Burulaş Araç Filosu Dökümü

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Efe16
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Teoride de mantıklı değil uyduruk bir ulaşım sistemi sanki otobüs almaya para yokmuş gibi lego gibi minibüs birleştirme

800px-trolleybus_lausanne.webp

Bu Lozan'da bir treylerli (yolcu römorklu) troleybüs

28219211129_0a81a53522_b (1).webp

Bu da Münih'te bir treylerli otobüs

İsviçre ve Almanya'nın 3. Dünya ülkesi olduğunu sanmıyorum @hasanberat . Eleştiriyi bu kalıplar üzerinden yapmasaydın sana hak verecektim 😂
 
Araç temin ve bakım maliyeti, gerektiğinde treyleri çıkarıp 12 metre olarak işletim imkanı gibi nedenlerle bunu öneriyorsunuz ama sahada, işletim nezdinde 18 metrelik körüklü otobüslere göre bir dezavantajı olacak mı bunu da hesaba katmak gerekiyor. 18.75 metre sınırını aşmamamız gerektiğini ve kuplör boşluğunu dikkate alırsak 12 metrelik bir otobüsün arkasında 6 metreye yakın, otobüsten bağımsız, doğrudan etkileşim kurulamayan bir alan olacak.

Metroların yekpare 120 metrelik vagon olmasına gerek yok, çünkü izole bir hat olup istasyona güvenlik görevlisi önünden geçerek girip bindiğimiz araçlar. Ancak cadde tramvayı ve otobüs gibi araçların güvenlik vb. nedenlerle yekpare olması lazım bence. Bu yüzden treylerli araç teoride mantıklı olsa da sahada, özellikle Bursa koşullarında ne derece sağlıklı olur bilemiyorum...
Oluşabilecek güvenlik sorunu önceden belirttiğim şekilde yolcuları olası sorunları çözmeye teşvik ederek çözülebilir. Doğrudan etkileşim için de şöförün konuşmalarını kabine iletecek bir interkom sistemiyle donatılr. Trenlerde de bulunan bir şey, standart bir ekipman olduğu için maliyete pek etki etmez. Çeşitli boyutlarda da alınabilir bu treylerler. Bursa otobüste gelişmiş bir şehir Karsan’a, Güleryüz’e böyle bir sistem yaptırılabilir.

Yok istersen satalım tüm araçları ?? Komik olduğunu mu sanıyorsun. Trey denilen 3.dünya ülkeleri sistemine geçelim. Biz elektrikli araç diyoruz
3. Dünya ülkelerinde de kullanılması ≠ 3. Dünya sistemi olması. Ki ben sırf bir şeyi afrika gibi öcü görülen kıtalar kullandığı için kullanılmaması gerektiğini kesinlikle reddediyorum. Bu vizyonunuzu, düşünce dünyanızı daraltmaktır. Elektrikli araçla da yapılabilir treylerler. Avrupa’da yavaş yavaş alternatif olarak kullanılmaya başlandı elektrikli körüklülerin bir türlü oturtulamamasından ötürü. Ragebait kasmak yerine yapıcı tartışmalarda bulunmanızı rica ediyorum.

Teoride de mantıklı değil uyduruk bir ulaşım sistemi sanki otobüs almaya para yokmuş gibi lego gibi minibüs birleştirme
Amaç otobüse para olmadığı için değil, otobüsleri maksimum verimli olarak çalıştırıp uzun vadede hem paradan hem de trafikten tasarruf etmek. Buradan da avantajlarını okuyabilirsiniz: https://www.itsinternational.com/fe...exible-and-cost-efficient-passenger-transport

Hem Otobüs almaya para varsa burulaş neden hala O345 çalıştırıyor diye sorarlar insana.
 
3. Dünya ülkelerinde de kullanılması ≠ 3. Dünya sistemi olması. Ki ben sırf bir şeyi afrika gibi öcü görülen kıtalar kullandığı için kullanılmaması gerektiğini kesinlikle reddediyorum. Bu vizyonunuzu, düşünce dünyanızı daraltmaktır. Elektrikli araçla da yapılabilir treylerler. Avrupa’da yavaş yavaş alternatif olarak kullanılmaya başlandı elektrikli körüklülerin bir türlü oturtulamamasından ötürü. Ragebait kasmak yerine yapıcı tartışmalarda bulunmanızı rica ediyorum.

