Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Adana'da tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgeleriyle 8 bin kişiye istihdam sağlanacak
Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, Karataş ilçesinde yapımı süren tarıma dayalı sera ve su ürünleri ihtisas organize sanayi bölgeleriyle 8 bin kişiye istihdam sağlanacağını belirtti.
Vali Köşger, Tarım ve Orman Bakanlığınca Adalı Mahallesi'nde 6 bin 447 dekar alanda hayata geçirilecek Su Ürünleri Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde incelemelerde bulundu.
Çalışmalarla ilgili bilgi alan Köşger, daha sonra katma değerli tarımsal üretimin artırılması hedefiyle Karataş kırsalında 3 bin 200 dekar alana yapılacak Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde devam eden altyapı çalışmalarını inceledi.
İncelemelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Vali Köşger, bölgelerde üretimin yanı sıra işleme tesislerinin de yer alacağını söyledi.
İklim koşullarından bağımsız üretim yapılabilecek
Alanda iklim koşullarından bağımsız olarak her zaman hasat, yemleme, üretim ve diğer çalışmaların yürütülebileceği belirten Vali Köşger, şöyle konuştu:
"Dünyada bir ilki inşallah gerçekleştireceğiz. Dünyada organize olarak bu kadar büyük alanda su ürünlerinin bir arada üretildiği başka bir alan yok. Hem deniz suyunu o alana getireceğiz hem de tatlı su dibinden akıyor. Her ikisi de standarda uygun arıtılmış şekilde oradaki kapalı ve açık sistemli havuzlara verilecek bir üretim alanı oluşturuyoruz. Bu çok önemli. İklim koşullarına bağlı olarak üreticiler hasat ve yemlemeyle ilgili sıkıntı yaşayabiliyor. Burada iklim koşullarından bağımsız olarak her zaman hasat, yemleme, üretim ve diğer çalışmaların yürütülebileceği, sağlıklı ve hijyenik bir alan oluşturuyoruz. Bu alanda hem tatlı su hem de tuzlu su ürünlerinin yanı sıra kabuklu deniz ürünleri de üretilebilecek. Ekonomik olarak hangisi rasyonelse, daha çok gelir getirecekse ve katma değer sağlayacaksa vatandaşlarımız onu üretecek. Esnek bir üretim sistemi var."
Vali Köşger, ön tahsisleri başlayan projenin tamamlanmasıyla Türkiye'nin kabuklu deniz ürünlerinde yaklaşık 70 bin tonluk ithalatının tamamının buradan karşılanabileceğini dile getirdi.
"Yıllık minimum 250 milyon dolarlık katma değerli ürün üretilecek"
Sera Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'ndeki çalışmaların da 31 Aralık'ta tamamlanacağının altını çizen Köşger, "Burada iklim koşullarından bağımsız olarak yıllık minimum 250 milyon dolarlık katma değerli ürün üretilecek. Gıda arz güvenliği açısından önemli bir yatırım. Burası daha önce atıl bir araziydi. Bataklığı kurutabilmek için kilometrelerce yerin altına kanallar döşendi ve burası kurutuldu. Şu an bataklık olmaktan çıktı. Su basmaları ve sel olaylarına karşı da tedbirler alındı." diye konuştu.
Vali Köşger, her iki bölgede çalışmaların tamamlanmasıyla 8 bin kişiye istihdam sağlanacağını kaydetti.
SASA Polyester Sanayi A.Ş.'nin, "Petrokimya Entegre Üretim Tesisi ve Liman Kapasite Artışı ile Petrol Rafinerisi" projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına (ÇŞİDB) sunulan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Başvuru Dosyası incelenerek ÇED süreci başlatıldı.
Yatırımlar Dergisi'nin aldığı bilgiye göre, MGS Proje Müşavirlik Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ÇED Başvuru Dosyasında bedeli 211.500.000.000 TL olan proje Adana Yumurtalık'ta gerçekleştirilecek.
Proje kara ve deniz tarafında olmak üzere birbirini destekleyecek ve/veya tamamlayacak nitelikteki tesis ve yapıları bünyesinde barındıracak.
Projenin kara tarafında petrol rafinerisi, petrokimya üretim tesisleri ve yardımcı birimler (arıtma tesisleri, enerji (elektrik ve buhar üretimi) tesisleri, demiryolu hattı ve bakım tesisleri vb.), deniz tarafında ise dolgu ve dip tarama işlemleri yapılarak iskele, sıvı yük elleçleme işlemleri için boru hatları, konteyner depolama alanı, bakım atölyeleri ve su alma yapısı ile derin deniz deşarj hattı yer alacak. Söz konusu tesis ve yapıların kurulup işletmeye alınması farklı proje etaplarında gerçekleşecek olup toplamda 10 yıllık bir yatırım sürecinde tamamlanacak.
Kapalı liman yapısına ilave olarak açık sıvı yük iskeleleri ve yaklaşık 2.500 metre uzunluğunda kazıklı ulaşım yoluna bağlı toplam 8 adet açık sıvı yük iskelesi, 5 adet kapalı sıvı yük iskelesi (13 adet sıvı yük rıhtımı) inşa edilecek. Mevcut limana yapılacak kapasite artışı ile ithalat-ihracat miktarı 10.350.000 ton/yıl'dan 26.000.000 ton/yıl'a çıkacak.
Proje kapsamında tesislerin ısı ve buhar ihtiyacı için çeşitli sayıda ve kapasitede buhar kazanları (doğalgaz yakıtlı) kurulacak. İlk etapta elektrik ihtiyacı şebekeden temin edilecek olup, Cracking tesisinin kurulmasıyla birlikte bazı tesislerden yan ürün olarak çıkacak gaz gibi materyallerden tekrar elektrik ve buhar elde edilecek. Nihai durumda üretimden kaynaklı yan ürünlerin (offgaz vb.) yakılmasıyla doğal gaz tüketimi azalacak. Ayrıca projede ham su hazırlama (deminerilizasyon ve desilanasyon) ünitesi, denizden su alma yapısı, atık su arıtma tesisi ve derin deniz deşarjı (arıtılmış su ve soğutma suyu) ile ilgili üniteler yer alacak.
Toplamda 3 fazda gerçekleştirilecek projede ilk fazda Petrol Rafinerisi ve Aromatik tesisleri ile bu tesisleri besleyecek açık liman tesisi sonraki fazlarda da, Karışık beslemeli buhar kırıcı (MFSC), PDH ,PP, HDPE, LLDPE, MEG, Acetic Acid, PTA, ACN, PVC, Styrene, SAP, 2-EH ve MTBE üniteleri ile akaryakıt ürünleri (LPG, Euro V Benzin, Jet A1, Dizel) ile I/N Pentan, Benzen, Paraksilen, Toluen, HDPE, LLDPE, MEG, Asetik Asit, Polipropilen, PTA, Akrilonitril, PVC, Stiren, SAP, 2-EtilHekzanol ve MTBE üretilecek
Kaynak.Facebook Adana Yeni Projeler Haberleri
Adana’nın stratejik ilçesi Ceyhan, PetroGlobal Akaryakıt ve LPG Depolama Tesisi ve Liman Alanı Entegre Projesi ile Türkiye’nin yeni enerji merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Tesis, 642 bin metreküplük depolama kapasitesiyle hem ulusal hem de uluslararası enerji lojistiğinde kilit rol üstlenecek.
Uygulama projeleri tamamlanan yatırım kapsamında 109 adet depolama tankı, denizaltı boru hatları, LPG ölçüm istasyonları, yangın güvenlik üniteleri, elektrik altyapısı ve üstyapı tesisleri yer alacak. Projenin mühendislik ve danışmanlık hizmetlerini yürüten Yüksel Proje, tüm tasarım ve uygulama çalışmalarını uluslararası standartlara uygun şekilde tamamladı.
Ceyhan’da faaliyete geçecek tesisin, yakıt tedarik süreçlerini hızlandırması, taşıma mesafelerini kısaltarak lojistik maliyetleri düşürmesi ve enerji arz güvenliğini güçlendirmesi bekleniyor. Aynı zamanda binlerce kişiye istihdam sağlaması öngörülen yatırım, bölge ekonomisine de önemli katkı sunacak.
BOTAŞ ve TÜPRAŞ gibi büyük enerji yatırımlarının bulunduğu Ceyhan, bu projeyle birlikte transit bir hat olmanın ötesine geçerek tam entegre bir enerji üssü kimliği kazanacak. Uzmanlar, PetroGlobal yatırımının Adana’yı enerji altyapısında lider şehirlerden biri haline getireceği görüşünde.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ceyhan ve Yumurtalık’ı Türkiye’nin yeni entegre kimya sanayii yatırım merkezi olarak işaret etti. Ceyhan’daki endüstri bölgelerinin önümüzdeki dönemde büyük ölçekli ve stratejik sanayi yatırımlarının adresi olacağını vurguladı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adana'da kurulan Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi'ni, gelecek dönemde entegre kimya sanayisi yatırımlarının adresi yapacaklarını, kimya ürünlerinde cari açığı kapatacak projeleri hayata geçireceklerini bildirdi.
