Burulaş Araç Filosu Dökümü

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Efe16
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Fikrinizin uygulanması çok zor. Arkaya bağlanmış araca binecek yolculardan ücret tahsili sıkıntısı var. Arkadaki araçtaki validatöre kart okutmalarını beklemek günümüz toplumunun ahlaki çöküşünün karşısında toz pembe bir beklenti olur. Toplu taşımada kalabalıktan dolayı ön kapı dışındaki kapılardan binip kartını uzatmayan mı ararsınız, şoföre ücretsiz biniş için teklifte bulunan mı, özellikle boş kart basıp şoförü oyalayıp sonrasında başka yolcu veya banka kartı aracılığıyla hiçbir şekilde ücretini ödemeyip inen mi ararsınız.

Lastik tekerlekli taşımacılık maalesef raylı sistem kadar nizami olamıyor. Treyler araçtaki yolcular ile çekici araçtaki şoför arasında doğrudan bir etkileşim olamaması işleyişte çok sorunlara neden olur.

Bir de bu sistemde şoförlere körüklü otobüs süren şoförlerdeki gibi römorklu otobüs (DE) sınıfı ehliyet gerektirir. Bu da bir handikap.
Dediğiniz sorun treylere bir adet hem biletçi hem güvenlik vasfı gören, en az şöför kadar yetkili olacak biri konarak çözülebilir (hatta masraf gözüyle bakılıyorsa dolmuş şöförleri boş olduğu vakitler bu görevi gerekirse teşviklerle devralabilirler). Treylerler şöförle iletişim kurmak için bir interkom sistemine sahip diye biliyorum. Şöför kameradan da görebiliyor.

Ehliyet olarak CE yeterli olmaz mı?
 
Dediğiniz sorun treylere bir adet hem biletçi hem güvenlik vasfı gören, en az şöför kadar yetkili olacak biri konarak çözülebilir (hatta masraf gözüyle bakılıyorsa dolmuş şöförleri boş olduğu vakitler bu görevi gerekirse teşviklerle devralabilirler). Treylerler şöförle iletişim kurmak için bir interkom sistemine sahip diye biliyorum. Şöför kameradan da görebiliyor.

Ehliyet olarak CE yeterli olmaz mı?

28219211129_0a81a53522_b.webp

@Efe16 abi arkadaş bunun minibüs / 8 metre için olanını düşünüyor sen ne dersin? Ben sürdürülebilir bulmadım açıkçası.
 
Olmaz maalesef 18 m koyarsın.
Körüklünün yürütme maliyeti çok yüksek ayrı garaj açmak ayrı şöför tutmak gerek eğer 8m nüfusunda patlama yaşanırsa bunların bazılarını treylere çevirip biribirine bağlamak çok daha kârlı olacaktır. Ayrı garaj masrafı yok, dolmuş şöförleri kısa bir eğitimle gerekli ehliyeti edinebilir vs.
Verimli olmaz demek istedim.
Bence doğru bir filo yönetimiyle Verimli olur. Körüklüyü verimli kullanmak zor bir olay. Treylerlide araç düz midibüse dönüştürülebileceği için çok daha versatil.
 
Körüklünün yürütme maliyeti çok yüksek ayrı garaj açmak ayrı şöför tutmak gerek eğer 8m nüfusunda patlama yaşanırsa bunların bazılarını treylere çevirip biribirine bağlamak çok daha kârlı olacaktır.
Öyle bir durum olamaz maalesef çok konuşulacak bir konu değil belediyeler nezdinde
 
Öyle bir durum olamaz maalesef çok konuşulacak bir konu değil belediyeler nezdinde
Biz dile getirebiliriz bu tip şeyleri. Mesela Elektrikli Körüklülerin bir türlü oturtulamamasından ötürü Münih Solaris’e elektrikli otobüs ve 11 metre treyler yaptırdı. Çok da iyi sonuç alındı, hatta dizelden üstün olduğu noktalar da ortaya çıktı. https://www.solarisbus.com/en/press/2000-solaris-buses-in-germany-431

Avrupa’daki Elektrikli dönüşümü körüklüleri oldukça olumsuz etkiledi karmaşık yapısından ötürü. İnsanlığın treylerli otobüslere geri dönmesi bence olasııdr. 60-70lerde treylerli otobüslerin yerini körüklü almasının sebebi teknolojinin o zamanlar teknolojinin yeterince gelişmemiş olmasıydı. Şimdi hem teknolojinin daha iyi bir yerde olması hem artık şirketlerin daha akıllıca, daha versatil çözümlere yönelmesi hem de körüklülerin bir türlü elektrikli olamamasından ötürü Treylerli otobüslerin bence önü açık.
 
