Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Muğla’nın en kendine has, en bozulmamış köşelerinden biri olan Datça, Ege ve Akdeniz’in birleştiği o ince uzun yarımadanın ucunda yer alır. Ünlü şair Can Yücel’in de dediği gibi; "Mekanım Datça olsun" dedirtecek kadar özel bir ruha sahiptir.
Coğrafi Konum ve Doğa
Datça Yarımadası, bir yanı Ege (Kuzey) diğer yanı Akdeniz (Güney) olan dar bir şerittir.
Havası: Datça'nın en büyük özelliği düşük nem oranı ve meşhur rüzgarıdır. Bu sayede yazın en sıcak günlerinde bile bunalmadan vakit geçirebilirsiniz. Oksijen bakımından dünyadaki en zengin bölgelerden biridir.
Bükler: Datça'da "koy" yerine "bük" kelimesi kullanılır. Palamutbükü, Hayıtbükü, Ovabükü ve Mesudiye Bükü kristal berraklığındaki sularıyla en bilinenleridir.
Tarih ve Kültür: Knidos Antik Kenti
Yarımadanın en uç noktasında (Tekir Burnu) yer alan Knidos, antik dönemin en önemli bilim, sanat ve ticaret merkezlerinden biriydi. Ege ve Akdeniz'in sularının birbirine karıştığı bu antik liman, hem arkeolojik kalıntıları hem de gün batımı manzarasıyla büyüleyicidir. Astronomi uzmanı Eudoxus ve ünlü ressamların bu şehirde yaşadığı bilinir.
Eski Datça
Taş evleri, dar sokakları ve begonvillerle süslü duvarlarıyla Eski Datça, ilçenin ruhunu koruyan merkezidir. Can Yücel’in evinin de bulunduğu bu bölge, sanat galerileri ve butik kafeleriyle sakin bir yürüyüş için mükemmeldir.
Gastronomi ve Ünlü Üçlü: "Bal, Badem, Balık"
Datça denilince akla gelen üç temel lezzet vardır:
Badem: Datça bademi (özellikle "Nurlu Badem") dünyaca ünlüdür. Bahar aylarında çağla olarak, yazın ise kuru badem olarak tüketilir.
Bal: Kekik ve çam balı buranın vazgeçilmezidir.
Balık: Tertemiz sularından çıkan taze deniz ürünleri her zaman ön plandadır.
Ekstra: "Bademli Levrek" ve yerel bir ot yemeği olan "Dallampa" denemeye değerdir.
Sosyal Yapı ve Yaşam Tarzı
Datça, popüler tatil merkezlerinin aksine "yavaş yaşamı" benimsemiş bir yerdir. Gece hayatı gürültülü kulüplerden ziyade, sahil kenarındaki rakı-balık sofraları ve sakin sohbetler üzerine kuruludur. Yerel halk ve buraya yerleşenler, doğayı koruma konusunda oldukça hassastır.