bu cihaz sayesinde maksimum 15 dakika içerisinde bir müşterinin 100 ürününü alabiliyoruz. Vatandaşlarımızdan plastik, pet, cam ve teneke kutuları üzerlerindeki barkodların sağlam olmasına dikkat ederek teslim alıyoruz. Bu hem esnafa hem millete hem de doğaya dost bir proje. Vatandaşlar DOA uygulaması üzerinden kendilerine en yakın Mobil DOA noktalarını rahatlıkla görebilir."



MOBİL DOA SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?

  • Ücretsiz Başvuru: Esnaf, dbys.gov.tr adresi üzerinden Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne kayıt olarak cihaza ücretsiz erişiyor.
  • Kabul Edilen Ambalajlar: Barkodu zarar görmemiş plastik, PET, cam ve metal (teneke) kutular sisteme dahil ediliyor.
  • Kolay Harita Erişimi: Vatandaşlar mobil DOA uygulaması üzerinden kendilerine en yakın mahalle esnafını haritadan görüp ambalajlarını teslim edebiliyor.
Burada esnaf ürün başına mı ücret kazanıyor acaba?
 
Aradığım sorunun cevabını buldum

Esnafa Her Ambalaj İçin 50 Kuruş Destek Verilecek

Yeni uygulama yalnızca vatandaşlara değil, işletmelere de ekonomik katkı sağlayacak. Mobil DOA sistemine katılan market, bakkal ve büfeler, vatandaşlardan teslim aldıkları ambalajları yetkili saha ekiplerine teslim ederek her ambalaj başına 50 kuruş teşvik ödemesi alacak.

Bu sayede işletmeler herhangi bir makine yatırımı yapmadan sisteme dahil olabilecek ve ek gelir elde etme fırsatı yakalayacak.
1785420643289.webp
 
Aradığım sorunun cevabını buldum


Ekli dosyayı görüntüle 50553

Şu el terminali dahi kafamda hoş olmayan düşünceler oluşturuyor. Acaba Newland MT67 marka/model olan bu cihazların ucuna DOA amblemi olan aparatların takılmasının maliyetini nasıl yansıtacaklar?

DOA mobil uygulaması yok mu? Her fırsatta milleti akıllı telefonlara teşvik etmiyor musunuz? Mobil uygulamaya iade noktası özelliği ekleyip bu terminale gerek bırakmasaydınız ya?
 

Depozito İade Sisteminde Türkiye genelinde 50 bin nokta hedefleniyor​

Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Öztürk, depozito iade sisteminin sürdürülebilirlik ve sıfır atık hedefi doğrultusunda yaygınlaştırıldığını belirterek ülke genelinde 150 sayma doğrulama merkezi ve 50 bin iade noktası kurulmasının hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Bursa'da BURKASAN Depozitosu Olan Ambalajlar Sayma Doğrulama Hattı Merkezi'nin açılışında yaptığı konuşmada, depozitolu ambalajların toplanması ve geri dönüşüme kazandırılmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Türkiye'de ithalat dahil yaklaşık 25 milyar adet PET, cam ve alüminyum ambalaj bulunduğunu belirten Öztürk, temel amaçlarının bu ambalajların tamamını toplamak olduğunu söyledi.

Bu kapsamda Türkiye'nin coğrafi yapısı, nüfus dağılımı ve tüketim alışkanlıklarını dikkate alarak sektör temsilcileriyle istişare içinde bir strateji oluşturduklarını aktaran Öztürk, Bursa'da açılan merkezin bu stratejinin ilk sonuçlarından biri olduğunu ifade etti.

Depozito sisteminin altyapı çalışmalarına 2022'de başladıklarını, 2025'e kadar yazılım, makine üretimi ve teknoloji alanlarında hazırlık yaptıklarını anlatan Öztürk, Şubat 2025'te pilot uygulama dönemine geçtiklerini kaydetti.

Pilot uygulamaların 2026 yılının temmuz ayına kadar sürdüğünü belirten Öztürk, 1 Temmuz 2026 itibarıyla "ulusal entegrasyon dönemi"ne geçtiklerini bildirdi.

"Sistemi 2 Yıl İçinde Yaygınlaştırmayı Hedefliyoruz"​

Sistemin kademeli olarak devreye alındığını aktaran Öztürk, şöyle konuştu:

"Depozitosu olan ambalajlar pet, cam ve alüminyumdan oluşan, yaklaşık ülkemizde ithalat dahil 25 milyar adet ambalajdan bahsediyoruz. Tüm amacımız bu 25 milyar adet ambalajı toplamak. Türkiye gibi bir coğrafyada, Türkiye gibi bir topoğrafyada ve bu topoğrafyanın ve nüfus dağılımının ambalaja etki ettiği bir ortamda bu ambalajı nasıl toplayacak? Onların hiçbirisi belli değildi. Biz buradaki birçok sektör temsilcisi arkadaşımızla gerek operatör, gerek makine üreticisi, gerek teknik eleman, tüm paydaşlarımızla istişareyle burada bir strateji oluşturduk. Bu stratejinin açıkçası ilk meyvesini bugün Bursa'da açıyoruz. Bugün gördüğünüz tesis gibi Türkiye'de yaklaşık 150 adet sayma doğrulama merkezi kurmayı hedefliyoruz.