Kacır, yazılı açıklamasında, Adana'nın Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerinde bulunan alanın "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" olarak belirlenmesini değerlendirdi.
Türk sanayisini geleceğe taşıyacak adımlar atmaya devam ettiklerini belirten Kacır, 29,3 milyon metrekare büyüklüğünde Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan kararla ilan edildiğini anımsattı.
Kacır, 10 binlerce insana istihdam sağlayacak bu değerli adımın şehre, bölgeye ve Türk sanayisine hayırlı olmasını diledi.
Kimya sektöründeki ihracatı 23 yılda 2,7 milyar dolardan 32 milyar dolara yükselttiklerine, son 10 yılda sektörde büyük ölçekli projelere sundukları teşviklerle 19 milyar dolarlık yatırımın önünü açtıklarına işaret eden Kacır, şunları kaydetti:
Ceyhan’da 2 milyar dolarlık PP tesisi yükseliyor.
Rönesans Holding’in 2 milyar dolarlık yatırımıyla inşa edilen Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Terminali 472 bin ton/yıl kapasite, 300 milyon $ cari denge katkısı sağlayacak.Bu yatırım Adana’nın geleceğidir.
Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi: Türkiye’nin Yeni Kimya Üssü
Türkiye’nin kimya sanayisinde dışa bağımlılığını azaltacak, küresel yatırımcıları Akdeniz’e çekecek stratejik bir merkez yükseliyor: Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi.
Yaklaşık 30 milyon metrekarelik dev alanı, özel liman altyapısı, entegre üretim modeli ve güçlü teşvik sistemiyle Ceyhan; yüksek katma değerli kimya yatırımları için benzersiz bir ekosistem sunuyor. Kurulacak liman sistemi sayesinde tesislere doğrudan sıvı hammadde transferi sağlanarak lojistik maliyetler minimize ediliyor, üretimde süreklilik güvence altına alınıyor.
Vergi indirimleri, sigorta primi ve faiz destekleri, uzun vadeli finansman imkanlarıyla desteklenen bölge; savunmadan enerjiye, tarımdan sağlığa kadar birçok sektöre güç verecek.
Bu büyük hamle, yalnızca Türkiye’nin 20 milyar dolarlık kimya dış ticaret açığını azaltmayı değil, Adana’yı sanayide üst lige taşımayı hedefliyor.
Yeni yatırımlar için pusula artık Ceyhan’ı gösteriyor. ENGLISH
Adana Ceyhan Chemical Industry Zone: The New Chemical Hub of Türkiye
A strategic investment center is rising on the Mediterranean, set to reduce Türkiye’s chemical trade deficit and attract global investors: Adana Ceyhan Chemical Industry Zone.
With its 30 million square meters of industrial land, dedicated port infrastructure, integrated production model, and strong incentive packages, Ceyhan offers a unique ecosystem for high value-added chemical investments. The planned port system will enable direct liquid feedstock transfer to facilities, minimizing logistics costs and ensuring uninterrupted production.
Supported by tax reductions, social security and interest incentives, land allocation, and long-term financing opportunities, the zone will serve key industries from defense and energy to agriculture and healthcare.
This transformative project aims not only to narrow Türkiye’s $20 billion chemical trade deficit, but also to position Adana as a top-tier industrial powerhouse.
For the next generation of chemical investments, all eyes are on Ceyhan.
Adana’ya Dev Proje! 10 BİN KİŞİYE İŞ, Yeni Sanayi Üssü ADAMOS Başlıyor
Adana’da uzun yıllardır beklenen mobilya üretim üssü nihayet somut adımlarla hayata geçiriliyor. Binlerce kişiye iş olanağı sunması beklenen Adana İhtisas Mobilya Sanayi Sitesi (ADAMOS) için tanıtım toplantısı 18 Şubat 2026 Çarşamba günü Adana Sanayi Odası’nda yapılacak.
Şehrin Ekonomisini Sırtlayacak Yeni Üretim Merkezi
Sarıçam Göztepe’de, TOKİ konutlarının bitişiğinde yaklaşık 924 bin metrekarelik (889 dönüm) dev alan üzerine kurulacak ADAMOS, binlerce metrekarelik modern üretim tesisleri ile Adana’yı mobilya sektöründe bölgesel üretim üssü haline getirecek.
Site içindeki işletmeler 550 ila 5500 m² arasında değişen büyüklüklerde olacak ve toplam 204 işyeri üretime başlayacak.
10 BİN KİŞİYE DOĞRUDAN İŞ Proje tamamlandığında yaklaşık 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanması hedefleniyor. Bu rakam, sadece üretimde çalışacaklar için değil, destek hizmetleri ve yan sektör istihdamı ile birlikte çok daha geniş bir ekonomik hareketlilik anlamına geliyor.
Kooperatif Başkanı Hasan Bıldırcın, ADAMOS’un faaliyete geçmesiyle Adana ekonomisinin canlanacağını, üretim kapasitesinin artacağını ve kentin ihracat potansiyelinin yeni bir ivme yakalayacağını söyledi.
Sıfır Atık, Yeşil Enerji: Çağın Projesi
ADAMOS, sadece üretim değil aynı zamanda çevreci alt yapısıyla da örnek olacak bir proje olarak planlanıyor.
Sıfır atık hedefi
Geri dönüşüm sistemleri
Yeşil enerji ile desteklenen tesisler
Düşük karbon ayak izi
Site bünyesinde ayrıca; geniş yollar, itfaiye istasyonu, sağlık ocağı, cami, idari bina ve ticaret merkezi gibi toplumsal donatılar da yer alacak.
Protokol ve İş Dünyası 18 Şubat’ta Adana’da
Tanıtım etkinliğine Adana Valisi Mustafa Yavuz, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş, Adana Vali Yardımcısı İbrahim Küçük, kaymakamlar, belediye başkanları ve iş dünyası temsilcileri davet edildi.
Mobilya Sektöründe Yeni Rekabet Kapısı
Adana, mobilya üretimindeki mevcut sıkışmışlığını bu modern sanayi sitesiyle aşmayı hedefliyor. Kurulacak ADAMOS sayesinde sektör hem daha organize üretim koşullarına kavuşacak, hem de Kayseri ve İnegöl gibi üretim merkezleriyle zirve rekabete güçlü şekilde dahil olacak.
Türkiye Varlık Fonu TVF yönetiminin Adana’nın Ceyhan ilçesinde BOTAŞ mülkiyetinde bulunan arazilerde bir petrokimya üretim kompleksi kurulması için harekete geçildiğini belirtiyor. 2019 yılında Enerji İhtisas Bölgesi olarak ilan edilen araziye yakın konumda olan arazilerde en az 10 milyar dolara mal olacak yatırım ile başta alçak yoğunluk polietilen, yüksek yoğunluk polietilen, polipropilen (PP), polivinil klorür (PVC), vinil klorür monomer (VCM) ve saf tereftalik asit (PTA) gibi Türkiye içerisinde tüketimi en yüksek petrokimyasal ürünlerin üretilmesi hedefleniyor.
RÖNESANS HOLDİNG TARAFINDAN ADANA CEYHAN 'DA YAPILAN YATIRIM TUTARI 3 MİLYAR DOLARI AŞTI
Rönesans Holding tarafından Adana Ceyhan'da geliştirilen DoğuAkdeniz Petrokimya Endüstri Bölgesi ve Limanı (DAPEK), yeniyatırımlar, altyapı çalışmaları ve artan uluslararası yatırımcıilgisiyle yeni bir gelişim evresine girdi. Yatırım büyüklüğü; polipropilen üretim tesisi, sıvı yük terminali, liman yatırımları,altyapı projeleri ve yeni yatırım alanlarının geliştirilmesiyle birlikte 3 milyar doları aştı.