Bakın işte burada sonuna kadar aynı fikirdeyiz. Metrobüs (BRT), troleybüs, tuktuk gibi araçlarda da aynı algılar var. Algılardan ziyade faydaya bakarım. Mikromobilite açısından tuktuk çok güzel bir araçtır mesela ama dile getirildiğinde Hindistan işi denilerek aşağılanıyor.


Hem Otobüs almaya para varsa burulaş neden hala O345 çalıştırıyor diye sorarlar insana.

Bu arada Burulaş'ın otobüs almaya parası yok. Her yıl 300 milyon civarı zarar açıklayan bir şirket ve Büyükşehir Belediyesi'nden sürekli kaynak aktarılıyor.

Burulaş filosunda şu an 12 metrelerin sayısı diğer araçlara göre çok daha fazla. Her ne kadar treyler sistemiyle ilgili endişelerimi dile getirsem de aslında Burulaş'ın ve otobüs hatlarının yüksek kapasiteli araç ihtiyacını karşılayabilmek için tek tük körüklü otobüs almak yerine 6 metrelik treylerler üretip 12 metrelerin arkasına takarak S2 vb. hatlara verebiliriz. Hatta 8 metrelere treyler takıp 14 metreye çıkararak yolcu talebi yüksek, güzergahı gereği 12 metre giremeyen, bu nedenle 8-9 metre otobüs çalışması gereken D2A vb. hatlarda da çalıştırabiliriz. Araçlar ortadan bükümlü olacağı için rahat çalışır.

Ben bu sisteme tav oldum 😀
 
Bakın işte burada sonuna kadar aynı fikirdeyiz. Metrobüs (BRT), troleybüs, tuktuk gibi araçlarda da aynı algılar var. Algılardan ziyade faydaya bakarım. Mikromobilite açısından tuktuk çok güzel bir araçtır mesela ama dile getirildiğinde Hindistan işi denilerek aşağılanıyor.




Bu arada Burulaş'ın otobüs almaya parası yok. Her yıl 300 milyon civarı zarar açıklayan bir şirket ve Büyükşehir Belediyesi'nden sürekli kaynak aktarılıyor.

Burulaş filosunda şu an 12 metrelerin sayısı diğer araçlara göre çok daha fazla. Her ne kadar treyler sistemiyle ilgili endişelerimi dile getirsem de aslında Burulaş'ın ve otobüs hatlarının yüksek kapasiteli araç ihtiyacını karşılayabilmek için tek tük körüklü otobüs almak yerine 6 metrelik treylerler üretip 12 metrelerin arkasına takarak S2 vb. hatlara verebiliriz. Hatta 8 metrelere treyler takıp 14 metreye çıkararak yolcu talebi yüksek, güzergahı gereği 12 metre giremeyen, bu nedenle 8-9 metre otobüs çalışması gereken D2A vb. hatlarda da çalıştırabiliriz. Araçlar ortadan bükümlü olacağı için rahat çalışır.

Ben bu sisteme tav oldum 😀
treylerli sistemde aynı zamanda eğer araçlar linked wheel steering'e sahip olursa körüklülerin dönemeyeceği bazı sert virajları aşabilir. çünkü körüklüde bütün araç dönerken böyle bir sistemde sistemde önce araç sonra treyler döner. isviçrenin zug eyaletinde bütün dünyanın körüklü kullandğı zamanlar treylerden vazgeçmemelerinin altında da bu sebep yatıyor. dağ yollarına verilebiliyordu bu özelliklerinden ötürü.
dönüş şekli:
 
treylerli sistemde aynı zamanda eğer araçlar linked wheel steering'e sahip olursa körüklülerin dönemeyeceği bazı sert virajları aşabilir. çünkü körüklüde bütün araç dönerken böyle bir sistemde treylerli sistemde önce araç sonra treyler döner. isviçrenin zug eyaletinde bütün dünyanın körüklü kullandğı zamanlar treylerden vazgeçmemelerinin altında da bu sebep yatıyor. dağ yollarına verilebiliyordu bu özelliklerinden ötürü.
dönüş şekli:


Aslında bu sistem tam İstanbul Metrobüs'lük. Çekiş önden olacağı için Akia Ultra LF25'lerdeki gibi ağırlık merkezi, tahrik aksının savurması vb. sorunlar olmaz. Çift körüklü otobüslerde arkadan tahrik maalesef böyle bir handikapa sahip. Van Hool'ün çift körüklüsü 2. akstan tahrikli olduğu için bi nevi treyler sistemi gibiydi.

