Bursa - Gölyazı

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan mustafag
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

mustafag

WT Moderatör
Mesaj
3,099
Puan
6,311
Yaş
38
Konum
Bursa
Uluabat Gölü'nün sularıyla çevrili, eski bir Rum ada kasabası olan Gölyazı, doğa ve tarihin iç içe geçtiği benzersiz bir destinasyon. Geçmişte Apollonia ve Apolyont adlarıyla anılan bu büyüleyici yer, Roma, Bizans ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan tarihi dokusuyla adeta bir açık hava müzesi niteliğinde. Sit alanı olarak koruma altına alınan Gölyazı'da, 750 yıllık Ağlayan Çınar'ın hüzünlü hikayesine tanıklık edebilir, Aziz Pantelemeion Kilisesi'nin mistik atmosferini soluyabilir, Zambaktepe'den gölün eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz. Ayrıca, meşhur turna balığının tadına bakabilir, gölde düzenlenen kayık turlarına katılarak Uluabat Gölü'nün ve adalarının doğal güzelliklerini keşfedebilirsiniz. Gölyazı, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor...

1753899380715.webp 1753899412318.webp 1753899437268.webp

Bu mesajda yer alan bilgi ve fotoğraflar visitbursa.org.tr sitesinden alınmıştır.
 

Bursa’da 2 bin yıllık tarihi yapı ortaya çıktı​


Bursa ve Nilüfer’in en önemli turistik bölgelerinden olan Gölyazı Mahallesi’ndeki 2 bin yıllık antik tiyatro kazılarında sona gelindi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kazı çalışmalarını yerinde inceleyerek, tiyatronun kültür sanat etkinliklerine ev sahipliği yapacak modern bir mekana dönüştürüleceğini müjdeledi.

1762423431223.webp 1762423441076.webp
1762423535887.webp 1762423545361.webp

Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle, Nilüfer Belediyesi’nin destekleri ve Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Ortaçağ Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin başkanlığında 2021 yılından bu yana sürdürülen kazı çalışmalarında son dönemece girildi. Helenistik dönemden kalma ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde yenilenen antik tiyatroda kazılar, bu yıl içinde tamamlanacak.

“TÜRKİYE’NİN EN GÜZEL YERLERİNDEN BİRİ OLACAK”

Kazı alanını inceleyen Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatronun zamanında 5 binden fazla kişiyi ağırlayabildiğini belirterek, “Mevcut halini koruyarak restorasyon çalışması yaptığımızda, burada bir açık hava ortamı oluşturabiliriz. Kültürel ve arkeolojik etkinlikler, öğrencilerin gelip çalışmaları gözlemlemesi, atölye kullanımı gibi faaliyetler düzenlenebilir. Umarız kısa süre içerisinde bu süreci tamamlayarak, belki de Türkiye’nin en güzel yerlerinden birinde güzel kültür sanat etkinliklerini hep birlikte yaşayabiliriz” dedi.

Gölyazı’nın yaşamın ve kültürün iç içe geçtiği en güzel bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’in tarihi tarafı yeterince bilinmiyor. Yeni bir şehir olarak bilinse de milattan öncesine giden çok sayıda yerimiz bulunmakta. Gölyazı ve Misi gibi tarihi ve kültürel miras açısından çok değerli yerlerimiz var” diye konuştu.

BÖLGEYE KAPSAMLI TURİZM VİZYONU

Başkan Şadi Özdemir, Gölyazı’nın turizm potansiyelini artırmak için kapsamlı projeler planladıklarını açıkladı. Gölyazı, Akçalar, Fadıllı ve Ayvaköy’ü bir bütün olarak ele aldıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, turistlerin bölgede daha uzun vakit geçirmelerini sağlamak için seyit tepeleri, bisiklet yolları, otoparklar, göl üzerinden ulaşım ve çeşitli aktiviteler planladıklarını ifade etti.

Ayvaköy Mahallesi’ni dijital köy haline getirme projesinden de bahseden Başkan Şadi Özdemir, “Dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratmak istiyoruz. İnsanlar bilgisayarlarını yanlarına alarak dünyayı gezerek çalışıyor. Biz de bu bölgede dijital göçebelerin gelebileceği ortamlar yaratacağız” dedi.

Ayvaköy’deki Ayvaini Mağarası’nın da turizme kazandırılacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Valimizin desteğiyle, buranın giriş-çıkışlarının Nilüfer Belediyesi’ne devri için gerekli talimatlar verildi. Bürokratik süreç tamamlandığında, herkesin güvenle ziyaret edebileceği bir ortam oluşturacağız” dedi.

