İstanbul - Paylaşımlı Bisiklet Sistemi

Google Play'de Tazı'nın yorumlarını biraz okuyayım dedim, okuyacağıma pişman oldum. 😄

Millet resmen öfkeli. Aynı şikâyetler tekrar tekrar yazılmış: Bisiklet çalışmıyor, uygulama sürüşü sonlandırmıyor, para işlemeye devam ediyor, şarj yok, müşteri hizmetlerine ulaşılmıyor...

Yani sorun artık “birkaç bisiklet arızalı” seviyesinde görünmüyor. Kullanıcıların sisteme güveni ciddi şekilde sarsılmış.

Bisikleti kirala, çalışacak mı diye dua et. Çalıştıysa sürüşü bitirebilecek misin diye dua et. Bitirdin mi, ücret kesilmeye devam edecek mi diye tekrar kontrol et. 😂

Tazı'ya bisiklet kiralamaya değil, maceraya çıkıyorsun sanki.

Google Play yorumları da bunun en güzel özeti.
 
Google Play'de ve Ekşi sözlük de Tazı yorumlarına bakınca insan ister istemez soruyor: İBB'nin vatandaşa sunduğu hizmet anlayışı gerçekten bu mu?


Elbette Google Play ve Ekşi yorumları tek başına Tazı'nın genel durumunun istatistiksel kanıtı değil. Ama tekrar eden şikâyetlere bakıldığında ortada görmezden gelinemeyecek bir kullanıcı memnuniyetsizliği gözlemi var.


Uygulama sürüşü sonlandırmıyor, ücretlendirme konusunda sorun yaşanıyor, bisiklet çalışmıyor veya şarjı bitik çıkıyor, sorun yaşandığında müşteri hizmetlerine ulaşmak ayrı bir mesele...


İBB'nin görevi “bisikletleri sokağa koyduk, hizmet başladı” demekle bitmiyor. Vatandaşın parasını aldığı bir ulaşım hizmetinin çalışır, güvenilir ve denetlenebilir olması gerekiyor.


Yıllardır aynı anlayış: Projeyi duyur, açılışını yap, tabelayı as; sonrasında sistemin gerçekten düzgün çalışıp çalışmadığını vatandaş düşünsün.


İBB, hizmet üretmekle hizmeti gerçekten işletmek arasındaki farkı hâlâ öğrenemedi mi?


Vatandaş bisiklete binmek istiyor; uygulamayla, ücretlendirmeyle ve arızayla boğuşmak değil.
 
Bir de fiyat meselesi var.

Tazı'nın elektrikli bisikletinde dakika ücretini yaklaşık 5–5,5 TL kabul edersek, 30 dakikalık bir kullanım 150–165 TL, 1 saatlik kullanım ise yaklaşık 300–330 TL yapıyor.

Karşılaştırma yapınca rakam daha da çarpıcı: İSBİKE'nin standart bisikletinde ilk saat için yaklaşık 44 TL seviyesinden söz edilirken, Martı mobilet için 30 dakikalık kullanım yaklaşık 82 TL civarında.

Yani Tazı'da 30 dakikalık bir bisiklet kullanımı, bu alternatiflerin oldukça üzerinde bir maliyete çıkabiliyor.

Üstelik mesele sadece fiyat da değil. Kullanıcı yorumlarında çalışmayan bisiklet, yetersiz şarj, motor desteğinin çalışmaması, uygulamada bisikletin görünmemesi ve sürüşün sonlandırılamaması gibi sorunlar tekrar tekrar dile getiriliyor.

Yüksek ücret + sorunlu kullanım = vatandaşın doğal olarak “Ben bu parayı neyin karşılığında ödüyorum?” diye sorması.

İBB'nin burada yapması gereken sadece bisikletleri sokağa koymak değil; fiyatın karşılığında düzgün çalışan, güvenilir ve denetlenebilir bir hizmet sunmak.

Bisiklet “akıllı” olabilir ama fiyatı ve hizmeti vatandaşı düşündürüyorsa, ortada ciddi bir hizmet kalitesi sorunu var.
 
@Reşat Kanburoğlu 'nun Tazı ile ilgili mesajlarının üzerine bir mesaj da ben yazayım.

Öncelikle Tazı, Yapıdrom Teknoloji'nin (kısaca Yapıdrom diyelim) bir markası. Yapıdrom aynı zamanda belediyelere bisiklet kiralama hizmeti altyapısı (İsbike, Nilespit vb.) da sunan bir şirket ve zaten bu elektriksiz bisiklet hizmetinde de başarısızlığı ortada.