@sezgin_ist ne dersin?
 
Aslında bu sistem tam İstanbul Metrobüs'lük. Çekiş önden olacağı için Akia Ultra LF25'lerdeki gibi ağırlık merkezi, tahrik aksının savurması vb. sorunlar olmaz. Çift körüklü otobüslerde arkadan tahrik maalesef böyle bir handikapa sahip. Van Hool'ün çift körüklüsü 2. akstan tahrikli olduğu için bi nevi treyler sistemi gibiydi.

@sezgin_ist ne dersin?
kesinlikle kağıthanelik bir sistem tek sorun karsanlar
 
Aslında bu sistem tam İstanbul Metrobüs'lük. Çekiş önden olacağı için Akia Ultra LF25'lerdeki gibi ağırlık merkezi, tahrik aksının savurması vb. sorunlar olmaz. Çift körüklü otobüslerde arkadan tahrik maalesef böyle bir handikapa sahip. Van Hool'ün çift körüklüsü 2. akstan tahrikli olduğu için bi nevi treyler sistemi gibiydi.

@sezgin_ist ne dersin?

Ülkemiz genelinde treylerli otobüs görmeyince gözüme bir değişik gözüktü. Böyle bir sistemi yapacaklarını sanmam. Belediyelerdeki yöneticiler değişik sistemlere pek açık değil gördüğüm kadarıyla. Sadece test için elektrikli araçları deniyorlar.
 
Belediyelerdeki yöneticiler değişik sistemlere pek açık değil gördüğüm kadarıyla.

Maalesef değiller. Ben buna "bürokrasi zihniyeti" diyorum. Pek kalıpların dışına çıkmıyorlar. Belediyelerin yanında taksiciler, servisçiler, halk otobüsçüleri gibi ticari araç esnafları da aynı şekilde gelişime ve yeniliklere kapalılar. Bu olmamalı.
 
Maalesef değiller. Ben buna "bürokrasi zihniyeti" diyorum. Pek kalıpların dışına çıkmıyorlar. Belediyelerin yanında taksiciler, servisçiler, halk otobüsçüleri gibi ticari araç esnafları da aynı şekilde gelişime ve yeniliklere kapalılar. Bu olmamalı.

Bir örnek vereyim. Özel halk otobüsleri mikrobüs sistemi olsun, sözleşmelilerin minibüs işletimi olsun, kartlı sisteme geçiş yapan minibüsler olsun, Burulaş bu konuda "burunsuz araç" takıntısına sahip. Bu yüzden yıllardır Karsan Jest'e maruz kalıyoruz, Centro da yeni yeni piyasaya oturuyor.

Diğer belediyelerde de çok yüksek olasılıkla böyle bir takıntı var. Bundan dolayı da Sprinter City'nin iç piyasaya oturamadığını düşünüyorum.

"Minibüs burunlu olunca hizmet mi aksıyor, kalitesi mi düşüyor?" diye sorarım mesela.
 
Bir örnek vereyim. Özel halk otobüsleri mikrobüs sistemi olsun, sözleşmelilerin minibüs işletimi olsun, kartlı sisteme geçiş yapan minibüsler olsun, Burulaş bu konuda "burunsuz araç" takıntısına sahip. Bu yüzden yıllardır Karsan Jest'e maruz kalıyoruz, Centro da yeni yeni piyasaya oturuyor.

Diğer belediyelerde de çok yüksek olasılıkla böyle bir takıntı var. Bundan dolayı da Sprinter City'nin iç piyasaya oturamadığını düşünüyorum.