“TARIM VE TURİZM BİRLİKTE GELİŞECEK”

Başkan Şadi Özdemir, tüm bu çalışmaların temel amacının Gölyazı halkının sürdürülebilir bir yaşam standardına kavuşması olduğunu vurgulayarak, “Tarım ve turizmi bir arada düşünmek gerekiyor. Bölgede siyah incir, zeytin gibi çok kaliteli tarım ürünleri bulunmaktadır. Umarız halkımız tarımdan vazgeçmez, tarım yeniden harekete geçer ve tarım dışına düşmüş genç nüfus yine tarıma yönelir” dedi.

SIRADA RESTORASYON VAR

Kazı Başkanı Prof. Dr. Derya Şahin de, tiyatronun Helenistik dönem kökenli olduğunu ve Roma İmparatoru Hadrianus döneminde ciddi bir renovasyon geçirdiğini belirtti. “D formlu bir Roma tiyatrosu olan yapı, zamanında 5 bine yakın oturma kapasitesine sahipti. Günümüze 44 oturma sırası ulaşabildi” diye konuştu.

Şahin, Nilüfer Belediyesi’nin desteğiyle bölgede definecilik faaliyetlerinin neredeyse sona erdiğini de sözlerine ekleyerek, “Burada çalışan arkadaşlarımız hem kendi tarihlerini öğreniyorlar hem de neler çıktığını bizzat görüyorlar. Hem arazileri değerlendi, hem gelen turist sayısı arttı” ifadelerini kullandı.

Kazı çalışmalarının 5’inci yılında neredeyse tamamlandığını belirten Prof. Dr. Şahin, bundan sonra uluslararası tüzüklere uygun şekilde restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının başlayacağını, tiyatronun yeniden gösteri mekanı olarak kullanılabilmesinin sağlanacağını ifade etti.

Başkan Şadi Özdemir, antik tiyatro kazı bölgesinin ardından bölgede yeni bulunan “Simitçi Kale” bölümündeki ipek atölyesini de ziyaret etti.

Kaynak: olay.com.tr
 
Bursa'da 2 gündür etkili olan sağanak nedeniyle Uluabat Gölü'nün suları, "Küçük Venedik" olarak bilinen Gölyazı Mahallesi'nin kıyı şeridindeki ev ve iş yerlerinin duvarlarına dayandı.

Bursa'da son günlerde etkili olan sağanak, göllerde ve barajlarda su seviyesini artırdı. Dip canlıları, balık ve kuş popülasyonu açısından Türkiye'nin en zengin gölleri arasında yer alıp Ramsar Sözleşmesi kapsamında koruma altında bulunan Uluabat Gölü'nün su seviyesi ciddi oranda artış gösterdi.

Geçen ay etkili olan yağışların ardından yaklaşık 5 metre yükseldikten sonra bir miktar düşen su seviyesi, 2 gündür etkili olan yağışların ardından yeniden yükseldi.

"Küçük Venedik" olarak bilinen Gölyazı'nın kıyı şeridindeki araç ve yaya yolu tamamen su altında kaldı, göl suyu bazı ev ve iş yerlerinin duvarlarına dayandı. Mahalledeki balıkçılar da 2 gündür artan su seviyesi nedeniyle teknelerini güvenli bölgeye çekti.

"Şu anda gölün en sığ yerinde 5 ya da 6 metre su vardır"

Mahalle sakinlerinden Hasan Güler (56), doğduğundan beri hep Gölyazı'da yaşadığını söyledi.

Gölün su seviyesinin çocukluk yıllarında da böyle yükseldiğini, bazı evleri su bastığını belirten Güler, "Yağışların az olması nedeniyle 10 yıldır böyle bir su yoktu. Bu sene bizim gölde en derin yer 3 metreye kadar düşmüştü." dedi.

Güler, su seviyesinin yükselmeye başladığı anlarda kayıkları güvenli bölgeye aldıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Kayıkları genelde sazlıkların içerisine alıyoruz, en güvenli liman olarak. Göl böyle yükselince su hareket ediyor, göl canlanıyor, oksijen oranı artıyor. Göldeki balıklar yavruyu kirli, oksijensiz suya döktüğünde yumurtaların hepsi ölüyor. Su az olduğu zaman, dalga vurmadığı zaman kıyılara oksijen gitmiyor. Bu yüzden havyarlar telef oluyor. Şu anda gölün en sığ yerinde 5 ya da 6 metre su vardır."

1774874520037.webp 1774874534148.webp 1774874545339.webp
1774874559064.webp 1774874568088.webp 1774874581581.webp

Kaynak: AA
 
Uluabat gölü eski formuna geldi kuşların göç yolunda olduğu için sürekli mola verdikleri bir göl şuanki hali umut verici
 
Geri
Üst