Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bu harika fotoğraf Türkiye'nin ulaşım tarihine ve 20. yüzyılın ortalarındaki sosyal hayatına dair çok değerli ipuçları sunuyor.
• Güzergâh: Otobüsün yan tarafındaki "MERSİN-ADANA" yazısı, aracın Çukurova bölgesindeki iki önemli şehir arasında yolcu taşıdığını gösteriyor.
• Model: Aracın burunlu yapısı (motorun önde olması) ve jant detayları, bu otobüsün 1940'ların sonu veya 1950'lerin başı bir Amerikan şasisi (muhtemelen Chevrolet veya GMC) üzerine Türkiye'de inşa edilmiş bir gövdeye sahip olduğunu düşündürüyor.
O dönemde bu tür "yerli karoser" otobüsler oldukça yaygındı.
• Novak Radyoları: Otobüsün üzerindeki reklam tabelasında "NOVAK RADYOLARI" yazıyor. Belçika menşeli bir marka olan Novak, o dönem Türkiye'de oldukça popüler bir radyo markasıydı. Bu detay, fotoğrafın tarihini doğrulamamıza yardımcı oluyor.
• Çevre: Arka planda görülen palmiye ağaçları, Mersin ve Adana'nın karakteristik Akdeniz iklimini ve bitki örtüsünü yansıtıyor.
• Numara: Tekerlek davlumbazı üzerindeki "525" rakamı, aracın işletmeye ait filo numarası veya dönemin trafik tescil düzenine ait bir numara olabilir.
• Kıyafetler: Otobüsün yanında duran kişilerin giyim tarzı (ceketler, kumaş pantolonlar ve kasket), dönemin tipik şehirli veya hizmet sektörü çalışanlarının şıklığını yansıtıyor.
Muhtemelen şoför ve muavin veya işletme sahipleridir.
• Amblem: Ön kapı hizasında görülen çıpa benzeri amblem, otobüsün bağlı olduğu nakliyat şirketinin logosu olabilir
(Mersin bir liman kenti olduğu için denizcilik sembolleri yaygındı).
Esasen bu tarihi kapı, 1940'lara kadar gelebiliyor ancak bundan başka bir fotoğrafı daha çıkmadı.
Bu tarihi kapı, yine daha evvelinde yok edilen Adana kalesinin en önemli parçalarından biriydi fakat yok genişletme bahanesiyle bilinçsizce yok edilmiş.
Esasen bu tarihi kapı, 1940'lara kadar gelebiliyor ancak bundan başka bir fotoğrafı daha çıkmadı.
Bu tarihi kapı, yine daha evvelinde yok edilen Adana kalesinin en önemli parçalarından biriydi fakat yok genişletme bahanesiyle bilinçsizce yok edilmiş.
Bu fotoğraf muhtemelen Büyüksaat civarı, Tepebağ veya eski Belediye binasının olduğu bölgelerde çekilmiştir.
Adana o yıllarda "Bereketli Topraklar Üzerinde" hızla zenginleşen, Türkiye'nin en canlı ticaret merkezlerinden biriydi.
Bu fotoğraf, 1929 yılına ait bir Adana manzarası.
Şehrin erken Cumhuriyet dönemindeki dokusunu yansıtan çok değerli bir tarihi belge niteliğinde.
Sol tarafta yükselen yapı, Adana’nın en önemli simgelerinden biri olan Büyük Saat'tir.
1882 yılında inşası tamamlanan bu kule, o dönemde şehrin en yüksek yapılarından biriydi ve bugün hala ihtişamını korumaktadır.
Sokaktaki at arabaları ve insanların kıyafetleri, dönemin günlük yaşantısını özetliyor. 1929 yılı, Türkiye'de yeni yeni modernleşme adımlarının atıldığı, ancak geleneksel dokunun hala çok baskın olduğu bir yıldı.
Binaların yoğunluğu ve tarzı, Adana’nın tarihi yerleşim yerleri olan Tepebağ ve çevresini andırıyor. Kerpiç, taş ve ahşap karışımı bu yapılar, bölgenin sıcak iklimine uygun mimariyi temsil ediyor.
1920'lerin sonu, Adana için pamuk üretimi ve sanayileşmenin hızlandığı bir dönemdi. "Bereketli Topraklar" olarak bilinen Çukurova'nın kalbindeki bu şehir, o yıllarda da Türkiye'nin en önemli ekonomi merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyordu.
Bu fotoğrafın günümüzdeki haliyle (modern binalar ve geniş caddelerle) kıyaslandığında, şehrin ne kadar büyük bir dönüşüm geçirdiğini görmek gerçekten etkileyici.
Adana
Fotoğraftaki araç modellerine ve binaların yapısına bakılırsa, muhtemelen 1960'lı veya 1970'li yılların başında çekilmiş.
• Taşköprü Roma İmparatoru Hadrianus tarafından Seyhan Nehri üzerine yaptırılan bu köprü, dünyanın hala kullanılan en eski köprülerinden biridir. Fotoğrafın çekildiği dönemde köprüden hala araç geçişi yapılabiliyordu (günümüzde sadece yayalara açıktır).
Kaynak