"Minibüs burunlu olunca hizmet mi aksıyor, kalitesi mi düşüyor?" diye sorarım mesela.
Sprinter oldukça yaygın bir dolmuş aracı aslında? MB Türk kesinlikle bu Sprinter City’i ülkemize getirtmeli. Şu an “dolmuş” olarak kullanılan Sprinter’lardan kat be kat daha iyi bir araç olacağı kanısındayım
 
Sprinter oldukça yaygın bir dolmuş aracı aslında? MB Türk kesinlikle bu Sprinter City’i ülkemize getirtmeli. Şu an “dolmuş” olarak kullanılan Sprinter’lardan kat be kat daha iyi bir araç olacağı kanısındayım

Sprinter City 45 (tek kapılı): 7.4 metre
Sprinter City 65 (çift kapılı): 7.7 metre
Sprinter City 75 (çift kapılı): 8.5 metre
Sprinter City 77 (çift kapılı üç akslı): 8.7 metre

Kesinlikle dolmuştaki Sprinter'lardan çok daha iyi ama bu insanlar Jest ve Centro'ya da pahalı diyor. Üstelik Sprinter City otomatik vites ve arka çift teker. Otomatik vitesi maliyet, çift tekeri yakıt tüketimini arttırdığı için tercih etmeyeceklerdir. Bu yüzden de aslında Sprinter City ülkemizde tutunamadı, daha önce denendi.

Panelvan açması araçlarda panelvanlar yolcu taşıma dinamiğine uygun olmadığı için maalesef bol zıplamalı ve düşük konforlu yolculuk yapıyoruz. Başka bir başlıkta Deutsche Bahn'a ait bir açma Fiat Ducato'yu paylaşmıştım, o da oldukça iyiydi. Gönlümüz fabrikasyondan yana ancak markalar tarafından yetkilendirilmiş dizayncılar yurtdışına oldukça güzel işler yapıyor. Türkiye'deki minibüs/dolmuş esnafı bu güzel araçları talep edecek kadar vizyoner değil. Bir plakaya milyonlar bağlarken cömert olup o plakayı takacağı aracı alırken cimri olan bu esnaf, aldığı araçlarda yolcu konforunu göz önünde bulundurmak yerine kendilerini düşünerek hareket ediyorlar.

Ankara merkezli bir minibüs dizayncısı olan Cancan tarafından yapılan araçlara bakın. Araçların iç dizaynını bir şeye çok benzetiyorum ama söylemeye dilim varmıyor, terbiyem müsaade etmiyor. Böyle insanların Sprinter City talep etmesi ve yönelmesi gerçek dışı olur.
 
Sprinter City 45 (tek kapılı): 7.4 metre
Sprinter City 65 (çift kapılı): 7.7 metre
Sprinter City 75 (çift kapılı): 8.5 metre
Sprinter City 77 (çift kapılı üç akslı): 8.7 metre

Kesinlikle dolmuştaki Sprinter'lardan çok daha iyi ama bu insanlar Jest ve Centro'ya da pahalı diyor. Üstelik Sprinter City otomatik vites ve arka çift teker. Otomatik vitesi maliyet, çift tekeri yakıt tüketimini arttırdığı için tercih etmeyeceklerdir. Bu yüzden de aslında Sprinter City ülkemizde tutunamadı, daha önce denendi.

Panelvan açması araçlarda panelvanlar yolcu taşıma dinamiğine uygun olmadığı için maalesef bol zıplamalı ve düşük konforlu yolculuk yapıyoruz. Başka bir başlıkta Deutsche Bahn'a ait bir açma Fiat Ducato'yu paylaşmıştım, o da oldukça iyiydi. Gönlümüz fabrikasyondan yana ancak markalar tarafından yetkilendirilmiş dizayncılar yurtdışına oldukça güzel işler yapıyor. Türkiye'deki minibüs/dolmuş esnafı bu güzel araçları talep edecek kadar vizyoner değil. Bir plakaya milyonlar bağlarken cömert olup o plakayı takacağı aracı alırken cimri olan bu esnaf, aldığı araçlarda yolcu konforunu göz önünde bulundurmak yerine kendilerini düşünerek hareket ediyorlar.