Bu tesiste 5 adet sayma doğrulama hattı var. Yaklaşık 600 adet de Türkiye'mizde sayma doğrulama hattı planlıyoruz. İnşallah bu sayma doğrulama merkezimizden benzeri Türkiye'mizde yaklaşık 140-150 adet 2 sene içinde göreceğiz. Sayma doğrulama hatlarından da toplam 600 adet Türkiye'mizde olacak. Minimum 50 bin adet iade noktası göreceğiz tüm ulusal olarak. Ama bu 50.000 adet iade noktası, 50 bin adet depozito iade makinesi demek değil. Yani bizim tüm planımız, tüm stratejimiz 10 bin adet depozito iade makinesi ve 'manuel el terminalleri' dediğimiz, doğrudan mobil olarak şu anda sahaya yaydığımız el terminali marifetiyle depozitosu olan ambalajları toplamaktır."

Sistemin yalnızca ambalajların toplanması açısından değil, toplumda geri dönüşüm kültürünün yerleşmesi bakımından da önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, 1 Temmuz 2028 itibarıyla "yaygınlaşma dönemi"ne geçilmesini hedeflediklerini ifade etti.

Sistemin kurulması sırasında yerli sanayici ve teknoloji üreticilerini desteklemeye önem verdiklerini dile getiren Öztürk, makine ve teknolojilerin yurt dışından kolaylıkla temin edilebileceğini ancak yerli üretimin geliştirilmesini tercih ettiklerini söyledi.

Depozitolu ambalaj sisteminin dünyada da ilgi gördüğünü belirten Öztürk, bazı gelişmiş ülkelerde dahi depozito sisteminin bulunmadığını söyledi.

Burkasan Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Kılıç, 200 milyon lirayı aşan yatırımla kurulan tesisin Bursa ve çevresindeki fabrikalara hizmet vereceğini belirtti.

Tesisin Türkiye'deki benzerlerinden farklı özelliklere sahip olduğunu aktaran Kılıç, "Bu sayım ve doğrulama tesisi, beş ayrı sayım ve doğrulama hattının aynı anda çalışabildiği, bütün hatların konveyör sistemleriyle birbirine bağlandığı ve sayılan ambalajların türlerine göre ortak noktalarda toplandığı modern bir altyapıya sahip." dedi.

Şirket olarak yatırımı depozito yönetim sistemi kapsamındaki faaliyetlerinin ilk kompakt tesisi olarak değerlendirdiklerini dile getiren Kılıç, "İnşallah çok yakında şehrimizin batısında da bunun benzeri bir tesis daha hayata geçirerek Bursa'mızda oluşan yıllık 1 milyar adedi aşan depozitolu ambalajların en az yüzde 80'ini iki yıl içerisinde ekonomimize geri kazandırmayı hedefliyoruz." diye konuştu.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Atık ve Geri Dönüşüm Sektör Meclisi Başkanı Ali Kantur ile Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın konuşmalarının ardından tören, açılış kurdelesinin kesilmesi ve tesisin gezilmesiyle sona erdi.

Anadolu Ajansı
 
Madem bu DOA işini yapamadılar, olmadı, o zaman ambalajlarda zorunlu tutulan DOA logolu barkod düzeninden vazgeçilip firmaların eski düzene geçmesi sağlanmalı. Şu anki haliyle ambalajlarda barkodlar çok çirkin duruyor. Özellikle teneke kutularda...
 

DOA sistemiyle 1 Temmuz-5 Eylül tarihlerinde 200 milyonu aşkın ambalaj toplandı​

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemiyle 1 Temmuz ve 5 Eylül arasında 200 milyondan fazla içecek ambalajının toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığını açıkladı.

Bakan Kurum, NSosyal hesabındaki paylaşımında, "Atmıyoruz. Topluyor, dönüştürüyor, çevreye de ekonomiye de katkı sağlıyoruz. DOA ile 200 milyon ambalaj topladık, geri dönüşüme kazandırdık. Sıfır Atık gibi DOA bilinci de dalga dalga büyümeye devam edecek." ifadelerini kullandı.