Doğu Akdeniz'in en kapsamlı sanayi, enerji ve lojistik projelerinden biriolarak öne çıkan DAPEK, petrokimya üretiminden liman işletmeciliğine,enerji altyapısından lojistik hizmetlere kadar geniş bir ekosistemi aynı çatıaltında buluşturuyor. Türkiye'nin sanayi dönüşümüne katkı sağlayacakstratejik yatırımlar arasında gösterilen yaklaşık 1.300 hektarlık alanüzerinde geliştirilen DAPEK'in merkezinde, Rönesans Holding veuluslararası ortakları tarafından hayata geçirilen yaklaşık 2 milyar dolarlıkPolipropilen Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Terminali yer alırken, Rönesanstarafından inşaatına başlanan konteyner limanı ve altyapı yatırımlarıylabirlikte bölgeye yapılan toplam yatırım 3 milyar doları aştı.Rönesans Holding Onursal Başkanı Erman Ilıcak, DAPEK'i yalnızca birsanayi yatırımı olarak değerlendirmediklerini belirterek, “DAPEK'te bugün3 milyar dolara ulaşan yatırım programımızla yalnızca tesisler değil, yeninesil bir sanayi ekosistemi inşa ediyoruz. Burada amacımız; üretimdenlojistiğe, enerjiden liman altyapısına kadar yatırımcıların ihtiyaç duyduğutüm unsurları aynı merkezde buluşturan, Türkiye'nin en rekabetçi sanayibölgesini oluşturmak. DAPEK'i yalnızca bugünün değil, Türkiye'ninönümüzdeki 50 yıllık sanayi altyapısının önemli bir parçası olarakgörüyoruz” dedi.T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonundaki DAPEK'in, üretim,enerji, lojistik ve liman altyapısını bir araya getiren entegre yapısıylaTürkiye'nin küresel ölçekte rekabetçi sanayi merkezlerinden biri olmayıhedeflediğini belirten Ilıcak, “Rönesans Holding ve Sonatrach ortaklığındahayata geçirilen yaklaşık 1,8 milyar dolarlık Polipropilen Üretim Tesisi buekosistemin en önemli yapı taşlarından biri olacak. Bu tesise ek olarak sıvıyük terminali, konteyner limanı, kuru yük terminali, enerji altyapıları,demiryolu bağlantıları ve ortak kullanım tesislerine yönelik yatırımlar da eşzamanlı olarak devam ediyor. Bunlarla birlikte yatırım tutarımız 3 milyardoları aşacak” diye konuştu.
Ceyhan'ın Stratejik Önemi Güçleniyor
Son dönemde Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin ve küresel enerji arzgüvenliğine ilişkin tartışmaların alternatif enerji ve ticaret koridorlarınınönemini yeniden gündeme taşıdığını hatırlatan Erman Ilıcak, şunlarıkaydetti: “Enerji ve ticaret koridorlarının yeniden şekillendiği bir dönemde Ceyhan'ın stratejik önemi her geçen gün artıyor. Şirketler üretim, tedarikzinciri ve yatırım stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Avrupa, Orta Doğuve Kuzey Afrika pazarlarının kesişim noktasında bulunan DAPEK; liman,enerji, lojistik ve sanayi altyapısını aynı ekosistem içerisinde sunarakuluslararası yatırımcılar için giderek daha cazip bir merkez haline geliyor.”
Surbana Jurong Ortaklığı Uluslararası Yatırımcıların radarında
DAPEK'in ulaştığı ölçek, sahip olduğu altyapı ve sunduğu stratejikavantajlar uluslararası yatırımcıların daha fazla ilgisini çekiyor. ErmanIlıcak, “Şirketler artık yalnızca üretim yapacakları alanı değil, lojistik imkanları, enerji altyapısını ve pazarlara erişim kabiliyetini de birliktedeğerlendiriyor.” dedi. DAPEK’in Rotterdam ve Singapur'daki Jurong Adası gibi liman, enerji vesanayi entegrasyonuna dayalı kümelenme modelleri örnek alınarakgeliştirildiğini ifade eden Ilıcak, ayrıca şunları ekledi: “Dünyanın öndegelen sanayi bölgesi geliştiricilerinden #SurbanaJurongGroup projeye yönetim ortağı olarak dahil oldu. 2026 yılında başlayan iş birliğikapsamında birlikte yatırımcı geliştirme, uluslararası pazarlama,sürdürülebilirlik ve uzun vadeli büyüme stratejileri alanlarında çalışmalaryürütüyoruz. Surbana Jurong ortaklığıyla beraber DAPEK'in uluslararasıyatırımcılar nezdindeki görünürlüğü artarken, farklı sektörlerdekipotansiyel yatırımcı sayısı da artmaya devam ediyor.”
DAPEK Yeni Yatırımcılar İçin Hazırlanıyor
Altyapı yatırımlarının ilerlemesi ve projelerin inşaat aşamasında büyük veönemli adımların atılmasıyla birlikte DAPEK'te yeni yatırımcıların bölgeyekazandırılmasına yönelik çalışmalar da hız kazandı. Önümüzdeki dönemdeorta ve yüksek teknoloji odaklı yeni sanayi yatırımlarına ev sahipliğiyapması hedeflenen DAPEK’te petrokimya, kimya, enerji ekipmanları,kompozit malzemeler, biyoyakıt ve katma değerli üretim alanlarındafaaliyet gösteren şirketlerle temaslar devam ediyor. Büyük ölçekli yatırımalanlarına sahip olan DAPEK; karayolu, demiryolu ve denizyolunu aynınoktada buluşturan çok modlu lojistik altyapısıyla ön plana çıkıyor.Endüstri bölgesi statüsü kapsamında sunulan uzun vadeli kullanımmodeliyle yatırımcılara önemli maliyet ve finansman avantajı sağlayanbölgenin, yalnızca tekil yatırımların bulunduğu bir alan değil, birbirinibesleyen üretim, enerji ve lojistik yatırımlarından oluşan güçlü bir sanayi ekosistemi haline gelmesi amaçlanıyor. Karayolu, demiryolu ve denizyolunu aynı noktada buluşturan yapısı, büyükölçekli yatırım alanları ve gelişmiş altyapısıyla DAPEK, Türkiye'nin DoğuAkdeniz'deki üretim ve ticaret merkezi olma hedefini destekleyen stratejikbir platform olarak öne çıkıyor.
Türkiye'nin Petrokimya Açığının Azaltılmasına Katkısağlayacak
Türkiye'de petrokimya ürünlerinde ithalat oranının çok yüksek olduğu birdönemde hayata geçirilen projenin, sanayi üretimini güçlendirmeyi ve dışticaret dengesine katkı sağlamayı hedeflediğine dikkat çeken Erman Ilıcak,sözlerini şöyle sürdürdü: “DAPEK'in merkezinde yer alan Polipropilen Üretim Tesisi tamamlandığında yıllık 472 bin 500 tonluk üretimkapasitesiyle Türkiye'nin yıllık polipropilen ihtiyacının yaklaşık yüzde17'sini karşılayacak. Bu da Türkiye'nin cari dengesine yıllık yaklaşık 300milyon dolar katkı sağlaması ve petrokimya alanındaki dışabağımlılığımızın azalması anlamına geliyor.”DAPEK'te devam eden yatırımlar sanayi ve lojistik altyapısının gelişmesininyanı sıra bölgesel istihdamı da destekliyor. Mevcut durumda projesahasında yüzde 70’i yerel istihdam olmak üzere 4.000 kişinin görevyaptığı DAPEK’te, yatırımların ilerlemesiyle birlikte bu sayının yıl sonunadoğru 4.500 kişiyi aşması bekleniyor.
Adana İçin Dev Yatırım Hamlesi: Yumurtalık’ta 25 Milyar Dolarlık Proje
SASA, Adana Yumurtalık’ta petrokimya, rafineri ve limanı kapsayan dev bir yatırım hazırlığında. Proje kapsamında 10 milyon metrekarelik yeni alan talep edilirken, toplam yatırım büyüklüğünün 25 milyar dolara ulaşması planlanıyor.
Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, SASA’nın Adana yatırımları ve Yumurtalık’ta planlanan projeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Erdemoğlu, SASA’nın 2015 yılından bu yana Adana’da gerçekleştirdiği yatırımların yaklaşık 4 milyar dolara ulaştığını belirterek, bu yatırımlarla şirketin üretim kapasitesinin önemli ölçüde büyüdüğünü ifade etti.
Yumurtalık’a 10 milyon metrekarelik yeni alan talebi
SASA’nın Adana’daki gelecek dönem yatırımlarının merkezinde Yumurtalık bulunuyor. Erdemoğlu, planlanan büyük ölçekli yatırımlar için 10 milyon metrekarelik yeni alan talebinde bulunduklarını açıkladı.
Bu alanın değerlendirilmesiyle Yumurtalık’ta yalnızca bir fabrika yatırımı değil, petrokimya tesisleri, rafineri ve liman yatırımlarını içeren büyük bir sanayi ve üretim ekosistemi oluşturulması hedefleniyor.
Adana’nın sanayi yapısını değiştirebilecek proje
Yumurtalık projesinin toplam yatırım büyüklüğünün yaklaşık 25 milyar dolar olması planlanıyor.