Ankara merkezli bir minibüs dizayncısı olan Cancan tarafından yapılan araçlara bakın. Araçların iç dizaynını bir şeye çok benzetiyorum ama söylemeye dilim varmıyor, terbiyem müsaade etmiyor. Böyle insanların Sprinter City talep etmesi ve yönelmesi gerçek dışı olur.
Türkiyede minibüsler en fazla yolcuyu nasıl alırız mantığı ile çalışıyor zorunluluk olmasa hiç koltuk da olmaz o kadar eminim ki
 
Türkiyede minibüsler en fazla yolcuyu nasıl alırız mantığı ile çalışıyor zorunluluk olmasa hiç koltuk da olmaz o kadar eminim ki

10 yıl önce olsa minibüsçüyü ve özel halk otobüsçüsünü daha fazla eleştirirdim ancak bugün geldiğimiz noktada belediyeler ve belediyelerin ulaşım işletmelerinin düşen kalitesi nedeniyle bu esnafları eleştirmeye yüzüm kalmıyor açıkçası.

Bu yaz Bursa'da çoğu özel halk otobüsü ve minibüs klimayı açmadı mesela. Adama diyemiyorum ki "Neden klima açmıyorsun, yakıt parasını mı düşünüyorsun?" Desem bana, "Burulaş araçlarının klimaları da çalışmıyor hatta adamlarda klimasız otobüsler var." diyecek. Haklı mı haklı.

Eskiden belediyeler ulaşım konusunda özel taşımacılara örnek olurdu bugün onlardan aşağı kalır yanı yok. Maalesef.
 
8 metre araç alınacaksa yüksek taban olmaması çok önemli bence Kocaelide tüm öholar 8-9 mt araçlar kullanıyor özellikle yaşlılar çok zorlanıyor inip binmelerde

Şuan novocity içindeyim bu araçta 2 basamak şoför tarafında 3 basamak yükseklik var
 
8 metre araç alınacaksa yüksek taban olmaması çok önemli bence Kocaelide tüm öholar 8-9 mt araçlar kullanıyor özellikle yaşlılar çok zorlanıyor inip binmelerde

Şuan novocity içindeyim bu araçta 2 basamak şoför tarafında 3 basamak yükseklik var

Novociti, Sultan City ve Prestij City (bu sınıftaki araçlar) 7-8 metre arasında olduğu için 7 metre olarak anıyoruz. Burulaş'ı ve özel halk otobüslerini çok sık eleştirsek te modifiyeye izin vermemeleri gibi iyi iş çıkardıkları bir nokta da 7 metre sınıfı araca izin vermemeleri. Bursa'da bildiğim kadarıyla sadece B33G ve B33M hatlarındaki araçlar kaldı. Gerek ilçelerde gerek merkezde Burulaş ya Jest/Centro ya da Atak/Novociti Life (8 metre) almanıza izin veriyor.

Ayazlar'ın 4A ve 4İ hattında henüz 2018 model olan Sultan City'lerin de geçtiğimiz yıl filodan çıkarılıp Burulaş'a ait Atak'ların bu yükleniciye satılması bir örnektir mesela.
 
Novociti, Sultan City ve Prestij City (bu sınıftaki araçlar) 7-8 metre arasında olduğu için 7 metre olarak anıyoruz. Burulaş'ı ve özel halk otobüslerini çok sık eleştirsek te modifiyeye izin vermemeleri gibi iyi iş çıkardıkları bir nokta da 7 metre sınıfı araca izin vermemeleri. Bursa'da bildiğim kadarıyla sadece B33G ve B33M hatlarındaki araçlar kaldı. Gerek ilçelerde gerek merkezde Burulaş ya Jest/Centro ya da Atak/Novociti Life (8 metre) almanıza izin veriyor.

Ayazlar'ın 4A ve 4İ hattında henüz 2018 model olan Sultan City'lerin de geçtiğimiz yıl filodan çıkarılıp Burulaş'a ait Atak'ların bu yükleniciye satılması bir örnektir mesela.
Konuyu saptırnadan sadece ilk dediğinize ek olarak modifiye dışında araçlarda herhangi bir radyo vs. kullanımına da müsaade etmiyor onu farkettim araçlarda radyo yok olanlarda kullanmıyor veya söktürüyorlar çok bir yandan saçma araçda şoför yolcu yokken hat dışı iken müzik falan dinleyebilir veya hattayken rahatsız etmeyecek düzeyde haber falan dinleyebilir bence.

