Eğitim Gündemi Haber 📺

HasanTürk

WT Moderatör
Mesajlar
6,574
Puanlar
14,303
Yaş
42
Konum
Adana
Türkiye ile Kazakistan arasında eğitim alanında iş birliği anlaşması imzalandı

✅ "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Sınıf Öğretmenleri Eğitici Eğitimleri" devam ediyor

✅ "Millî Eğitim Akademisi Sözleşmeli Eğitim Personeli Yönetmeliği", Resmî Gazete'de yayımlandı

✅ Millî işletim sistemi PARDUS’un "yeni sürümü", okullarda kullanılmaya başlandı

✅ Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda hazırlanan "Farklılaştırma Etkinlikleri Öğretmen Kılavuz Kitapları" erişime açıldı

✅ 2025 yılı millî sporculardan "beden eğitimi" alanına öğretmen atama işlemi duyurusu paylaşıldı
 

Anaokulu fiyatları üniversiteyi geçti​

Türkiye'de okul öncesi eğitim maliyetleri rekor seviyeye ulaştı. Koç Okulları'nın anaokulu ücreti, Koç Üniversitesi'nin öğrenim ücretini geride bırakırken, dar gelirli aileler devlet okullarındaki yüksek kayıt ve malzeme masrafları nedeniyle çocuklarını anaokuluna gönderemiyor.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, Türkiye'deki okul öncesi eğitim maliyetleri gündeme oturdu. Özellikle köklü özel anaokullarının yıllık ücretleri, bazı üniversitelerin öğrenim ücretlerini geride bırakarak dar gelirli aileler için neredeyse ulaşılamaz bir seviyeye ulaştı.

KOÇ ANAOKULU ÜNİVERSİTEDEN DAHA PAHALI

Nefes'in haberine göre veriler, okul öncesi eğitimin maliyetinin geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Koç Üniversitesi'nin yıllık öğrenim ücreti 1 milyon 590 bin lira iken, Koç Okulları'nın anaokulu fiyatı 1 milyon 702 bin 800 lira olarak belirlendi. Benzer şekilde, TED İstanbul Koleji'nde anaokulu ücreti 908 bin 400 liraya ulaşırken, mahalle aralarındaki daha mütevazı özel anaokullarının aylık ücretleri bile 20-25 bin liradan başlıyor.

DEVLET OKULLARINDA FİYATLAR DAR GELİRLİYİ ZORLUYOR

Özel okul fiyatlarının yanı sıra, devlet anaokullarının maliyetleri de dar gelirli aileler için büyük bir yük oluşturuyor. Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) Başkanı Ömer Yılmaz, devlet okullarında kayıt ücretlerinin mahalleye göre değiştiğini ve 30-40 bin liraya, hatta 50 bin liraya kadar çıkabildiğini belirtiyor. Yıllık yemekli ücretlerin 25 bin liraya kadar çıkması, asgari ücretli ailelerin çocuklarını bu okullara göndermesini neredeyse imkânsız hale getiriyor.

ZORUNLU BAĞIŞLAR VE EK MASRAFLAR

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Genel Başkanı Kadem Özbay, devlet okullarında temel ihtiyaçların devlet tarafından karşılanmaması nedeniyle velilerin ek ödemeler yapmak zorunda kaldığını söylüyor. Okul öncesi öğretmeni Aygül Şengül, geçen yıl 1.500 lira olan okul ihtiyaç listesinin bu yıl 2.141 liraya yükseldiğini belirtirken, başka bir veli olan Gamze Ekinci ise sadece "öz bakım" ödemesi adı altında 12 bin 700 lira ödediğini ifade etti.

Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay ve Veli-Der Başkanı Yılmaz, bu yüksek maliyetler nedeniyle birçok çocuğun okul öncesi eğitimden mahrum kaldığını, bu durumun da eğitimde fırsat eşitliğini zedelediğini vurguluyor. Yılmaz, "Fiyatlarda sınır tanımıyorlar. Özellikle kurumsal, vakıf kurumları eğitimi tam anlamıyla alınır satılır hale getirdi" diyerek duruma tepki gösterdi.
 