Son düzenleme:
Biz dile getirebiliriz bu tip şeyleri. Mesela Elektrikli Körüklülerin bir türlü oturtulamamasından ötürü Münih Solaris’e treyler çekmeye uygun elektrikli 12 metre yaptırdı. Çok da iyi sonuç alındı, hatta dizelden üstün olduğu noktalar da ortaya çıktı. Haberi bulamadım

Attığım örnek te Münih'ten bir araç olması lazım. Ama şöyle bir durum var, örnek römorklu otobüslerde treyler araç bir otobüs değil, yolcu taşıma için üretilmiş şoför kabini, çekişi vs. bulunmayan bir kapalı römork. Siz otobüsleri bi nevi tren seti gibi birbirine bağlayarak çalıştırmayı öneriyorsunuz. Öncelikle ilgili mevzuatlar buna izin verir mi bunun değerlendirilmesi lazım, otobüsü römork gibi bağlamak ile otobüse römork bağlamak arasında bir fark olduğu ortada.

Treyler araçta araç içi asayiş, nizami ücret toplama vb. nedenlerden bir görevli bulunmasını söylediniz. Şu an toplu taşımada maliyetleri en aza indirme disiplini hakimken böyle bir uygulama için ayrıca personel istihdamı yapılmasını beklemek gerçeklikten biraz uzak. Zira körüklü otobüste böyle bir şey yapmanıza gerek kalmıyor.

Bursa'da sözleşmeli taşımacılar (İstanbul'daki eski erguvanlar ile aynı mantık) Burulaş'ın belirlediği araç sayısı kadar filo oluşturabiliyor. Örneğin Burulaş, bu sözleşmeli taşımacılardan biri olan Bursabeyi'ne filo büyütme için en fazla 15 araç alabileceği yönünde izin verirse Bursabeyi 16. aracı koyamaz. Özel Halk Otobüsleri'nde zaten sabit sayıda M plakalı araçlar ile işletim yapılıyor. Otobüsleri katarlayıp çalıştırma, tek bir aracın hat üzerindeki seyri konusunda avantaj sağlasa da bütüne baktığınızda sabit sayıdaki aracın katarlama nedeniyle belirli hatlarda yoğunlaşmasına bu nedenle diğer hatlarda mağduriyet oluşmasına sebep olabilir. Yani her katarlamada sınırlı sayıdaki aracın dağınık çalışma potansiyelini ortadan kaldırıyorsunuz.

Römorklu otobüs işi mantıksız değil, aslında Bursa'da raylı sistem yerine yer altı troleybüs hatları (Silverline ve Tateyama gibi) önermemiz gibi görece daha düşük maliyetli esnek bir çözüm. DE sınıfı ehliyet işi de kolay, körüklü otobüs süren şoförde zaten bu ehliyet var. Sizin fikrinizi otobüsleri birbirine bağlamak yerine mevcut araçlara bağlanabilecek Münih'tekine benzer yolcu taşıma römorkları üretilip yoğun saatlerde araçların arkasına takılarak devreye alınması şeklinde iyileştirmek isterim. Böylece farklı araç tipi almak zorunda kalmadan yoğun ve seyrek saatlerin farklı ihtiyaçlarını tek araçla karşılayabilirler.
 
Attığım örnek te Münih'ten bir araç olması lazım. Ama şöyle bir durum var, örnek römorklu otobüslerde treyler araç bir otobüs değil, yolcu taşıma için üretilmiş şoför kabini, çekişi vs. bulunmayan bir kapalı römork. Siz otobüsleri bi nevi tren seti gibi birbirine bağlayarak çalıştırmayı öneriyorsunuz. Öncelikle ilgili mevzuatlar buna izin verir mi bunun değerlendirilmesi lazım, otobüsü römork gibi bağlamak ile otobüse römork bağlamak arasında bir fark olduğu ortada.
İkisi de olabilir. Ki geçmişte treyler için otobüslerin/araçların motor vs aksamları sökülüp treyler olarak kullanılmışlığı var.
Treyler araçta araç içi asayiş, nizami ücret toplama vb. nedenlerden bir görevli bulunmasını söylediniz. Şu an toplu taşımada maliyetleri en aza indirme disiplini hakimken böyle bir uygulama için ayrıca personel istihdamı yapılmasını beklemek gerçeklikten biraz uzak. Zira körüklü otobüste böyle bir şey yapmanıza gerek kalmıyor.
Aslında şöför tek başına asayiş için yeterli olabilir. Şöyle ki: dediğiniz gibi insanlar kart basmamak için binbir takla atıyor. Hobbes der ki insanlar kötücüldür. Yolcular da insandır. Yani böyle bir durumda gerekli hazırlıklar yapılırsa asayişi sağlamak için şöför birincil, yolcular ikincil savunma mekanizması olarak kullanılabilir.