İnegöl'de şuan aktif olarak Centro Ve Sultan LF var ama alım olsa demekki ya Atak ya da Novociti Life dışı alamaz onu anlıyoruz buradan İnulaş ne kadar 12 metre isterse Burulaş buna müsaade etmeyecek yanlış söylemiyorsam.

Ayrıca şuanki alımların ağırlıklı olarak Burulaş yönetimi Otokar ile anlaşmaya falan varıp toplu bir Centro alımı yapması gerek eğer Jestler istenmiyorsa. ÖHO'nun da Jest inadını bitirip bence Centro'ya geçmeleri daha doğru olacak otomatik vites olması, kapasitesini karşılayabilecek olması ÖHO esnafı açısından rahat olacaktır. Otobüs ruhsatlı minibüs benim gözümde Centro'dur.
 
Konuyu saptırnadan sadece ilk dediğinize ek olarak modifiye dışında araçlarda herhangi bir radyo vs. kullanımına da müsaade etmiyor onu farkettim araçlarda radyo yok olanlarda kullanmıyor veya söktürüyorlar çok bir yandan saçma araçda şoför yolcu yokken hat dışı iken müzik falan dinleyebilir veya hattayken rahatsız etmeyecek düzeyde haber falan dinleyebilir bence.

İnegöl'de şuan aktif olarak Centro Ve Sultan LF var ama alım olsa demekki ya Atak ya da Novociti Life dışı alamaz onu anlıyoruz buradan İnulaş ne kadar 12 metre isterse Burulaş buna müsaade etmeyecek yanlış söylemiyorsam.

Ayrıca şuanki alımların ağırlıklı olarak Burulaş yönetimi Otokar ile anlaşmaya falan varıp toplu bir Centro alımı yapması gerek eğer Jestler istenmiyorsa. ÖHO'nun da Jest inadını bitirip bence Centro'ya geçmeleri daha doğru olacak otomatik vites olması, kapasitesini karşılayabilecek olması ÖHO esnafı açısından rahat olacaktır. Otobüs ruhsatlı minibüs benim gözümde Centro'dur.

Dikkati dağıtmayacak derecede teyp kullanımı benim açımdan da mahsuru olmayan bir durum ama bunu tüm şoförlerin uygulayacağının garantisi yok. Modifiye izni verilse aracını adını söylemek istemediğim mekanlara benzetecek kişilere teyp izni verdiğinizde bu insanların teybi nizami kullanacağını mı düşünüyorsunuz? Böyle bir şey olsa eminim ki birileri teybi araç içi anons sisteminin hoparlörlerine bağlayıp yolculara müzik dinletir. Bu iznin verilmemesi bir bakıma da bunların öngörüsünden.

12 metreye izin verilmemesini ben Bursabeyi örneğinden, Burulaş'ın araç boyutlarına karışabildiğini açıklamak için söylemiştim. Bu, İnulaş'a 12 metrelik araç izni verilmeyeceği yönünde anlaşılmasın. İnulaş bugün alım yapmak istese aralarındaki anlaşmaya göre alabileceği araç tipi belirlenir. Yükleniciler ve Burulaş ile sözleşmelerinden bağımsız olarak Bursa'da hiçbir yükleniciye 7 metre yüksek taban araç izni verilmediğini söylemek istemiştim.

Kent'lerin kronik arızası, Doruk'ların canlı bomba oluşu nedeniyle Burulaş, Otokar'a mesafeli. Yüklenicilere marka konusunda karışmıyor, bu yüzden özel halk otobüsleri ve sözleşmelilerde Kent, Doruk ve Centro görebiliriz ama aksi bir durum olmadıkça Burulaş'a Otokar'dan bir alım yapılması şu an için imkansız.
 
Aynen öyle siprinter 75 i zorunlu tutacan bare onu alsınlar millet rahat etsin.
Çift kapılı araçlara talep var son zamanlarda dolmuş ahalisinden. Bu seneydi sanırım, iveco daily’e fabrikadan ikinci kapı seçeneği geldi.