Bakan Tekin'den çarpıcı açıklamalar! 12 yıllık zorunlu eğitim süresi değişiyor mu?​


Milli Eğitim Bakanı Tekin, AA Editör Masası'nda, eğitim gündemine ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu. Bakan Tekin, 12 yıllık eğitim süresinde revizyon yapmayı planladıklarını açıkladı. 8 yıllık kesintisiz eğitimin antidemokratik olduğunu ifade eden Tekin, "12 yıllık zorunlu eğitim tartışılmalı. 8 yıllık kesintisiz eğitim antidemokratiktir. Büyük oranda 12 yıllık zorunlu eğitimin süresinin azaltılmasının doğru olacağına yönelik bir kamuoyu oluştu, bu revizyonu yapmayı planlıyoruz." dedi.

Bakan Tekin'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

OKUL KIYAFETLERİNE YENİ DÜZENLEME


Okul idaresi bizim herhangi bir ildeki, ilçedeki, herhangi bir konfeksiyon mağazasına yönlendiriyor. Okul idaresi orayla anlaşma yapmış, aralarında başka türlü ilişkiler var gibi şaibeler ve dedikodular okullarımız üzerinde, öğretmenlerimiz ve idarecilerimiz üzerinde haksız eleştiriler ortaya çıkmasına sebebiyet veriyordu. Dolayısıyla biz düzenlememizi yaparken dedik ki bir; pedagojik anlamda eğitimi olumsuz etkileyecek uygulamaları ortadan kaldıralım. Velilerin üzerinde ekonomik külfet oluşturacak, ilave ekonomik külfet oluşturacak durumu ortadan kaldıralım. Bir de bu kıyafetlerin temini esnasında okullarımızı ve öğretmenlerimizi zan altında bırakacak uygulamayı ortadan kaldıralım diye bir düzenleme yaptık.

Düzenlemeye göre her yıl okulda öğretmenlerimiz, idarecilerimiz oturacaklar ve okulun kıyafetinin tanımlamasını yapacaklar. Yani bu okuldaki öğrencilerimizin ne giyineceğine, nasıl bir kıyafetle geleceğine karar verecekler. Bunu yaparken de herhangi bir markayı, herhangi bir alışveriş sitesini ya da alışveriş merkezini tanımlamaksızın, atıyorum gri pantolon, lacivert gömlek... Ne marka ne başka hiçbir tanımlama olmaksızın okul kıyafetiyle ilgili böyle bir tanımlama yapsınlar dedik. Veli, öğrenci bunu ister kendi ilinden, ilçesinden, ister başka bir ilden, başka bir ilçeden, daha ucuza bulduğu elektronik bir alışveriş mekanizmasından, nereden istiyorsa alsın. Mümkün olduğunca kendince en ekonomik koşullarda alsın ve böylece hem öğretmenlerimiz hem ildeki esnaf zan altında kalmaksızın çocuklarını eğitim öğretime hazırlamış, kıyafet ihtiyacını gidermiş olsunlar istedik.

Bir de bunu yaparken bazı yerlerde okullar veya esnaf, okul kıyafetlerinin üzerine armalar, işte değişik logolar, yazılar işleyerek olağan fiyatının daha üstünde fiyatlara sattığına dair örnekler duymuştuk. Dolayısıyla biz bunun da olmamasını istiyoruz. Yani ilave külfet getirecek, küçücük belki bir baskının maliyeti yansıtmasa bile veli tarafından öyle bir algının oluşmasını istemedik.

"DÖRT YIL BOYUNCA KIYAFET DEĞİŞMESİN"

Bir de son bir düzenleme daha bu kıyafetle ilgili. Dedik ki, bir veli çocuğunu okula kaydettiğinde, bizim kademelerimiz dört yıl. Dört yıl boyunca kıyafet değişmesin. Yani okulun yönetimi her yıl değiştirmesin. Evet, okul yönetimi değişiyor. Değişen okul yönetimi "ya ben bunu beğenmedim değiştiriyorum" demesin. Veli çocuğuna aldığı kıyafeti, çocuğu dört yıl boyunca o kıyafetle okuluna devam edebilsin diye böyle bir düzenleme yaptık.

Sahada da hem velilerimizden hem öğretmenlerimizden bize bu anlamda çok pozitif geri dönüşler var. Hayırlı uğurlu olsun diyelim.