Projenin hayata geçmesiyle birlikte Ceyhan-Yumurtalık hattının, Adana'nın ağır sanayi, petrokimya, enerji, lojistik ve ihracat kapasitesini önemli ölçüde artırabilecek bir merkez haline gelmesi bekleniyor.
Özellikle hammadde üretiminin bölge içerisinde yapılması, petrokimya hammaddesine ihtiyaç duyan yeni sanayi tesislerinin de Adana’ya yönelmesinin önünü açabilir.
Ceyhan-Yumurtalık’ın stratejik önemi artıyor
Erdemoğlu, Yumurtalık’ın coğrafi konumuna dikkat çekerek bölgenin Doğu Akdeniz açısından öneminin giderek arttığını belirtti.
Ceyhan-Yumurtalık bölgesi; limanları, enerji altyapısı, sanayi alanları ve Doğu Akdeniz’e açılan konumuyla Adana’nın gelecekteki en önemli yatırım bölgelerinden biri olma potansiyeline sahip.
Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğal gaz kaynakları da bölgenin stratejik önemini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Yeni kimya yatırımları Adana’ya gelebilir
SASA’nın petrokimya tesisi ve rafineriyi devreye alması halinde, kimya sektörünün ihtiyaç duyduğu hammaddelerin bölgenin hemen yanında üretilecek olması önemli bir avantaj oluşturacak.
Bu durumun SASA’nın çevresinde yeni kimya ve petrokimya fabrikalarının kurulmasını teşvik etmesi bekleniyor.
Böylece tek bir yatırımın ötesinde, birbirini tamamlayan çok sayıda sanayi kuruluşunun yer aldığı büyük bir petrokimya ve kimya sanayi kümelenmesi oluşabilir.
70-80 milyar dolarlık potansiyel
Yumurtalık’ta kurulması planlanan Kimya İhtisas Endüstri Bölgesi’nin hedeflenen doluluğa ulaşması halinde ortaya çıkabilecek ekonomik potansiyel de dikkat çekici.
Erdemoğlu, bölgede üretimin başlamasıyla ihtiyaç duyulacak petrokimya ürünleri hacminin 70-80 milyar dolara ulaşabileceğini ifade etti.
Bu rakam, projenin yalnızca SASA açısından değil, Adana ve Türkiye’nin petrokimya sanayisi açısından da uzun vadeli bir dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösteriyor.
Adana için ne anlama geliyor?
Projenin planlandığı şekilde hayata geçmesi halinde Adana;
- 25 milyar dolarlık dev bir yatırımın merkezlerinden biri olabilir.
- Ceyhan-Yumurtalık hattında petrokimya ve kimya sanayisi büyüyebilir.
- Bölgeye yeni yerli ve yabancı sanayi yatırımları çekilebilir.
- Liman ve lojistik faaliyetleri genişleyebilir.
- Adana’nın ihracat kapasitesi önemli ölçüde artabilir.
- Hammaddeye yakınlık sayesinde yeni üretim tesislerinin kurulması kolaylaşabilir.
- Kimya İhtisas Endüstri Bölgesi, bölgesel sanayi kümelenmesinin ana merkezlerinden biri haline gelebilir.
- Ceyhan ve Yumurtalık’ın Adana ekonomisindeki ağırlığı daha da artabilir.
Kısacası, SASA’nın Yumurtalık projesi yalnızca yeni bir fabrika yatırımı olarak değil; Ceyhan-Yumurtalık hattının ve dolayısıyla Adana’nın sanayi ve ekonomik yapısını uzun vadede değiştirebilecek bir mega yatırım vizyonu olarak öne çıkıyor.
10 milyon metrekarelik yeni alan talebi, 25 milyar dolarlık yatırım planı ve 70-80 milyar dolara ulaşabileceği belirtilen petrokimya hacmi, Adana açısından projenin ölçeğini ortaya koyan en önemli göstergeler arasında.
Ceyhan-Yumurtalık için tarihi hedef: Türkiye’nin stratejik üretim koridoru olabilir
Adana Sanayi Odası (ADASO) Başkanı Zeki Kıvanç, Türkiye ile Irak arasında imzalanan enerji anlaşmasının Ceyhan’ın küresel enerji ticaretindeki rolünü daha da güçlendireceğini belirterek, Ceyhan-Yumurtalık hattının enerji, sanayi, üretim, lojistik ve dış ticaretin buluştuğu stratejik bir üretim koridoruna dönüşebileceğini söyledi.
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin Türkiye’nin enerji ve sanayi geleceği açısından taşıdığı potansiyele ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Irak petrolünün Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına ulaştırılmasının devamlılığını güvence altına alan Türkiye-Irak anlaşmasının bölge açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu belirten Kıvanç, Ceyhan’ın artık yalnızca petrolün Türkiye’ye giriş yaptığı bir terminal olarak değil, uluslararası ölçekte üretim ve ticaret merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye-Irak anlaşması Ceyhan’ın önemini artırdı
Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı’nın 13 Temmuz 2006’da resmi olarak hizmete açıldığını hatırlatan Kıvanç, 1 Ağustos’ta Türkiye ile Irak arasında imzalanan bir yıllık anlaşmanın Ceyhan’ın enerji denklemindeki stratejik önemini daha da artırdığını söyledi.
Anlaşmayla Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı üzerinden günlük 750 bin varillik petrol taşıma kapasitesinin kullanılmasının önünün açıldığını belirten Kıvanç, Irak petrolünün Ceyhan üzerinden dünya piyasalarına taşınmasının sürekliliğinin güvence altına alınmasının yanı sıra, iki ülke arasında daha kapsamlı ve uzun vadeli enerji iş birliklerinin de önünün açılabileceğini kaydetti.
Ceyhan’da 3-3,5 milyon varillik petrol ticareti potansiyeli
Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı’nın mevcut kapasitesinin günlük 1,5 milyon varil seviyesinde olduğunu belirten Kıvanç, hattın 2,5 milyon varile kadar çıkabilecek bir potansiyeli bulunduğunu ifade etti.
Dünya genelindeki günlük petrol tüketiminin yaklaşık 103 milyon varil olduğunu aktaran Kıvanç, mevcut 1,5 milyon varillik kapasitenin dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 1,5’ine karşılık geldiğini, kapasitenin 2,5 milyon varile ulaşması halinde ise Ceyhan’ın küresel petrol ticaretindeki ağırlığının önemli ölçüde artacağını söyledi.
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden Ceyhan’a günlük yaklaşık 550-600 bin varil petrol ulaştığını belirten Kıvanç, BTC hattında yaklaşık 400 bin varillik atıl kapasite bulunduğunun ifade edildiğine dikkat çekti.
Irak hattı ve BTC birlikte değerlendirildiğinde Ceyhan’da günlük 3 ila 3,5 milyon varillik petrol ticareti potansiyeli oluşabileceğini belirten Kıvanç, bunun dünya petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 3-3,5’ine karşılık geleceğini ve Ceyhan’ın küresel enerji ticaretindeki stratejik ağırlığını ciddi biçimde artıracağını söyledi.
Türkiye için 500 milyon dolarlık gelir potansiyeli
Türkiye-Irak hattında günlük 750 bin varillik kapasitenin kullanılmasının ekonomik boyutuna da dikkat çeken Kıvanç, bu kapasitenin Türkiye açısından yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık gelir potansiyeli taşıdığını ifade etti.
Kıvanç, ortaya çıkan rakamların Ceyhan’ın yalnızca bir petrol terminali olmadığını, küresel enerji ticaretinde çok daha büyük bir rol üstlenebilecek stratejik bir merkez konumunda bulunduğunu gösterdiğini vurguladı.
“Ceyhan’ı Rotterdam’a dönüştürebiliriz”
Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin yalnızca petrol taşımacılığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kıvanç, enerji yatırımlarının sanayi, lojistik ve ticaretle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın Ceyhan için yaptığı “Rotterdam” benzetmesine dikkat çeken Kıvanç, bölgenin Hollanda’daki Rotterdam’ın yanı sıra Singapur’daki Jurong Adası veya Suudi Arabistan’daki Cübeyl gibi büyük enerji ve sanayi merkezlerinden biri haline gelebileceğini ifade etti.
Kıvanç’a göre hedef; petrolün yalnızca gelip sevk edildiği bir terminal oluşturmak değil, petrol ürünlerinin depolandığı, ticaretinin yapıldığı ve işlendiği; rafineri, petrokimya, lojistik ve sanayi yatırımlarının aynı ekosistem içerisinde yer aldığı büyük bir ekonomik merkez oluşturmak.
