Bu tren yüzde 65 oranda milli ve yerli deniliyor. Bu duruma göre :
Bir demiryolu aracında %65 yerlilik oranı, özellikle yüksek teknoloji gerektiren hızlı tren segmenti için dünya standartlarında oldukça başarılı bir başlangıç seviyesidir. Kalan %35'lik kısım, genellikle Türkiye'de henüz seri üretimi ekonomik olmayan veya çok spesifik uzmanlık gerektiren kritik bileşenlerden oluşur.
Çekiş Sistemi ve Güç Elektroniği (Almanya ve Japonya)
Trenin "kalbi" sayılan ve elektrik enerjisini harekete dönüştüren
çekiş motorları, konvertörler ve ana trafolar başlangıçta genellikle bu konuda dünya devi olan şirketlerden (Siemens, Hitachi veya Mitsubishi gibi) tedarik edilir.
- Not: ASELSAN, bu sistemlerin yerlileştirilmesi üzerine yoğun çalışmalar yürütmektedir.
Fren ve Güvenlik Sistemleri (Almanya ve Fransa)
Yüksek hızda seyreden bir trenin güvenli duruşunu sağlayan
pnömatik fren sistemleri ve sinyalizasyonla konuşan güvenlik yazılımları genellikle bu alanda dünya tekeli olan Alman
Knorr-Bremse veya Fransız
Alstom gibi firmalardan alınır.
Tekerlek Setleri ve Rulmanlar (İtalya ve Çekya)
Yüksek hıza ve ısınmaya dayanıklı özel alaşımlı
monoblok tekerlekler ve yüksek devirli
rulmanlar genellikle İtalya (Lucchini) veya Çekya'dan ithal edilir.
- Gelişme: KARDEMİR, Türkiye'de yerli hızlı tren tekerleği üretimi için tesis kurmuş ve test üretimlerine başlamıştır; bu da yerlilik oranını gelecekte artıracaktır.
Bazı Elektronik Bileşenler ve İşlemciler (Güney Kore ve Çin)
Kontrol ünitelerinde kullanılan yarı iletkenler, mikroçipler ve bazı ekran panelleri, küresel tedarik zincirinin merkezi olan Uzak Doğu ülkelerinden sağlanmaktadır.
Özetle Tedarikçi Ülkeler:
- Almanya: Fren sistemleri ve motor bileşenleri.
- Fransa: Sinyalizasyon ve kontrol ekipmanları.
- İtalya/Çekya: Tekerlek takımları ve döner aksamlar.
- Güney Kore/Çin: Elektronik devreler ve ekran teknolojileri.
Neden %100 değil?Dünyada hiçbir ülke (Çin veya Almanya dahil) bir hızlı treni %100 kendi içinde üretmez. Bazı parçaları dışarıdan almak hem maliyet avantajı sağlar hem de uluslararası güvenlik sertifikasyonu sürecini (TSI) hızlandırır. Türkiye'nin hedefi, bu %35'lik paydaki en kritik ve pahalı parça olan
çekiş sistemini (motor ve konvertör) tamamen yerlileştirerek dışa bağımlılığı minimuma indirmektir.