Yorumlarınız için teşekkürler.
 
İkisi de olabilir. Ki geçmişte treyler için otobüslerin/araçların motor vs aksamları sökülüp treyler olarak kullanılmışlığı var.

Aslında şöför tek başına asayiş için yeterli olabilir. Şöyle ki: dediğiniz gibi insanlar kart basmamak için binbir takla atıyor. Hobbes der ki insanlar kötücüldür. Yolcular da insandır. Yani böyle bir durumda gerekli hazırlıklar yapılırsa asayişi sağlamak için şöför birincil, yolcular ikincil savunma mekanizması olarak kullanılabilir.

Yorumlarınız için teşekkürler.

Yani treylerdeki yolculardan kart basmayan olursa diğer yolcuların göstereceği uyarı, ayıplama vb. tepkiler bu sorunun çözümü olsun diyorsunuz. Çok geçerli bir çözüm zaten insan doğası gereği yanlışları düzeltmeye meyillidir. Her ne kadar son dönemde bu duyarlılık azalsa da...

Aslında boş treyler yerine doğrudan bir otobüsün bağlanmasında gereken bağlantıları ve altyapıları sağlarsanız çekiş için treyler olarak bağlanan aracın motorundan da yararlanılabilir. Tabii düz vites araçlar için dediğim geçerli değil.
 
Yani treylerdeki yolculardan kart basmayan olursa diğer yolcuların göstereceği uyarı, ayıplama vb. tepkiler bu sorunun çözümü olsun diyorsunuz. Çok geçerli bir çözüm zaten insan doğası gereği yanlışları düzeltmeye meyillidir. Her ne kadar son dönemde bu duyarlılık azalsa da...

Aslında boş treyler yerine doğrudan bir otobüsün bağlanmasında gereken bağlantıları ve altyapıları sağlarsanız çekiş için treyler olarak bağlanan aracın motorundan da yararlanılabilir. Tabii düz vites araçlar için dediğim geçerli değil.
Haklısınız. Ki bu dediğimin en iyi şekilde olması için yüksek sayıda 8m lazım. Treylerler 8m olursa illa 8m ile beraber çalışmasına gerek yok karayollarından izin alınırsa 12m ile de çalıştırılabilir. Oluşacak araba aynı zamanda körüklüden daha iyi manevra yapabilecektir linked wheel steering denen olay yapılırsa. Bu aynı zamanda körüklünün giremeyeceği yerlere körüklünün yerini alabilecek bir araç demek. istanbulda kağıthane mesela. Orada tek körüklü çalışabilecek hat K3, o da dümdüz ana arterde ilerlemesinden ötürü. Kağıthane'de mesela körüklü giremeyen bir hat var 41ST, bütün seferleri dolu ve kağıthanedeki mükemmel kentleşmeden ötürü sadece 12M verilebiliyor. Öyle ki bu hatla aynı güzergahta ilerleyen bir dolmuş hattı var Seyrantepe-Topkapı diye, o da paket oluyor. Olası bir minibüs dönüşümünde (ki Şişli-Kağıthane de sanırım biraz denendi) bu minibüsçüler İETT bünyesine dahil edip dolmuş hatlarını 41ST ile birleştirip altlarına da treylerli otobüs vermek bence bu hattı çözecektir.
 
Son düzenleme:
Yani treylerdeki yolculardan kart basmayan olursa diğer yolcuların göstereceği uyarı, ayıplama vb. tepkiler bu sorunun çözümü olsun diyorsunuz. Çok geçerli bir çözüm zaten insan doğası gereği yanlışları düzeltmeye meyillidir. Her ne kadar son dönemde bu duyarlılık azalsa da...
bu duyarlılık mesela otobüsün asayişini sağlayan, koruyan yolculara madalya takdim etmek tarzında ödüllendirilirse yeniden alevlenir. hem de toplum hafızasında bunun bir suç, ayıp olduğu yer eder. bunun sonucunda bu kart basmama gibi davranışları sergileyen insanların oranı da azalır. bütün bunların hepsinin sonucunda bence otobüse binmek halk nezdinde sadece bir eylem olmaktan çıkıp oraların da disiplin gerektiren ciddi ortamlar olduğunu kavrar. eğer bu şöforlere de sirayet ederse otobüslerimiz de olabildiğince dakik araçlar olur raylı sistem olmadığı için binilen bir şey olmaktan çıkar. bütün bunların hepsi ridership'i yükseltir, araba trafiğini azaltmaya yardımcı olur.
 