Adana ihracatında 10-20 milyar dolar hedefi
Ceyhan-Yumurtalık bölgesindeki enerji, kimya ve petrokimya yatırımlarının tamamlanmasının Adana’nın ihracat kapasitesinde de büyük bir sıçrama yaratabileceğini belirten Kıvanç, Adana’nın 2025 yılında yaklaşık 3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini hatırlattı.
Planlanan yatırımların hayata geçirilmesiyle Adana’nın ihracatında 10 ila 20 milyar dolar seviyelerinin konuşulabileceğini ifade eden Kıvanç, bölgedeki sanayi yapısının birbirine entegre edilmesinin büyük ekonomik değer oluşturacağını söyledi.
Bu kapsamda Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi, SASA Özel Endüstri Bölgesi, Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi, Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi başta olmak üzere bölgedeki yatırımların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Ceyhan-Yumurtalık hattında yaklaşık 2 bin 927,5 hektarlık alanın Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi ilan edilmesi de bu sanayi kümelenmesinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor.
Kıvanç, enerji, kimya, petrokimya, üretim, lojistik ve ticaretin aynı ekosistem içerisinde gelişmesi halinde çok büyük bir ekonomik değer ortaya çıkacağını söyledi.
“Türkiye’nin ikinci büyük üretim ve sanayi körfezi olabilir”
Ceyhan-Yumurtalık hattının Marmara Bölgesi’nden sonra Türkiye’nin ikinci büyük sanayi ve üretim merkezi haline gelebileceğini belirten Kıvanç, planlanan Adana Ana Konteyner Limanı’nın da bu vizyonun en önemli parçalarından biri olduğunu ifade etti.
Planlanan limanın 9 milyon TEU kapasiteyle hayata geçirilmesinin Adana’nın uluslararası lojistik kabiliyetini önemli ölçüde güçlendireceğini kaydeden Kıvanç, bölgede enerji ve hammaddenin bulunmasının yanı sıra üretim, liman ve lojistik altyapısının da aynı noktada buluşmasının büyük bir avantaj sağlayacağını belirtti.
Kıvanç, enerji, hammadde, üretim, liman ve lojistiğin birbirine bağlanmasıyla yalnızca Adana için değil, Türkiye için güçlü bir üretim, ihracat ve ticaret merkezi ortaya çıkacağını ifade etti.
Liman, demiryolu ve karayolu bağlantıları güçlendirilmeli
Ceyhan-Yumurtalık’taki yatırımların birbirinden bağımsız projeler olarak ele alınmaması gerektiğinin altını çizen Kıvanç, bölgenin bütüncül bir planlamayla ele alınması çağrısında bulundu.
Bu kapsamda;
- enerji altyapısının güçlendirilmesi,
- petrol depolama kapasitesinin artırılması,
- petrol ürünleri ticaretinin geliştirilmesi,
- rafineri yatırımlarının önünün açılması,
- petrokimya yatırımlarının hızlandırılması,
- Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin güçlü yatırımlarla faaliyete geçirilmesi,
- liman altyapısının geliştirilmesi,
- demiryolu ve karayolu bağlantılarının güçlendirilmesi
gerektiğini belirtti.
Kıvanç, tüm bu yatırımların birbirinden ayrı değil, tek bir üretim ve lojistik ekosisteminin parçaları olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Ceyhan, Akdeniz’in önemli üretim merkezlerinden biri olabilir”
Ceyhan’ın enerji merkezi olma potansiyelinin değerlendirilmesi ve Türkiye ile Irak arasındaki enerji iş birliğinin geliştirilmesine yönelik adımları önemsediklerini belirten Kıvanç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ortaya koyduğu vizyonla Ceyhan’ın Türkiye’nin enerji ve sanayi geleceğinde çok daha önemli bir konuma gelebileceğine inandıklarını söyledi.
Kıvanç’ın ortaya koyduğu vizyona göre Ceyhan-Yumurtalık hattı; enerji, sanayi, üretim, lojistik ve ticaretin aynı noktada buluştuğu, Adana’yı Marmara’dan sonra Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri haline getirebilecek ve Akdeniz havzasında öne çıkabilecek stratejik bir ekonomik koridora dönüşebilir.
Adana’dan Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşuna Yatırım Çağrısı
Adana Güçbirliği Vakfı, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025” araştırmasında yer alan firmaları Adana’ya yatırım yapmaya davet etmek amacıyla kapsamlı bir çalışma başlattı.
Onursal başkanlığını Adana Valisi Mustafa Yavuz’un yaptığı Adana Güçbirliği Vakfı, kentin Türkiye’nin yeni sanayi yatırımlarından daha fazla pay almasını ve Adana’nın yatırım potansiyelinin önde gelen sanayi kuruluşlarına daha güçlü şekilde tanıtılmasını hedefliyor.
Bu kapsamda vakıf tarafından; Adana’nın yatırım olanakları, altyapı ve üstyapı avantajları, ihracat kapasitesi, teşvik imkanları, devam eden kamu yatırımları ve kentin ekonomik potansiyelini içeren 12 sayfalık “Yatırım Çağrısı” raporu hazırlandı.
İSO’nun 2025 yılı araştırmasında yer alan 500 sanayi kuruluşunun her biri için ayrıca özel olarak imzalı tebrik ve yatırım daveti metni hazırlayan vakıf, raporları firmalara ulaştırarak iş insanlarını Adana’ya davet edecek.
“Çukurova’nın bereketli topraklarına yatırım yapmaya davet edeceğiz”
Adana Güçbirliği Vakfı Başkanı Burhan Kavak, çalışmalarının temel amacının Adana’nın ekonomik, kültürel ve sosyal potansiyelini ortaya çıkarmak ve kentin gelişimine katkı sağlamak olduğunu belirtti.
Adana’nın yatırım çekmesi ve mevcut sorunlarının çözümü için lobi faaliyetleri yürüttüklerini ifade eden Kavak, kamu kurumları, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve siyasilerin ortak bir çalışma kültürü içerisinde hareket etmesinin önemine dikkat çekti.
Adana’nın Türkiye’nin ilk sanayileşen kentlerinden biri olduğunu vurgulayan Kavak, “İSO tarafından açıklanan ilk 500 sanayi kuruluşunu belirledik. Bu firmalara Adana’nın yatırım olanaklarını, yatırım yapmanın avantajlarını ve kentin farkını anlatacak 12 sayfalık bir rapor hazırladık. Her bir firma için özel, imzalı tebrik ve davet metni oluşturduk. İnşallah 500 şirkete tek tek hazırladığımız davet ve raporları göndereceğiz. Şirketleri Adana’ya, Çukurova’nın bereketli topraklarına yatırım yapmaya davet edeceğiz.” dedi.
Hazırlanan raporda Adana’nın nüfusu, ihracat rakamları ve ürünleri, devam eden kamu yatırımları, altyapı ve üstyapı imkanları ile yatırım teşviklerine ilişkin bilgiler yer alıyor.
Adana Güçbirliği Vakfı, bu çalışmayla yalnızca İSO 500 listesinde bulunan şirketleri değil, Adana dışında faaliyet gösteren tüm sanayi kuruluşlarını da kente yatırım yapmaya davet ediyor.
Hedef: Adana’nın Türkiye’nin sanayi yatırımlarından aldığı payı artırmak.
Adana’nın ekonomik geleceğini değiştirecek iki önemli karar
Ceyhan-Yumurtalık hattında sanayi ve lojistik yatırımlarının önünü açacak iki önemli Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Adana’nın Ceyhan ilçesi Sarımazı Mahallesi’nde bulunan Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nin sınırları yeniden belirlenerek genişletildi. Kararla mevcut yaklaşık 3,58 milyon metrekarelik kara alanına 1,05 milyon metrekare daha eklendi. Serbest bölgenin deniz alanında da genişlemeye gidildi.
Bölgeyi daha da stratejik hale getirecek ikinci adım ise Çukurova Bölgesi Endüstri Bölgeleri ile İskenderun Körfezi’ndeki deniz limanları arasında demiryolu bağlantısı kurulması oldu.
Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında, demiryolu iltisak hattının güzergâhında kalan taşınmazların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından acele kamulaştırılmasına karar verildi.
Adana için neden önemli?
Serbest bölgenin genişletilmesi ve demiryolu bağlantısının kurulması, Ceyhan-Yumurtalık bölgesinin üretim, enerji, sanayi ve lojistik merkezi olma potansiyelini güçlendiriyor.
Özellikle sanayi bölgeleri ile limanların demiryoluyla birbirine bağlanması; hammadde ve ürün taşımacılığında maliyetlerin düşürülmesine, ihracat kapasitesinin artırılmasına ve bölgeye yeni yatırımların çekilmesine katkı sağlayabilir.
Bu iki kararın birlikte değerlendirilmesi halinde ortaya Ceyhan-Yumurtalık merkezli güçlü bir üretim ve ihracat koridoru çıkıyor.