Tazı Alinur Aktaş döneminde Bursa'da elektrikli bisiklet hizmeti vermeye başlamıştı ancak uzun sürmedi. Şu an Tazı Bursa'da sadece elektrikli kick scooter hizmeti veriyor. (Çok kısıtlı bir alanda)

Gerek İstanbul'daki paylaşımlı bisiklet hizmetinde gerek İstanbul ile birlikte diğer şehirlerdeki elektrikli kick scooter hizmetlerinde yüklenicilerin sağlıklı hizmet sunabilmesi için belediyeler denetleyici kurum olmalı ama maalesef bu olmuyor.

Tazı'da sorun varsa Hop'a yönelim olacaktır. Hop da Ankara merkezli bir mikromobilite şirketi olup hizmetini kaliteli bulduğum bir şirkettir.

Şu da unutulmamalı, şikayetler hızlı yayılır ve fazla gözükür. Herkes şikayetini kolayca dile getirmeye meyilliyken memnuniyetini daha çok kendine saklar. Bunun yanıltıcılığına dikkat etmek çok önemli.

Umarım İstanbul'daki paylaşımlı bisiklet hizmetinde Binbin'i de yüklenici olarak görürüz. Siyasi arkaplanına rağmen hizmet kalitesini iyi bulup memnun kaldığım bir şirkettir Binbin.

Onun dışında yabancı mikromobilite şirketlerinden Lime, Bolt vb. şirketleri de bu işte görür müyüz acaba...
 
@Reşat Kanburoğlu 'nun Tazı ile ilgili mesajlarının üzerine bir mesaj da ben yazayım.

Öncelikle Tazı, Yapıdrom Teknoloji'nin (kısaca Yapıdrom diyelim) bir markası. Yapıdrom aynı zamanda belediyelere bisiklet kiralama hizmeti altyapısı (İsbike, Nilespit vb.) da sunan bir şirket ve zaten bu elektriksiz bisiklet hizmetinde de başarısızlığı ortada.

Tazı Alinur Aktaş döneminde Bursa'da elektrikli bisiklet hizmeti vermeye başlamıştı ancak uzun sürmedi. Şu an Tazı Bursa'da sadece elektrikli kick scooter hizmeti veriyor. (Çok kısıtlı bir alanda)

Gerek İstanbul'daki paylaşımlı bisiklet hizmetinde gerek İstanbul ile birlikte diğer şehirlerdeki elektrikli kick scooter hizmetlerinde yüklenicilerin sağlıklı hizmet sunabilmesi için belediyeler denetleyici kurum olmalı ama maalesef bu olmuyor.

Tazı'da sorun varsa Hop'a yönelim olacaktır. Hop da Ankara merkezli bir mikromobilite şirketi olup hizmetini kaliteli bulduğum bir şirkettir.

Şu da unutulmamalı, şikayetler hızlı yayılır ve fazla gözükür. Herkes şikayetini kolayca dile getirmeye meyilliyken memnuniyetini daha çok kendine saklar. Bunun yanıltıcılığına dikkat etmek çok önemli.

Umarım İstanbul'daki paylaşımlı bisiklet hizmetinde Binbin'i de yüklenici olarak görürüz. Siyasi arkaplanına rağmen hizmet kalitesini iyi bulup memnun kaldığım bir şirkettir Binbin.

Onun dışında yabancı mikromobilite şirketlerinden Lime, Bolt vb. şirketleri de bu işte görür müyüz acaba...
Katılıyorum, şikâyetlerin fazla görünmesi tek başına hizmetin kötü olduğunu kanıtlamaz. Memnun kalan kullanıcıların yorum yazmaması da gayet mümkün.

Benim Tazı konusunda asıl dikkat çekmek istediğim nokta da zaten “herkes şikâyetçi” demek değil. Farklı platformlarda benzer sorunların tekrar tekrar dile getirilmesi, en azından belediyenin denetim mekanizmasının ne kadar etkin çalıştığı konusunda soru işareti oluşturuyor.

Sonuçta yüklenici özel şirket olabilir; ama vatandaşın karşısına çıkan hizmet belediyenin sorumluluğundaki bir sistemin parçası. Bisiklet çalışmıyor, uygulama sürüşü sonlandırmıyor, ücretlendirmede sorun çıkıyor veya kullanıcı muhatap bulamıyorsa, “şirket başarısız” deyip geçmek belediyeyi sorumluluktan kurtarmıyor.

Benim için mesele Tazı mı, Hop mu, Binbin mi olduğu da değil.

Kim işletiyorsa işletsin, belediye parasını ödediği veya izin verdiği hizmetin düzgün çalışmasını denetlemeli.

Yoksa yüklenici değişir, marka değişir, tabela değişir; vatandaşın yaşadığı sorun aynı kalır.
 
Geri