İstanbulda otobüs şöförleri bazen tek kulaklıkla müzik dinliyor. Dolmuş şöförleri kısık sesle müzik açabiliyorlar. Bir akşam vakti sprinterda arka planda semicenk çalarken oradan oraya savrulmuşluğum var
 
Dikkati dağıtmayacak derecede teyp kullanımı benim açımdan da mahsuru olmayan bir durum ama bunu tüm şoförlerin uygulayacağının garantisi yok. Modifiye izni verilse aracını adını söylemek istemediğim mekanlara benzetecek kişilere teyp izni verdiğinizde bu insanların teybi nizami kullanacağını mı düşünüyorsunuz? Böyle bir şey olsa eminim ki birileri teybi araç içi anons sisteminin hoparlörlerine bağlayıp yolculara müzik dinletir. Bu iznin verilmemesi bir bakıma da bunların öngörüsünden.

12 metreye izin verilmemesini ben Bursabeyi örneğinden, Burulaş'ın araç boyutlarına karışabildiğini açıklamak için söylemiştim. Bu, İnulaş'a 12 metrelik araç izni verilmeyeceği yönünde anlaşılmasın. İnulaş bugün alım yapmak istese aralarındaki anlaşmaya göre alabileceği araç tipi belirlenir. Yükleniciler ve Burulaş ile sözleşmelerinden bağımsız olarak Bursa'da hiçbir yükleniciye 7 metre yüksek taban araç izni verilmediğini söylemek istemiştim.

Kent'lerin kronik arızası, Doruk'ların canlı bomba oluşu nedeniyle Burulaş, Otokar'a mesafeli. Yüklenicilere marka konusunda karışmıyor, bu yüzden özel halk otobüsleri ve sözleşmelilerde Kent, Doruk ve Centro görebiliriz ama aksi bir durum olmadıkça Burulaş'a Otokar'dan bir alım yapılması şu an için imkansız.
Açık konuşmak gerekirse İnegöl'de bazen araçlar radyo kullanıyor onu görüyorum ve rahatsız etmeyecek düzeyde oluyor tabii bazı şoförler kullanmıyor o tercih meselesi.
Modifiye konusunda Antalya bu konuda baya sağlam araclar modifiyesini bazı araçlar abartmış ama bazıları güzel.Bursa'da da belirli başlı.araçlarda aksesuarlar var ve abartılı değil hani o şoförün kendisine bağlı.
Teyp araç içi anons sisteminden bağımsız olacak ki bazı şehirlerde bu şekilde olduğunu gördüm ondan sorun yaşanmaz.
Yüksek tabana bende karşıyım alçak taban alımı daha iyi olacak her zaman.
Çogu il şuan Otokar kullanıyor Bursa dahil ki Sakarya başlı başına Otokar dolu (fabrikası Sakarya'da olması bir yana)
Araç tercihleri özellikle Metrobüslerinde kullanılan araçlar KENT XL ve uzunluğu baya var ki Bursa da Akia daha önceki konularda Konkardo sürecinde denilmişti şuanki durumunu bilmiyorum ama.
 
Açık konuşmak gerekirse İnegöl'de bazen araçlar radyo kullanıyor onu görüyorum ve rahatsız etmeyecek düzeyde oluyor tabii bazı şoförler kullanmıyor o tercih meselesi.
Modifiye konusunda Antalya bu konuda baya sağlam araclar modifiyesini bazı araçlar abartmış ama bazıları güzel.Bursa'da da belirli başlı.araçlarda aksesuarlar var ve abartılı değil hani o şoförün kendisine bağlı.
Teyp araç içi anons sisteminden bağımsız olacak ki bazı şehirlerde bu şekilde olduğunu gördüm ondan sorun yaşanmaz.
Yüksek tabana bende karşıyım alçak taban alımı daha iyi olacak her zaman.
Çogu il şuan Otokar kullanıyor Bursa dahil ki Sakarya başlı başına Otokar dolu (fabrikası Sakarya'da olması bir yana)
Araç tercihleri özellikle Metrobüslerinde kullanılan araçlar KENT XL ve uzunluğu baya var ki Bursa da Akia daha önceki konularda Konkardo sürecinde denilmişti şuanki durumunu bilmiyorum ama.
Kent XL’ı hiç bir istanbullunun övdüğünü görmedim. Hatta denir ki İETT’nin Otokar’la arasının bozulmasına yol açan araç. Belki sakarya’dakiler iyidir ama.
 
Geri
Üst