Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Yıllık makarna tüketiminin en yüksek olduğu 20 ülke
İtalya
Tunus
Venezuela
Yunanistan
Peru
Şili
Meksika
Arjantin
Türkiye
Amerika Birleşik Devletleri
Fransa
Almanya
Macaristan
İran
Rusya
Brezilya
İsviçre
Kanada
İsveç
Portekiz
Türkiye ve Dünya Makarna Pazarı Hakkında Kısa Bilgi
İtalya'nın Liderliği: İtalya, kişi başına yıllık yaklaşık 23-25 kg tüketimle listenin değişmez lideridir.
Tunus'un Durumu: Tunus'ta makarna (ve kuskus), devlet sübvansiyonları ve yerel beslenme alışkanlıkları sayesinde en temel gıdadır; kişi başı tüketim 17 kg civarındadır.
Türkiye'nin Yükselişi: Türkiye son yıllarda hem üretim hem de tüketimde büyük atak yaptı. 2025 verilerine göre Türkiye, İtalya’nın ardından dünyanın en büyük 2. makarna ihracatçısı konumundadır. İç tüketimde ise kişi başı yaklaşık 8-9 kg ile dünyada ilk 10'da yer almaktadır.
Dünya genelinde 2025 yılı itibarıyla F-16 Fighting Falcon (Savaşan Şahin) uçağını aktif olarak kullanan yaklaşık 29 ülkebulunmaktadır. Bu uçaklar modernizasyon seviyelerine (Blok 30, 40, 50, 70 vb.) göre farklılık gösterse de, envanterinde F-16 bulunduran başlıca 20 ülke yaklaşık uçak sayılarıyla aşağıda sıralanmıştır:
ABD: ~900+ (Dünyanın en büyük kullanıcısı)
Türkiye: ~230-245 (ABD dışındaki en büyük filo)
Mısır: ~218-220
İsrail: ~175-180 (Aktif kullanımda çok yüksek tecrübeye sahip)
Güney Kore: ~160-167
Tayvan: ~140-150 (Viper modernizasyonuyla en modern filolardan biri)
Yunanistan: ~145-150
Pakistan: ~75-85
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE): ~78-80
Singapur: ~60-70
Tayland: ~50-60
Polonya: ~48
Belçika: ~45-50 (Uçaklarını yavaş yavaş F-35 ile değiştiriyor)
Ukrayna: ~10-20+ (2024-2025'te Batılı ülkelerin bağışlarıyla envantere girdi)
Önemli Notlar:
Ukrayna: 2024 yılından itibaren Danimarka, Hollanda ve Norveç gibi ülkelerden gelen bağışlarla listeye en son dahil olan ülkedir.
Modernizasyon: Türkiye, ABD'den aldığı onayla mevcut F-16'larını en üst seviye olan Viper (Blok 70) seviyesine modernize etmekte ve yeni uçaklar almaktadır.
Emeklilik: Belçika, Hollanda, Danimarka ve Norveç gibi Avrupa ülkeleri, F-16'larını emekli ederek F-35 beşinci nesil savaş uçaklarına geçiş yapmaktadır.
Dünya genelinde hamsi (anchovy) hem taze olarak hem de konserve, tuzlanmış veya balık sosu şeklinde çok yaygın tüketilen bir balıktır. Tüketim alışkanlıkları bölgelere göre (Karadeniz'de taze, Avrupa'da konserve, Asya'da sos/kurutulmuş) değişiklik gösterir.
Üretim, ithalat ve geleneksel mutfak verilerine göre hamsiyi en çok tüketen 20 ülke şöyledir:
Türkiye (Dünyada taze hamsi tüketiminin ve kültürünün merkezidir.)
İtalya (Makarnalarda, pizzalarda ve mezelerde konserve/tuzlu hamsi kullanımı çok yüksektir.)
İspanya (Özellikle "Boquerones" ve konserve hamsi üretimi ve tüketimiyle Avrupa liderlerindendir.)
Peru (Dünyanın en büyük hamsi avcısıdır; büyük kısmı balık yağı olsa da yerel tüketim yüksektir.)
