Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Emlak piyasasından gelen son veriler, kiralardaki en sert yükselişin yaşandığı büyükşehir olarak İzmir’in ilk sıraya yerleştiğini doğruluyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZPA tarafından hazırlanan güncel "Barınma Sorunu Raporu"na göre, İzmir'de kiralar son dönemde (bazı bölgelerde son birkaç yılı kapsayacak şekilde) 20 kat gibi astronomik bir artış gösterdi.
Büyükşehirlerde Kira Durumu
Normalde İstanbul "en pahalı" şehir olsa da, artış hızı ve fiyat farkı bakımından İzmir şu an zirvede yer alıyor.
İzmir: Barınma krizinin en derin hissedildiği kent oldu. Hem yerli göç hem de maliyet artışları nedeniyle kiralar diğer büyükşehirlere oranla daha agresif bir seyir izliyor.
İstanbul: Kira bedeli olarak hala en yüksek rakamlara sahip olsa da (ortalama 33.500 TL bandında), artış hızı İzmir’in gerisinde kaldı.
Ankara: Kira getirisi ve artış oranında üçüncü sırada; ancak başkentte de "düzeltme" adı verilen sert yükselişler devam ediyor.
Yasal Kira Artış Oranı Netleşti
Eğer bu ay (Şubat 2026) sözleşme yenileyecekseniz, uymanız gereken yasal sınır belli oldu:
Şubat 2026 Kira Zam Tavanı:%33,98
Bu oran, TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık TÜFE ortalamasına göre belirlenmiştir. Ev sahipleri bu oranın üzerinde (mahkeme kararı yoksa) zam yapamazlar.
TÜİK tarafından dün (3 Mart 2026) açıklanan verilere göre, Mart ayı için geçerli olan resmi kira artış tavanı (12 aylık TÜFE ortalaması) %33,39 olarak belirlendi.
Mart 2026 Kira Artış Bilgileri
Yasal Tavan Oranı: %33,39
Baz Alınan Veri: 12 Aylık TÜFE Ortalaması
Durum: Bu oran, Mart ayında sözleşmesini yenileyecek hem konut hem de iş yeri kiracıları için uygulanabilecek üst sınırdır.
2026 yılı kira geliri beyanname dönemi başladı
1 Mart itibarıyla resmen başladı ve 31 Mart 2026 tarihine kadar devam edecek. 2025 yılı boyunca elde ettiğin kira gelirlerini bu ay içinde beyan edip ilk taksitini ödemen gerekiyor.
Bursa emlak piyasası,2026 yılı Mart ayı itibarıyla genel ekonomik koşulların ve yüksek kredi maliyetlerinin etkisi altında, oldukça durağan ve seçici bir seyir izlemektedir. Piyasadaki mevcut durumu birkaç ana başlıkta genel hatlarıyla şöyle özetleyebiliriz:
Fiyat Hareketliliği ve Beklentiler
Artış Beklentisi: Piyasa verilerine göre, 2026 yılı sonuna kadar konut fiyatlarında yaklaşık %19 civarında bir artış yaşanması öngörülmektedir. Bu, fiyatların nominal olarak artmaya devam edeceğini ancak bu artışın geçmiş yıllardaki kadar "agresif" olmayacağını gösterir.
Fiyat Skalası: Bursa genelinde satılık konut fiyatlarında geniş bir aralık gözlenmektedir; uygun fiyatlı seçeneklerden çok yüksek rakamlı lüks konutlara kadar uzanan bir ilan havuzu mevcuttur.
Bölgesel Farklılıklar
Bursa'da emlak hareketliliğinin kalbi geleneksel olarak Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde atmaktadır.
Özellikle Nilüfer, konut satış adetlerinin ve fiyatların en yüksek olduğu bölge olma özelliğini korumaktadır. Ancak yatırım değeri açısından Karacabey, Mustafakemalpaşa ve İnegöl gibi ilçeler de dönem dönem değer artış hızlarıyla dikkat çekebilmektedir.