Elinize sağlık güzel çekim. Fakat aracın sol tarafındaki bir far yanmıyor ve aracın tampon kısmı ile üst kısımı tam oturmamış gibi o dikkatimi çekti.

Farı yanmıyor dediğiniz aracın sağ tarafı. Sol tarafında yanan da sinyal lambası. Araç muhtemelen duraktan yeni kalkmış, sola sinyal veriyor.
 
Neden aydınlık havada şöförler farı yakıyor? Pandemiden sonra arttı bu durum. Yanlış hatırlamıyorsam hakkında birkaç bilimsel çalışma vardı. Ben israf olduğunu düşünüyorum

Fark edilebilirlik gerekçesiyle yakılıyor. Hatta günümüz araçlarında Euro standartları gereği ya kısa farların sürekli yanması ya da araçta bunun için bir gündüz farı bulunup bunun sürekli yanması gerekiyor. Motosikletlerde de mesela motoru çalıştırdığınız andan itibaren kısa farlar sürekli yanar, kapatamazsınız. Faydası tartışılır.
 
Bence burulaş körüklüleri yavaş yavaş treylerli ile değiştirmeli. Körüklüye bakmak Burulaş’ı mali bakımdan zorluyor anlaşılan

Araç temin ve bakım maliyeti, gerektiğinde treyleri çıkarıp 12 metre olarak işletim imkanı gibi nedenlerle bunu öneriyorsunuz ama sahada, işletim nezdinde 18 metrelik körüklü otobüslere göre bir dezavantajı olacak mı bunu da hesaba katmak gerekiyor. 18.75 metre sınırını aşmamamız gerektiğini ve kuplör boşluğunu dikkate alırsak 12 metrelik bir otobüsün arkasında 6 metreye yakın, otobüsten bağımsız, doğrudan etkileşim kurulamayan bir alan olacak.

Metroların yekpare 120 metrelik vagon olmasına gerek yok, çünkü izole bir hat olup istasyona güvenlik görevlisi önünden geçerek girip bindiğimiz araçlar. Ancak cadde tramvayı ve otobüs gibi araçların güvenlik vb. nedenlerle yekpare olması lazım bence. Bu yüzden treylerli araç teoride mantıklı olsa da sahada, özellikle Bursa koşullarında ne derece sağlıklı olur bilemiyorum...
 
Bence burulaş körüklüleri yavaş yavaş treylerli ile değiştirmeli. Körüklüye bakmak Burulaş’ı mali bakımdan zorluyor anlaşılan
Yok istersen satalım tüm araçları ?? Komik olduğunu mu sanıyorsun. Trey denilen 3.dünya ülkeleri sistemine geçelim. Biz elektrikli araç diyoruz
Araç temin ve bakım maliyeti, gerektiğinde treyleri çıkarıp 12 metre olarak işletim imkanı gibi nedenlerle bunu öneriyorsunuz ama sahada, işletim nezdinde 18 metrelik körüklü otobüslere göre bir dezavantajı olacak mı bunu da hesaba katmak gerekiyor. 18.75 metre sınırını aşmamamız gerektiğini ve kuplör boşluğunu dikkate alırsak 12 metrelik bir otobüsün arkasında 6 metreye yakın, otobüsten bağımsız, doğrudan etkileşim kurulamayan bir alan olacak.

Metroların yekpare 120 metrelik vagon olmasına gerek yok, çünkü izole bir hat olup istasyona güvenlik görevlisi önünden geçerek girip bindiğimiz araçlar. Ancak cadde tramvayı ve otobüs gibi araçların güvenlik vb. nedenlerle yekpare olması lazım bence. Bu yüzden treylerli araç teoride mantıklı olsa da sahada, özellikle Bursa koşullarında ne derece sağlıklı olur bilemiyorum...
Teoride de mantıklı değil uyduruk bir ulaşım sistemi sanki otobüs almaya para yokmuş gibi lego gibi minibüs birleştirme
 
Geri
Üst