Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bugün önünden vızır vızır geçen arabaların gürültüsünde kaybolduğumuz Bentderesi’nin, bir zamanlar Ankara’nın ortasından gürül gürül akan ve binek hayvanlarıyla geçilen gerçek bir akarsu olduğunu biliyor muydunuz?
Ankara in bu nadide arşiv karesi, bizi 1940'ların Ankara’sına, kentin en eski can damarlarından biri olan Bentderesi’ne götürüyor. Henüz üzerine beton dökülmemiş, etrafı binalarla sarılmamış o yıllarda Bentderesi, bozkırın ortasındaki şehre hayat veren doğal bir vahşi güzelliğe sahipti.
Görseldeki detaylara baktığımızda, suyun debisine ve doğanın bakirliğine hayran kalmamak elde değil. Şalvarlı yerel halkın ve çocukların, yanlarındaki eşeklerle birlikte nehrin azgın sularına karşı durduğu, kimilerinin ise akıntıya meydan okuyarak suyun içinden binek hayvanlarıyla geçtiği o samimi anlar gözler önüne seriliyor. Ankara'nın kentsel dönüşüm serüveninde tamamen çehresi değişen bu bölge, o yıllarda gündelik hayatın, taşra ile şehir merkezinin birleştiği canlı bir su kenarıydı. Dönemin kıyafetleri, çocukların yalın ayak direnişi ve suyun kıyısındaki dik yamaçlar, eski Ankara yaşamının tüm doğallığını ve zorluklarını bizlere fısıldıyor. Bu kare, sadece bir nehir geçişini değil, yok olan bir kent kültürünü ve tabiatı da zamansız kılıyor.
Kaynak AnkarayaDair