Adana açısından asıl beklenti ise bu altyapı yatırımlarının yeni sanayi tesisleri, lojistik merkezleri ve istihdamla desteklenmesi.
Ceyhan-Yumurtalık hattı doğru yatırımlarla hayata geçirilirse, Adana’nın yalnızca bugünkü ekonomisini değil, önümüzdeki yıllardaki sanayi ve ihracat yapısını da değiştirebilecek stratejik bir merkez haline gelebilir.
KÖKSAN’DAN YUMURTALIK’A 324 BİN TONLUK PET YATIRIMI
Türkiye’nin PET ve plastik ambalaj sektöründeki önemli üreticilerinden KÖKSAN, Yumurtalık’ta yeni bir PET reçine üretim tesisi kuruyor.
KÖKSAN ile thyssenkrupp Uhde’nin iştiraki Uhde Inventa-Fischer arasında imzalanan sözleşme kapsamında kurulacak tesisin yıllık 324 bin ton PET reçine üretim kapasitesine sahip olması planlanıyor. Tesisin tamamlanarak 2028 yılında devreye alınması hedefleniyor.
Yatırımda, Uhde Inventa-Fischer’in patentli Melt-To-Resin (MTR) teknolojisi kullanılacak. Şirket, bu teknolojinin geleneksel PET üretim süreçlerine kıyasla enerji tüketimini azaltacağını ve yakıt ile elektrik kaynaklı karbon ayak izinde yüzde 30’a kadar düşüş sağlayabileceğini belirtiyor.
Üretilecek PET reçinelerin; ambalaj sektörünün farklı uygulamalarında ve Bulk Continuous Filament (BCF) üretiminde kullanılması planlanıyor. Ürünlerin Türkiye pazarının yanı sıra Orta Doğu, Avrupa, Afrika ve Amerika kıtalarındaki pazarlara ihraç edilmesi hedefleniyor.
KÖKSAN’ın mevcut PET üretim faaliyetlerini önemli ölçüde genişletecek yatırım, şirketin uluslararası pazardaki konumunu güçlendirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Şirket, thyssenkrupp Uhde tarafından paylaşılan bilgilere göre 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor ve Çin, Senegal, Libya, Kazakistan, ABD, Cezayir ve Irak dahil çeşitli ülkelerde faaliyet gösteriyor.
Yumurtalık’taki yeni tesisle birlikte bölgenin PET ve plastik hammadde üretimindeki ağırlığının artırılması ve Türkiye’nin katma değerli petrokimya ve ambalaj sanayisindeki ihracat kapasitesinin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Sönmez Çimento, Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’ndeki liman tesisine 211 m’lik yeni kazıklı iskele ekliyor. .
Sönmez Çimento Yapı ve Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş., Adana’nın Ceyhan ilçesinde bulunan Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’ndeki liman tesisini büyütmeye hazırlanıyor.
Şirketin “Sönmez Çimento Liman Tesisine İskele İlavesi” projesi için hazırlanan ve Temmuz 2026 tarihli son şekli verilen ÇED raporuna göre yatırımın proje bedeli 451 milyon 132 bin 660 TL olarak açıklandı. Proje, mevcut liman kapasitesinin artırılması ve çimento fabrikasındaki kapasite artışına bağlı olarak artacak deniz yoluyla yük taşımacılığı ihtiyacının karşılanması amacıyla geliştiriliyor.
211 Metrelik Yeni Kazıklı İskele
Proje kapsamında mevcut 350 metre uzunluğundaki kazıklı yaklaşım yolunun güneybatısına, 211 metre uzunluğunda ve 20 metre genişliğinde yeni bir kazıklı iskele yapılması planlanıyor. Ayrıca mevcut 940 metrelik dolgulu yaklaşım yolunun bitimine 217 m² yaklaşım yolu ve yeni iskele için 8×8 metre ölçülerinde 2 adet dolfen yapılacak.
Yeni iskelenin bulunduğu bölgede deniz derinliği -9 ile -11 metre arasında değişiyor. İskeleye maksimum 15.000 DWT kapasiteli ve 149 metre uzunluğa kadar kuru yük gemileri yanaşabilecek.
Yıllık 60 Yeni Kuru Yük Gemisi
Mevcut limana yılda ortalama 150 kuru yük gemisi yanaşırken, yeni iskeleyle yılda ortalama 60 ilave kuru yük gemisinin kabul edilmesi planlanıyor. Mevcut iki iskele aynı anda maksimum 55.000 DWT kapasiteli iki gemiye hizmet verebilirken, yeni üçüncü iskeleyle birlikte aynı anda üç gemiye hizmet verilmesi hedefleniyor.
Yatırım ihtiyacının temel nedenlerinden biri geri sahadaki Sönmez Çimento fabrikasındaki kapasite artışı. Rapora göre klinker üretim kapasitesi 2 milyon ton/yıldan 3,63 milyon ton/yıla, çimento üretim kapasitesi ise 2,16 milyon ton/yıldan 4,73 milyon ton/yıla yükseltildi.
İnşaatta 30 Kişilik Ek İstihdam
ÇED raporunda iskele ilavesinin inşaat aşamasında 30 kişinin çalışacağı belirtiliyor; mevcut liman işletmesindeki 20 kişiyle birlikte inşaat döneminde toplam 50 kişi üzerinden atıksu hesabı yapılıyor. İşletme aşamasında liman bünyesinde 20 kişinin çalışması öngörülüyor.
Deniz Dolgusu ve Dip Taraması Yapılmayacak
Yeni iskele kazıklı sistemle inşa edilecek; inşaat kapsamında deniz dolgusu ve dip taraması yapılmayacak. Çelik boru kazıklar yüzer duba üzerindeki vinç ve dizel şahmerdanla çakılacak, ardından prekast elemanlar, ana kirişler ve tabliye betonu imal edilecek. Kazıklar korozyona karşı epoxy boya ile korunacak. Kazık çakılması sırasında deniz ortamında lokal ve geçici bulanıklık ile kısa süreli su altı gürültüsü ve titreşim oluşabilecek; etkilerin sınırlanması için çalışmaların kontrollü, aşamalı ve gündüz saatlerinde yürütülmesi planlanıyor.
Deniz Ekosistemi İçin Alınacak Önlemler
ÇED raporunda proje alanının uzun yıllardır liman, iskele, terminal ve tersane faaliyetlerinin bulunduğu, doğal yapısı büyük ölçüde antropojenik etkiler altında şekillenmiş bir kıyı alanı olduğu değerlendiriliyor. Proje alanı Özel Çevre Koruma Bölgesi, Ramsar Alanı, Milli Park, Tabiat Parkı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası veya Deniz Koruma Alanı sınırları içinde bulunmuyor. İşletme döneminde gemilerden kaynaklanan sintine, balast, slaç, atık yağ ve katı atıklar tesis bünyesindeki Atık Kabul Tesisi üzerinden toplanarak lisanslı tesislere gönderilecek.
Rapora göre projenin çevresindeki mevcut ve planlanan yatırımlarla birlikte kümülatif çevresel etkilerinin yönetilebilir düzeyde olduğu ve alınacak önlemlerle çevre üzerinde önemli ve kalıcı olumsuz bir etki oluşturmasının beklenmediği ifade ediliyor. Proje alanı en yakın yerleşim birimi Sarımazı’ya ~3,7 km, Ceyhan ilçe merkezine ~17,5 km mesafede. İşletme aşamasında yeni bir üretim prosesi, yakma tesisi veya sürekli emisyon oluşturacak proses bacası kurulmayacak; emisyonların ağırlıklı olarak gemi, araç ve yükleme-boşaltma faaliyetlerinden kaynaklanması bekleniyor
ALPLA'dan Adana'ya 10 milyon avroluk yeni fabrika yatırımı
Türkiye'de Adana ve İzmir'de toplam 30 milyon avroluk iki yeni üretim tesisi yatırımını hayata geçiren dünyanın önde gelen plastik ambalaj ve geri dönüşüm şirketlerinden ALPLA'nın, Adana'daki yeni fabrikası düzenlenen törenle açıldı.
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde 10 milyon avroluk yatırımla kurulan fabrikanın açılış törenine Vali Yardımcısı Nuri Mehmetbeyoğlu, oda başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.
Vali Yardımcısı Mehmetbeyoğlu, ALPLA Adana üretim tesisinin şehrin sanayi altyapısına, ekonomik gelişmesine ve istihdamına sağlayacağı katkıları önemsediklerini söyledi.
Bugün yalnızca yeni bir üretim tesisinin kapılarının açılmadığını belirten Mehmetbeyoğlu, "Aynı zamanda ülkemize ve şehrimize duyulan yatırım güveninin somut bir örneğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Nitelikli ve uzun vadeli yatırımların Adana'mızda artarak devam etmesini arzu ediyoruz." dedi.