Biz, herhangi bir öğrenci ilkokula başlarken, ortaokula başlarken ya da liseye başlarken, biz bütün çocuklarımızın, bütün gençlerimizin okullara kayıtlarını zaten yapıyoruz. Liseye kayıt yaptıran bir çocuk, bir genç, ya adrese dayalı yerleştirme, yani yerel yerleştirme dediğimiz yerleştirmeyle, adresine dayalı olarak bir ortaöğretim kurumuyla, bir liseyle yerleştiriliyor. Yani sizin çocuğunuz, eğer sınavla yerleştirilen bir okula yerleşmediyse, bizim zaten bilgi işlem sistemimizde var. Zaten sınavla yerleştiyse, sınavla yerleştiği okula gidip kaydını yapıyor. Gitmesine de gerek yok. Sınav dışı, adresine en yakın ortaöğretim kurumuna, tercih ettiği ortaöğretim kurumuna biz yerleştiriyoruz zaten, kaydını yapıyoruz. Sınavla yerleştiyse, kazandığı okul her neresiyse oraya kaydını yapıyoruz.



"BÜTÜN OKULLARIMIZI SOKAK SOKAK EŞLEŞTİRİYORUZ"

Ortaokul ve ilkokul öğrencileri için ise, evine en yakın, biz bütün okullarımızı İçişleri Bakanlığımızla birlikte sokak sokak eşleştiriyoruz. Biz hangi sokakta kaç çocuk var okula giden, bunun bilgisini alıyoruz ilgili kamu kurumlarından ve diyoruz ki buradaki şu köşedeki okulumuz, şu üç sokaktaki öğrenci kayıt yaptıracak. Dolayısıyla biz bütün öğrencilerimizi, yani bütün gençlerimizi ortaöğretim kurumlarımıza, bütün çocuklarımızı temel eğitim kurumlarına otomatik olarak kaydını yapıyoruz.

"KİMSEYE KAYIT İÇİN İLAVE BİR İNİSİYATİF TANIMIYORUZ"

Yani bir veli, "Benim çocuğumu okula kaydetmek için bizden ücret istiyorlar" diyorsa, burada bir yanlış anlaşılma var. Bir eksik bilgilendirme var. Kimseye kayıt için ilave bir inisiyatif tanımıyoruz. Her çocuk veya her okulumuza kimin kayıt yaptıracağı belli. Şimdi burada iki tane sıra dışı durum söz konusu. Bakın tekrar söylüyorum, kimse "Çocuğumu şuraya kaydettirmek istiyorum ama benden kayıt için para istiyorlar" diyemez.


İki tane istisnası var bunun. Bu da doğru değil, hukuka uygun değil. Bunlardan bir tanesi veliden kaynaklanıyor. Veli, çocuğunu bizim tanımladığımız okula değil, başka bir okula göndermek istiyor. Ve gidiyor diyor ki... Bunu da yapamaz, okul idaresinin de bunda normalde inisiyatifi yok, belli şartları var bunun gerçekleşmesi için. Bunu yapamaz ama diyor ki, "Ben çocuğumu oraya kaydettirmek istiyorum." Ama "Hakkınız yok sizin, bak sizin çocuğunuzu biz şu okula kaydettirdik. Bir planlama yapıyoruz biz. Her okulun öğrenci kapasitesi üzerinden, derslik başına düşen öğrenci sayısı üzerinden hesap yapıyoruz, ona göre biz yatırım planlıyoruz." Hakkı olmadığı halde bir yere kayıt yaptırmak istiyor ve bunu yaptırırken de diyor ki, "Ben oraya kayıt yaptıracaktım, benden para istediler." Ya da, "Parasını veren kaydını yaptırır." Şimdi bu tamamen hukuka aykırı, gayri nizami bir durum.

Buna asla müsaade etmiyoruz. Ama böyle bir şayia var. Şimdi bunun altını bir çizeyim. Yani biz hiçbir çocuğu herhangi bir okula kayıt olmamış halde bırakmıyoruz. Mutlaka kayıt yaptırıyoruz. Yani hiç okula gitmese bile veli, çocuğu zaten kaydediliyor otomatikman.



