Eski Osmaniye Fotoğrafları 📷

Ülkemiz I. Dünya ve Kurtuluş Savaşı’nın yaralarını saramamış, Cumhuriyet Devrimleri Anadolu köylerine erişememişti. Okuma yazma oranı (%5) çok düşüktü. Halkın büyük çoğunluğu (%80) köylerde yaşıyordu. Yoksulluk içinde karasaban ve bir çift öküzle geçimini sağlamaya çalışıyordu.

*

Mustafa Necati, değerli bir kuva-yi milliyeci, öğretmen ve avukattı. Milli Eğitim Bakanı olunca karanlıkta kalmış Anadolu’nun nasıl aydınlığa çıkarılması gerektiğine kafa yormuş, Harf Devrimi ve Millet Mekteplerinin açılması ile aydınlanma ışığını yakmıştı. Ölümünde Atatürk’ün gözyaşlarını tutamadığı eğitim ülküsü taşıyan, hizmetleri iz bırakan bir bakandı.

*

Büyük şair ve fikir adamı Hasan Ali Yücel Milli Eğitim Bakanı olduğunda II. Dünya savaşı patlak vermiş, Dünya ve ülkemiz ekonomik darboğaza düşmüştü. Kalkınmanın köyden başlaması gerektiğine inanan Hasan Ali ile Köy Enstitülerinin mimarı İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç kolları sıvadılar. Hiçbir pedegoji ve eğitim kitabında yazmayan, bize özgü eğitim modelinde Köy Ensttülerini açtılar. (17 Nisan 1940)

*

Dağ başlarında çoban, bozkırlarda kavruk yüzlü ırgat olan; üst başları yama yama, yalınayak, karnı aç yarı tok, imbikten geçmiş gibi çelimsiz köy çocukları bu okulara girdiler.

*

Ezilmiş, sömürülmüş, utangaç köy çocukları bir takım elbiseyi giyince, bir çift ayakkabıyı görünce ve sıcak çorbayı içince kendilerine bakıp “Bu ben miyim?” diye şaşkınlıkla aynalara gülümsediler...

*

Okullarda kültür derslerinin yanında yaşamda gerekecek zanaat ve sanat dersleri de veriliyordu. Kendi okullarının duvarını örmeyi, kiremitini döşemeyi, masa ve sandalyeyi çakmasını öğrendiler. Okul onlar için bir yuva ve derslikler dışında büyük bir uygulama bahçesi, yeteneklerini geliştirdiği işlikler olmuştu.

*

Dünya klasiklerini okuyorlar; resmin, edebiyatın, tiyatronun ve müziği tadına varıyorlar; spor etkinlikleri ile genç olmanın hazzını duyuyorlardı.

*

Üreterek, yaşayarak okuma diyebileceğimiz bu eğitim biçimi tüm dünyanın dikkatini çekmişti. Mezunlar gittikleri köylerde “olmazı olur,” yapıyor; cehalete, yoksulluğa, sömürüye başkaldırıyordu.

Medeni cesaretleri tavan yapmış, özgüvenleri sonsuz öğretmen olarak yetişen bu çocuklar Anadolu köylerine ışık tutuyor; yerine göre bir öğretmen, yerine göre bir zanaat ustası, bilinçli bir çiftçi oluyorlardı...

*

Günümüzde aradan bir ömürlük zaman geçse de onların öğretmenlik yaptıkları okullardaki izlerini hayranlıkla gözlemliyoruz. Yaşayanların derin kültürüne, aydın düşüncelerine imrenerek bakıyoruz. İçlerinden çıkan yazarların, sanatçıların, yöneticilerin adını övünçle anıyoruz..

*

Ancak Köy Enstitüleri toprak ağalarının çoban ve ırgat kaynağını kesmişti. Tekerlerine taş konulan Cumhuriyet düşmanlarının tepkisini çekmiş ve homurdanmalar başlamıştı.

*

ABD’nin sinsi planı gereği Enstitüler sözde “komünizm yayıyor,” iftiraları kulaktan kulağa yayılıyordu. “Siz üretmeyin, biz üretip size veririz,” şeklindeki ABD planı, içerideki gaflet ve delalet içinde olan işbirlikçiler, ağalar, tarikatlar sayesinde tıkır tıkır işlemeye başlamıştı. Dostların imrenerek ve düşmanların hasetlikle baktığı bu güzelim okullar aşama aşama kapatıldı. (1946-1954)

*

Köy Enstitülerinin havasını, kokusunu, kültürünü az da olsa sürdüren Öğretmen Okulları da yetmişli yıllarda tırpanlandı...

Hiç bir öğretmenlik ülküsü olmadan, hiçbir meslek aşkı duymayan, uygulama ve meslek ruhunu tatmayan, “bir baltaya sap olamamışlar” öğretmen oldular.

*

Puanı ancak yettiği için ve bazen mektupla, bazen uzaktan, tarikat destekli kurslarla yetişen nesil Eğitim Fakültelerinden çıkıp öğretmen oldular... Sonuç olarak Dünya genelinde eğitimde yaya kaldık...