Kurum'un paylaştığı verilere göre, Türkiye genelinde 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyon süreci başlayan DOA sistemiyle 5 Eylül'e kadar 205 milyon 709 bin 303 DOA logolu PET, alüminyum ve cam içecek ambalajı toplandı. Sistemde kayıtlı kullanıcı sayısı 3 milyon 214 bin 992'ye ulaştı.

DOA ile Türkiye ekonomisine 30 milyar lira katkı sağlanacak​

En çok ambalaj toplanan il, 46 milyon 678 bin 972 ambalajla Antalya oldu. Bunu 38 milyon 675 bin 928'le İstanbul, 24 milyon 339 bin 288'le İzmir, 18 milyon 723 bin 778'le Adana ve 16 milyon 712 bin 516'yla Ankara takip etti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen DOA sistemiyle artık içecek ambalajları çöp yerine DOA makinelerine atılıyor ve bu sayede geri dönüşümle ülke ekonomisine ham madde katkısı sağlanıyor.

Plastiklerin doğaya karışmasını da engelleyen bu sistemde vatandaşlara ise ambalaj başına 1 lira teşvik bedeli ödeniyor. Her yıl 25 milyar ambalajın toplanacağı bu sistemle Türkiye ekonomisine 30 milyar lira katkı sağlanması hedefleniyor.

Anadolu Ajansı
 
DOA uygulamasının her açıdan eksikleri bulunuyor.

Bir kere çevreci bir yaklaşım için geri dönüşüm yerine üretimi ve tüketimi azaltma önceliklendirilmeli. Bu uzun vadede çevre için daha faydalı olacaktır çünkü geri dönüşüm de aslında işlem sırasında çevreye zarar veren ve geri dönüştürülen üründe kayıplara sebep olan bir husus. Bu yüzden geri dönüşüm esaslı bir çevreciliği desteklemiyorum.

Yurtdışındaki self servis ambalaj geri dönüşüm sistemlerini ayrıntılı incelemedim ama video ve fotoğraflardan anladığım kadarıyla DOA gibi ürün tanıma (barkod okuma) esaslı değil, madde algılama esaslı. Bu yüzden bu sistemlerde ambalaj hasarlı, etiketsiz veya karma olsa dahi sorunsuz teslim edilebiliyor.

Bizde de bunlardan çok daha kötü olan cihazları marketlerin önüne yerleştirip işi başından aşkın market çalışanlarının sorumluluğuna bıraktılar. Market çalışanları da bu yüzden cihazlara kağıt asarak insanların kullanmamasını sağladılar.

Neresinden tutsanız elinde kalacak bir işletim. Şimdi de el terminaliyle bayilik usulünü denemeye çalışıyorlar. Onda da sorunlar yaşanacağı aşikar.

Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 organizasyonunun ardından DOA uygulaması, geri dönüşüm, çöp mevzusu, tek kullanımlık ürünler gibi birçok konuya ilişkin düzenleme bekliyorum.
 
Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 organizasyonunun ardından DOA uygulaması, geri dönüşüm, çöp mevzusu, tek kullanımlık ürünler gibi birçok konuya ilişkin düzenleme bekliyorum.
En çok uzelecegim şey plastik pipet olacak. Kağıt pipet kadar iğrenç bir şey yok
 
Fabrika dumanına karışmıyor ama :D
Ben valla çatıda kuzinede yakıyorum mangalda

Karışmasın ya millet şu karbon ayak izi, iklim krizi tantanalarından sıkıldı.

Elbette kara duman atan araçlarımız, evlerimiz, mekanlarımız olmasın, çevreci olalım ama bunu batı propagandası kavramlarla dayatma boyutunda yapmayalım değil mi ama?
 
Karışmasın ya millet şu karbon ayak izi, iklim krizi tantanalarından sıkıldı.

Elbette kara duman atan araçlarımız, evlerimiz, mekanlarımız olmasın, çevreci olalım ama bunu batı propagandası kavramlarla dayatma boyutunda yapmayalım değil mi ama?
Fabrikalar, uçaklar karbon salınını yanında biz vatandaşların yaptığı salınım neredeyse 0
 
Fabrikalar, uçaklar karbon salınını yanında biz vatandaşların yaptığı salınım neredeyse 0

Savaşlar, uzaya yapılan fırlatımlar... Saymakla bitmez.

Karbon ayak izi kavramını da BP (akaryakıt) şirketinin çıkardığı gerçeği ayrı bir boyut. Yani yine bize kendimizi suçlu hissettirmeye çalışıyorlar ama nafile.
 
O BP firması 2010 yılında Meksika körfezinde büyük bir çevre felaketine yol açtı kaldı ki o felaketin etkileri kaç yıl sonra devam etmekte, BP'ye gelince onlar çoğu ülkeden çekildi, bizde Petrol ofisi onların istasyonlarını aldı, hollanda'da başka bir şirket aldı vb...
 
Geri