Piyasadaki Genel Eğilimler
Kredi Maliyetleri: Yüksek faiz oranları nedeniyle konut kredisi kullanımı baskılanmıştır. Bu durum, alıcıların büyük çoğunluğunun "nakit alım" gücüne sahip sınırlı bir kesimden oluşmasına veya alıcıların bekle-gör moduna geçmesine neden olmuştur.
Durağanlık: Konut piyasasında işlem hacminin yavaşladığı ve "alıcı piyasası"nın oluştuğu söylenebilir. Yani satıcıların, evlerini satabilmek için gerçekçi fiyatlara çekilmek zorunda kaldığı bir dönemden geçilmektedir.
Özetle; Bursa'da emlak piyasası şu an "bekle-gör" aşamasında. Yatırım amaçlı alımlarda geri dönüş süreleri ve bölgenin uzun vadeli gelişim potansiyeli ön plana çıkarken, oturum amaçlı alımlarda ise yüksek finansman maliyetleri en büyük engel olarak durmaktadır.
2026 yılının Mart ayı itibarıyla İstanbul emlak piyasası, hem ekonomik dinamiklerin hem de kentsel dönüşüm projelerinin etkisiyle oldukça hareketli ve bir o kadar da seçici bir dönemden geçiyor.
Fiyat Trendleri ve Satışlar
Reel Değer Kaybı Durdu: Enflasyon ve döviz kuru nedeniyle konut fiyatları nominal olarak artmaya devam etse de, geçen yılın aynı dönemine göre reel artış hızı yavaşladı. Ancak Mart ayı itibarıyla fiyatların belli bir zemine oturduğu ve "bekle-gör" politikasının yerini yavaş yavaş işlemlere bıraktığı görülüyor.
İlçeler Arası Makas: Beşiktaş, Sarıyer ve Kadıköy gibi oturmuş bölgelerde fiyatlar zirve noktasını korurken; Arnavutköy, Silivri ve Çatalca gibi yeni gelişim akslarında değer artışı ortalamanın üzerinde seyrediyor.
Kentsel Dönüşüm ve Güvenli Konut Talebi
"Yarısı Bizden" Etkisi: Hükümetin kentsel dönüşüm destekleri ve hızlandırılmış prosedürler sayesinde, özellikle yaşlı bina stokunun yoğun olduğu Kadıköy, Üsküdar ve Bakırköy gibi ilçelerde hareketlilik çok yüksek.
Yeni Bina Primi: Deprem güvenliği önceliği nedeniyle 2020 sonrası yapılmış binalar ile eski binalar arasındaki fiyat farkı hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Alıcılar artık metrekareden ziyade "zemin etüdü" ve "radye temel" gibi teknik detayları sorguluyor.
Kira Piyasası
Arz Sıkıntısı Devam Ediyor: Yeni konut arzının talebi tam karşılayamaması, kiraların Mart ayında da (taşınma sezonu öncesi) yüksek kalmasına neden oluyor.
Üniversite ve İş Odaklı Bölgeler: Kağıthane, Başakşehir ve Ümraniye gibi ulaşım akslarına (M7, M11 metro hatları) yakın bölgelerde kiralık daire bulmak oldukça zorlaştı.
Yatırımcı Profili ve Krediler
Kredi Erişimi: Yüksek faiz oranları nedeniyle ipotekli satışlar (konut kredili) düşük seyretmeye devam ediyor. Piyasa şu an büyük oranda "nakit gücü olan" veya "takas (evini değiştirme)" yöntemini kullanan yerli yatırımcılar üzerinden dönüyor.
Yabancı Talebi: Dövizdeki artışla birlikte, Körfez ülkeleri ve Orta Asya menşeli yatırımcıların özellikle lüks segmentteki ilgisinin bu ay bir miktar toparlandığı gözlemleniyor.