"Türkiye pazarında, yatırımlarımızı ve üretim çeşitliliğimizi artırıyoruz"
Avusturya'nın Hard kentinde 1955 yılında kurulan ALPLA, bugün 45 ülkede 206 üretim tesisi ve yaklaşık 25 bin 440 çalışanıyla faaliyet gösteriyor.
Geçen yıl 5,2 milyar avro ciroya ulaşan şirket, global üretim gücünü ve teknoloji birikimini faaliyet gösterdiği pazarların yerel ihtiyaçlarıyla buluşturuyor.
ALPLA Group CEO'su Philipp Lehner, Türkiye'nin ALPLA için uzun vadeli ve stratejik bir büyüme pazarı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
“Türkiye pazarında her geçen yıl büyüyor, yatırımlarımızı ve üretim çeşitliliğimizi artırıyoruz. Türkiye'nin gelişen sanayisi, güçlü üretim kültürü ve ihracat potansiyeliyle ALPLA'nın global ağı içindeki öneminin önümüzdeki yıllarda daha da artacağına inanıyoruz. Türkiye operasyonumuzun ortaya koyduğu başarılı büyüme performansı da yatırım kararlarımızı olumlu yönde destekliyor. Dünyanın farklı pazarlarında edindiğimiz bilgi ve teknoloji birikimini yerel ihtiyaçlarla buluşturmak ALPLA'nın en önemli güçlerinden biri. Adana ve İzmir yatırımlarımız, Türkiye'ye duyduğumuz uzun vadeli güvenin ve bu ülkede büyümeye devam etme kararlılığımızın güçlü bir göstergesi.”
Enerji ihtiyacının yüzde 15'inin güneşten karşılanması hedefleniyor
ALPLA'nın Türkiye'deki büyüme planları kapsamında önümüzdeki 5 yılda yaklaşık 40 milyon avroluk yeni yatırımın hayata geçirilmesi öngörülüyor.
Şirketin teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı üretim yaklaşımının yansıtıldığı Adana ve İzmir tesislerinde toplam yaklaşık 2,5 megavat güneş enerjisi kurulu gücü bulunuyor. Tesislerin enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 15'inin güneş enerjisinden karşılanması hedefleniyor.
Adana ve İzmir'deki iki yatırımın ekonomik etkisinin yaklaşık 1000 kişiye ulaşması beklenirken, tesisler tam operasyonel yapılarına ulaştığında doğrudan istihdamın İzmir'de yaklaşık 120, Adana'da ise yaklaşık 80 kişi seviyesinde olması öngörülüyor.
"Türkiye'yi bölgenin önemli üretim üslerinden biri olarak görüyoruz"
ALPLA Afrika, Orta Doğu ve Türkiye Bölge Genel Müdürü Javier Delgado Villanueva, yatırımların ALPLA'nın Afrika, Orta Doğu ve Türkiye'yi kapsayan AMET bölgesindeki büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin kapasitesi, ürün çeşitliliği ve müşteri portföyüyle AMET bölgesinin öne çıkan pazarlarından biri olduğunu ve bugün bölge operasyonlarının yaklaşık yüzde 35'ini temsil ettiğini vurgulayan Villanueva, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güçlü sanayi altyapısı ve stratejik coğrafi konumuyla Türkiye'yi bölgenin önemli üretim üslerinden biri olarak görüyoruz. Adana ve İzmir yatırımlarımızı da bu potansiyelin üzerine inşa ettik. Yeni tesislerimiz farklı üretim teknolojilerini, modern otomasyon altyapısını ve yüksek operasyonel esnekliği bir araya getiriyor. Bu yatırımlarla Türkiye'nin AMET bölgesindeki üretim gücünü ve stratejik ağırlığını daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyoruz."
"Türkiye aynı zamanda güçlü bir üretim üssü"
ALPLA Türkiye Genel Müdürü Emre Canoğlu ise yeni fabrika yatırımlarının Türkiye'ye duydukları güvenin, üretime olan inançlarının ve uzun vadeli bir gelecek kurma kararlılıklarının somut göstergesi olduğunu belirtti.
Şirketlerinin yalnızca bugünkü koşullarla değil, ülkenin gelecekteki üretim gücüne, insan kaynağına, mühendislik yetkinliğine, altyapısına ve büyüme potansiyeline baktığını ifade eden Canoğlu, Türkiye'nin bu unsurların tamamını bir arada sunan güçlü bir üretim ülkesi konumunda olduğunu dile getirdi.
Canoğlu, Türkiye'nin ALPLA için aynı zamanda Afrika ve Orta Doğu pazarına ve bu bölgelerdeki satış ağlarına ulaşmalarını sağlayan güvenilir bir köprü niteliğinde olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Türkiye aynı zamanda güçlü bir üretim üssü, önemli bir yetkinlik merkezi ve bölgesel büyüme stratejimizin temel ülkelerinden birisidir. Türkiye'deki güçlü üretim altyapımız ve bölgesel bağlantılarımız müşterilerimize daha geniş bir coğrafyada hizmet sunmamıza imkan sağlıyor. Bugün ALPLA'nın Adana'da gerçekleştirdiği bu yatırım, her şeyden önce Türkiye'nin geleceğine ve istikrarına duyduğumuz güveni ortaya koyuyor. Türkiye'ye yalnızca bugünün koşullarıyla değil, uzun vadeli potansiyelleriyle bakıyoruz. Adana yatırımımız 10 milyon avro büyüklüğünde, yaklaşık 20 bin metrekare arazi üzerine kurulan tesisimiz 12 bin metrekare kapalı alana sahiptir. Adana'nın bölgesel gücü, Adana'yı tercih etmemizin tesadüf olmadığını gösteriyor. Adana güçlü sanayi kültürü, köklü üretim geleneği, girişimci ruhu, yetişmiş insan kaynağı ve lojistik avantajlarıyla Türkiye'nin en önemli ekonomik merkezlerinden birisidir. Aynı zamanda Çukurova'nın üretim gücünü, Akdeniz'e açılan ticaret yollarını ve çevre pazarlara erişim imkanını bir araya getiren stratejik bir merkezdir. Bu nedenle Adana yatırımı bizim için yalnızca yeni bir fabrika yatırımı değildir. Bu tesis ALPLA'nın Türkiye'deki üretim ağını güçlendiren ve bölgesel büyüme hedeflerimizi destekleyen önemli bir üretim platformudur."
Tesislerinin doğrudan istihdam yaratmanın yanı sıra alt tedarikçiler ve hizmet sağlayıcılar aracılığıyla Adana ve çevredeki bölge ekonomisine de önemli katkı sağlayacağını belirten Canoğlu, "Bugün verdiğimiz mesaj nettir, ALPLA Türkiye'ye güveniyor, Türkiye'de büyümeye, Türkiye'nin sanayi yolculuğunun uzun vadeli bir parçası olmaya devam ediyor." ifadesini kullandı.
Canoğlu, üretim kapasitelerini güçlendirirken teknoloji altyapısı, operasyonel verimliliği ve müşterilerine sundukları hizmetin kalitesini de geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi.
"Türkiye'de yatırım yapmaya devam edeceğiz"
Kendisi için en önemli konunun teknoloji, kapasite ya da makinelerden önce insan faktörü olduğunu belirten Canoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu fabrikanın arkasında projeye inanan çalışma arkadaşlarımızın emeği, müşterilerimizin güveni, tedarikçilerimizin katkısı, iş ortaklarımızın desteği, kamu kurumlarımızın ve yerel yönetimlerimizin işbirliği var. Bugün burada aslında hep birlikte ortaya koyduğumuz bu başarıyı kutluyoruz ve bu hikaye yeni başlıyor. Adana ve İzmir yatırımlarımız bizim için bir sonuç değil, yeni bir başlangıçtır. Önümüzdeki dönemde Türkiye'de kapasitemizi büyütmeye, teknolojiye, otomasyona, sürdürülebilirliğe ve insan kaynağına yatırım yapmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin bölgesel bir üretim, ihracat ve teknoloji merkezi olarak rolünü daha da güçlendireceğine inanıyoruz. ALPLA olarak biz bu büyüme hikayesinin güçlü ve uzun vadeli bir parçası olmaya devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye'nin en büyük gücünü üretmekten vazgeçmeyen insanlar olduğunu düşünüyorum."
Canoğlu, Adana'da açılışını yaptıkları tesisin de Türkiye'nin geleceğine duyduğu güvenin somut ifadesini simgelediğini kaydetti.