"BUNU YASAKLAYAMAYIZ, BUNA ENGEL DE OLAMAYIZ"

İkinci durum şu: Bazı okullarımızda çocuklarımıza ekstra imkanlar sunulması isteniyor. Veliler istiyor bunu. İşte, çocukları geziye götürün ya da halı saha yapın falan... Hani bizim yapmadığımız bazı yatırımları talep ediyorlar ve bunun karşılığında da Okul Aile Birliği diyor ki, "Biz şu hizmetleri de sunacağız. Dolayısıyla biz velilerden bağış istiyoruz." Bu, Okul Aile Birliğinin aldığı bir karar. Bakın, bu bir zorunlu karar değildir. Velilerin kendi aralarında aldıkları bir karar. "Biz çocuklarımıza ilave olarak şu imkanları da sunmak istiyoruz." Tekrar altını çizerek söylüyorum: Bu konuda veliyi zorlayan, öğrenciyi zorlayan... Zaten bu genelgemizde de onun altını ısrarla çizdik tekrar. Böyle bir zorlamaya kimseye, kimsenin kimseye böyle bir zorlama yapma hakkı yok. Ama Okul Aile Birlikleri bunu yapıyorlar mı? Yapıyorlar. Ama onu Okul Aile Birlikleri zaten veliler kendi aralarında toplanarak bir karar alıyorlar ve diyorlar ki, "Devletin sunduğu imkanlara ilave olarak biz çocuklarımıza başka imkanları da sunmak istiyoruz." Bunu yasaklayamayız, buna engel de olamayız.

"OKULLARIMIZIN BÜTÜN ASGARİ İHTİYAÇLARINI KARŞILIYORUZ"

Tekrar altını çizerek söylüyorum, biz okullarımızın bütün asgari ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Biz, okullarımızdan, okul yöneticilerimizden velilerden herhangi bir zorunlu bağış almalarını istemiyoruz. Böyle uygulamalar varsa, bize ulaştırmalarını istiyoruz. Biz, bu uygulama bize ulaştığında ilgili arkadaşlarla gerekli görüşmeleri yapıyoruz veya gerekli, ihtiyaç duyulursa inceleme ve soruşturma süreçlerini yürütüyoruz. Tekrar söylüyorum bakın, zorunlu bağış diye bir şey yok. Biz zaten çocukları kayıt yapıyoruz, bütün çocukları.

ÖZEL OKULLAR İÇİN 'BANKA' UYARISI

Özel okullardan hizmet satın alanlar, bedellerini bankacılık işlemleri üzerinden yapsınlar ki takip edelim ve herhangi bir mağduriyetin ortaya çıkmasını engelleyelim.

ZORUNLU EĞİTİM SÜRESİ

12 yıllık zorunlu eğitimin azaltılmasının doğru olacağına yönelik bir kamuoyu oluştu. Hükümet olarak bir karar almak durumundayız. O kararı aldığımızda paylaşacağız.

ÖĞRETMEN ATAMALARI

Hiçbir branşa pozitif ya da negatif ayrımcılık yapmadık. Branşlarla ilgili tercihlerimizi tamamen bilimsel kriterlere göre tanımlıyoruz."
 

Okullarda ara tatil uygulamasının kaldırılması değerlendirilecek​

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullardaki ara tatil uygulamasının kaldırılmasına ilişkin bu yıl bir değerlendirme yapacaklarını bildirdi.​


Bakan Tekin, Mardin'deki temasları kapsamında gazetecilerle bir araya geldi.

Burada 2019'dan beri okullarda eğitim öğretim yılının birinci ve ikinci döneminde uygulanan ara tatillere ilişkin Tekin, şunları kaydetti:

"Bu konuda velilerden çok talep geliyor, çalışan anne ve babalar sorun yaşıyor. Çocuk tatil sonrasında tekrar okula gitmek istemiyor. Yine öğretmenlerimiz, 'Ara tatil sonrası çocuğun okula adaptasyonu zor oluyor.' diyor. Bu konuda iki yıldır analiz yapıyoruz. Bu yıl da yapacağız, ondan sonra değerlendireceğiz."

Anadolu Ajansı
 
Geri
Üst