*

Günümüzde herkes anlıyor ki Köy Enstitüleri sürdürülseydi ülkemiz bir “beyaz zambaklar ülkesi” olabilirdi. Çinlilere karşı kanımızla koruduğumuz Güney Kore gibi çağı atlayabilirdik. Rahat bir yaşam düzeyine, ekonomik ve kültürel zenginliğe, çağdaş demokrasiye ulaşabilirdik diye düşünüyor ve çoğu sonsuzluğa göçmüş Köy Enstitülü öğretmenlerimizi minnetle anıyorum.....

Veli Aykar

Öğretmen- yazar

16.04.2025

Fotoğraf: Osmaniye, Düziçi Köy Enstitüsü...

FB_IMG_1767425512465.webp FB_IMG_1767425509396.webp
 
"1960'lı yıllarda Toprakkale'ye çalışan otobüs... Rahmetli amcam İsmail Özbay'ın otobüsü... Arada bir Ceyhan'a da giderdi."
Yakup Özbay

*Fotoğrafın çekildiği yer; eski valiliğin (kaymakamlığın) önü, parkın karşısı.

FB_IMG_1767624257923.webp
 
1940 sonrı 1950 başlarından bir fotoğraf. Solda Halk evi binası (Yıkılan Ahmet Şekip Ersoy Kültür Merkezi), sağda Güntürkünler konağı, Ortada kamelya gibi küçük yapılı görünen meydan çemesi o yıllarda evlerde su ve akan musluk yok bu çeşmelerden su kovalara doldurularak alınıyordu. İleride Orta okul binası hemen sağındaki yıkıntı gibi görünen yapı Hırlakyan Hanı Fransız işgali dönemiinde dğşman jandarma karargahı, sonrasında Hükümet konağı ve 1930 yılından itibaren Orta Okul binasıydı. Fotoğrafa Genel manada bakarsak buradaki hiç bir yapı günümüze yetişemedi.

FB_IMG_1767674715886.webp
 
Osmaniye Çarşıdan bir görünüm... Öndeki otomobilin hususi (H) Plakasın dan 1962 yılından önceki bir tarih olduğu anlaşılmakta...
Hatırlayanlar için çarşı merkezindeki yolların henüz Kayseri taşı döşeli olduğu yıllar...

İsmail Okan Güney paylaşımı 🎞️

FB_IMG_1767886540062.webp
 
Geçmiş Zaman Olurki, Hayali Cihan Değer...
At arabacı merhum Ahmet Tülek amcamın oğlu Hasan Tülek kardeşimin at arabacı olarak hizmet verdiği yıllardan anılar.
Zorkun Yaylası, Umut Sineması kavşağı, Yeni Çarşı'da Hüseyin Küçük'e ait Adana Taşımacılık ve 1987 yılında şimdiki Karayiğit Gurup'un olduğu alan...
Kaynak İsmail Karadağ

FB_IMG_1767970268229.webp FB_IMG_1767970265332.webp FB_IMG_1767970262058.webp FB_IMG_1767970259173.webp FB_IMG_1767970256760.webp FB_IMG_1767970254016.webp
 
CENAZE KONVOYU
22 Aralık 1960 tarihınde çekilmiş bir fotoğraf. Merhum Mustafa Rıfkı Başlamışlı'nın cenaze konvoyunun fotoğrafı.

Şimdiki Vakıflar Bankası civarı. Fotoğrafı taşıyan araç, merhumun otomobiliymiş.

O yıllarda mezarlık şimdiki askeriyenin yerindeydi. Konvoy, Atatürk Caddesi'nden oraya doğru gitmekte.
Gültekin Yılmaz

FB_IMG_1767974459648.webp
 
Yıl 1941
Toprakkale ilkokulu şimdiki T.kale-Mustafabeyli yolu çıkışındaki Dagıstan mah mevkii
Ayaktakiler; 1.nciTüysüz'lü Mustafa Yıldırım, 4.ncü Mehmet Özkır, 5.nci Tüysuzlü.........., 6.ncı Mustafa Yavuz, 7.nci Öğretmen Mehmet Yavuz(Düziçi Köy Enstitüsü 1950 mezunu), 9.ncu Uzunboylu ögretmen( Ögretmen Osmaniye Ortaokulu mezunu egitmen desek daha doğrudur. )
Oturanlar : 4.ncü Musa Çıtırık, 6.ncı Yusuf Üstün(T.kale kışla mah.), 7.nci Osman Çıtırık (TBMM 15.donem 1973_1977 Adana milletvekili)

Bilgi; Toprakkale ilkokulu Osmanlı doneminde açılan bölgenin en eski ilkokullarından ... 1911 yılında açılan 7 Ocak ilkokulu yokken bu ilkokul açıkmış.

Arşiv: Ogretmen Mehmet Yavuz D.1930 (Düziçi Köy Enst. 1950 mezun)
Kaynak: Osmaniye'nin eski fotoğrafları

FB_IMG_1767982319277.webp
 
Geri
Üst