Konuşmaların ardından protokolde bulunanlar tarafından fabrikanın açılış kurdelesi kesildi.
Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana’da Yeni Chryso Tesisinin Temelini Attı
Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana’daki Chryso operasyonunu yeni ve daha güçlü bir üretim altyapısına taşıyacak tesisin temel atma törenini gerçekleştirdi. Yaklaşık 10.000 m² alan üzerinde faaliyet gösterecek yeni tesis, beton ve çimento katkıları ürün gruplarının üretimine odaklanarak şirketin bölgede büyüyen müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkin yanıt vermesini sağlayacak.
Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (AOSB) Weber kampüsü içinde konumlandırılan yeni Chryso tesisinin temelini attı. Yeni tesisle birlikte Chryso ve Weber markaları Türkiye’de aynı kampüs altında buluşarak entegre bir yapı kimyasalları kampüsü oluşturacak. Chryso’nun üretim, operasyon ve hizmet kabiliyetlerini daha ileriye taşımayı hedefleyen bu yapı, operasyonel sinerji yaratırken daha verimli üretim süreçleri ile müşterilerine daha iyi hizmet sunulmasına da katkı sağlayacak.
Saint-Gobain Yapı Kimyasalları Türkiye ve Orta Asya Başkan Yardımcısı Osman İlgen, yatırımın şirketin Türkiye operasyonları açısından stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Adana’daki yeni Chryso tesisimiz, sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, önümüzdeki dönemde devreye alacağımız yeni adımlarla birlikte ihracatı da destekleyen güçlü bir üretim üssü olma hedefimize hizmet ediyor. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağıyla kurguladığımız bu tesisle, geleceğin üretim anlayışını bugünden hayata geçiriyoruz”.
Tamamlandığında Saint-Gobain Yapı Kimyasalları’nın Türkiye’deki operasyonel verimliliğini önemli ölçüde artırması beklenen tesisin, yıl sonu itibarıyla devreye alınması planlanıyor. Şirketin mevcut Adana Chryso operasyonunda görev yapan ekip yeni tesiste çalışmalarını sürdürecek.
Saint-Gobain Yapı Kimyasalları, bu yatırımla hem bölge ekonomisine uzun vadeli katkı sunmayı hem de yapı kimyasalları alanında Türkiye’deki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor.
Ceyhan-Yumurtalık hattındaki petrokimya yatırımları, yeni liman projeleri, OSB’ler ve lojistik bağlantılar Adana’yı Türkiye’nin önemli üretim ve yatırım merkezlerinden biri olma yolunda taşıyor.
Çukurova Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı sunum, Adana’nın sanayi ve yatırım potansiyelinin önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde büyüyebileceğine işaret ediyor.
Adana; gelişen lojistik imkanlarıyla birlikte Marmara Bölgesi’ne alternatif bir üretim ve cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor.
Kentte 6 Organize Sanayi Bölgesi, 6 endüstri bölgesi, 1 serbest bölge ve 7 küçük sanayi sitesi bulunuyor.
Türkiye’nin önemli petrol boru hatlarının kesiştiği Ceyhan-Yumurtalık hattında petrokimya ve kimya sanayisine yönelik büyük yatırımlar planlanırken, gıda, sera ve su ürünleri alanlarında da yeni sanayi altyapıları oluşturuluyor.
HACI SABANCI OSB BÜYÜYOR
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, 22 bin 700 dekarlık alanıyla Türkiye’nin alan büyüklüğü bakımından 4’üncü büyük OSB’si konumunda.
Bölgede 500’ün üzerinde sanayi kuruluşu faaliyet gösteriyor ve 42 binin üzerinde kişiye istihdam sağlanıyor. Genişleme çalışmaları da devam ediyor.
TARIMDA SANAYİLEŞME HAMLESİ
Karataş Sera OSB’de 3 bin 200 dekarlık alanda altyapı çalışmaları tamamlandı.
Tarıma elverişli olmayan atıl arazilerde topraksız tarım yöntemiyle yılda 100 bin ton domates üretimi planlanıyor. Projenin yaklaşık 5 bin kişilik istihdam oluşturması bekleniyor.
Karataş’ta ayrıca 6 bin 448 dekarlık alanda Türkiye’nin ilk Su Ürünleri OSB’si kuruluyor. Altyapı ihalesi tamamlanan bölgede deniz ve tatlı su balıkları ile karides dahil olmak üzere yıllık 60 bin ton üretim hedefleniyor.
ENERJİ VE PETROKİMYANIN MERKEZİ: CEYHAN-YUMURTALIK
Adana’nın sanayi geleceğinde en büyük dönüşümün yaşanması beklenen bölge ise Ceyhan-Yumurtalık hattı.
Bölgede toplam 2 bin 680 MW kapasiteli EMBA ve İSKEN termik santralleri bulunuyor ve bu santrallerin Türkiye elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 8’ini karşıladığı belirtiliyor.
Ayrıca BTC, Irak-Türkiye, Ceyhan-Kırıkkale ve Batman-Dörtyol petrol boru hatlarının oluşturduğu güçlü enerji altyapısı bulunuyor. Bu hatların toplam kapasitesi 132 milyon ton/yıl seviyesinde.
Ceyhan’da 5 bin 350 dekarlık Ceyhan OSB ile Türkiye’nin ağır sanayiye yönelik ilk ve tek serbest bölgesi olduğu belirtilen 4 bin 600 dekarlık alan da faaliyet gösteriyor.
3 MİLYAR DOLARLIK PETROKİMYA YATIRIMI
Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi, Adana’nın petrokimya hedefinin merkezinde yer alıyor.
İlk etapta 13 bin 400 dekar olan bölgeye 11 bin dekarlık Erzin yeşil hidrojen alanı ve 3 bin 100 dekarlık deniz alanı ilave edildi.
Bölgedeki en büyük yatırımlardan biri olan Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi için yaklaşık 3 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor. Tesisin yıllık 472 bin ton kapasiteyle 2027 sonunda üretime başlaması planlanıyor.
Bölgede ayrıca Faz 1’de 1 milyon TEU, Faz 2’de ise 2,6 milyon TEU kapasiteli liman yatırımları sürüyor.
29 BİN 275 DEKARLIK KİMYA ENDÜSTRİ BÖLGESİ
9 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerini kapsayan 29 bin 275 dekarlık Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi ilan edildi.
Bölgenin tam kapasiteye ulaşması halinde 80 bin kişilik istihdam oluşturması bekleniyor.
SASA’DAN 11 BİN DEKARLIK YATIRIM ALANI
Yumurtalık’ta 11 bin dekarlık alan üzerinde planlanan SASA Özel Endüstri Bölgesi de Adana’nın sanayi geleceğinde önemli bir yer tutuyor.
Projede 13 milyon ton kapasiteli rafineri, entegre petrokimya kompleksi ve 3 milyon TEU kapasiteli liman planlanıyor.
İlk faz inşaatının 2028-2030 döneminde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
9 MİLYON TEU KAPASİTELİ LİMAN HEDEFİ
Adana’nın sanayi ve ihracat kapasitesini destekleyecek en önemli projelerden biri de Doğu Akdeniz Ana Konteyner Limanı.
Yumurtalık Gölova’da planlanan limanın ilk aşamada 1 milyon TEU, 2045 yılında ise yıllık 9 milyon TEU konteyner kapasitesine ulaşması hedefleniyor.
Buna Çukurova Uluslararası Havalimanı ve hızlı tren bağlantılarının eklenmesiyle Adana’nın üretim merkezlerini ulusal ve uluslararası pazarlara bağlayan daha güçlü bir lojistik ağ oluşturması hedefleniyor.
ADANA İÇİN YENİ BİR SANAYİ HARİTASI
Hacı Sabancı OSB’den Karataş’taki sera ve su ürünleri yatırımlarına, Ceyhan’daki enerji ve kimya yatırımlarından Yumurtalık’taki petrokimya ve liman projelerine kadar birçok yatırım aynı ekonomik havzada birleşiyor.
Bu projelerin planlandığı şekilde hayata geçmesi halinde Ceyhan-Yumurtalık aksının küresel ölçekte önemli bir yatırım bölgesine dönüşmesi ve Adana’nın Türkiye’nin üretim, enerji, petrokimya ve lojistik merkezlerinden biri haline gelmesi bekleniyor.
Özellikle büyük petrokimya ve liman yatırımlarının devreye girmesiyle Adana’nın sanayideki ağırlığının önemli ölçüde artması beklenirken, kentin Türkiye sanayisinde üst sıralara yükselme potansiyeli de güçleniyor.
Adana’nın önündeki tablo artık yalnızca bir sanayi yatırımı değil; tarımdan petrokimyaya, enerjiden lojistiğe uzanan büyük bir üretim ekosistemi.