Vietnam (Hamsi, milli sosları olan "Nước mắm" balık sosunun ana maddesidir.)
Yunanistan Ege mutfağında taze ve salamura hamsi çok popülerdir.)
Güney Kore (Kurutulmuş hamsi, çorba stoklarının ve atıştırmalıkların vazgeçilmezidir.)
Japonya (Hem taze hem de kurutulmuş olarak mutfaklarında geniş yer tutar.)
Fransa (Özellikle güney bölgelerinde ve gurme mutfağında konserve hamsi tüketimi fazladır.)
Tayland (Balık sosu üretimi ve kurutulmuş atıştırmalık hamsi tüketimi yaygındır.)
Filipinler ("Dilis" adıyla bilinen hamsi, kızartma ve atıştırmalık olarak çok sevilir.)
Endonezya (Hamsi, yerel sosların ve günlük öğünlerin temel protein kaynağıdır.)
Malezya ("Ikan Bilis" adıyla ulusal yemekleri Nasi Lemak'ın ana bileşenidir.)
ABD (Pizza ve Sezar salata sosu gibi hazır gıda sektöründe büyük bir tüketicidir.)
Rusya (Karadeniz ve Azak Denizi kıyısı nedeniyle taze ve tütsülenmiş hamsi tüketilir.)
Portekiz (Geleneksel deniz ürünleri mutfağında önemli bir yer tutar.)
Arjantin (Güney Atlantik hamsisi hem yerel tüketilir hem de ihraç edilir.)
Şili (Peru gibi büyük bir üretici ve bölgesel tüketicidir.)
Fas Dünyanın en büyük konserve hamsi ihracatçılarından biridir, yerel tüketim de yüksektir.)
İngiltere (Özellikle "Gentleman's Relish" ve çeşitli soslarda konserve hamsi kullanılır.)
İlginç Bilgi
Kuzey Avrupa Karışıklığı: İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde "hamsi" (ansjovis) ismiyle satılan ürünler aslında genellikle çaça balığı (sprat) ile yapılır. Gerçek hamsi bu bölgelerde "sardalya" ailesiyle karıştırılabilir.
Karadeniz Kültürü: Türkiye'de hamsi sadece bir balık değil; pilavından tatlısına kadar (hamsikoli vb.) geniş bir mutfak kültürünün adıdır.
Merkez Bankalarındaen çok altın rezervibulunduran20 ülke
Dünya Altın Konseyi (WGC) ve IMF'nin Aralık 2025 itibarıyla paylaştığı en güncel verilere göre,
İşte dünyadaki "altın devleri" (Miktarlar yaklaşık ton cinsindendir):
ABD: 8.133 Ton
Almanya: 3.351 Ton
İtalya: 2.451 Ton
Fransa: 2.437 Ton
Rusya: 2.330 Ton
Çin: 2.304 Ton
İsviçre: 1.040 Ton
Hindistan: 880 Ton
Japonya: 846 Ton
Türkiye: 641 Ton
Hollanda: 612 Ton
Polonya: 515 Ton
Tayvan: 424 Ton
Portekiz: 383 Ton
Özbekistan: 361 Ton
Kazakistan: 324 Ton
Suudi Arabistan: 323 Ton SA
Birleşik Krallık (İngiltere): 310 Ton
Lübnan: 287 Ton
İspanya: 282 Ton
Dikkat Çeken Detaylar
Merkez Bankalarının Stratejisi: 2025 yılı boyunca merkez bankalarının %69'u jeopolitik riskler ve enflasyon nedeniyle altın alımlarını artırmıştır.
Polonya'nın Atakları: Polonya, son iki yılın en agresif alıcılarından biri olarak listede hızla yükselmiştir.
Uluslararası Kurumlar: Eğer ülkeler dışındaki kurumları listeye dahil edersek; IMF (Uluslararası Para Fonu) yaklaşık 2.814 ton ile aslında listenin 3. sırasında yer almaktadır. Aynı şekilde Avrupa Merkez Bankası (ECB) da yaklaşık 506 ton altına sahiptir.
Türkiye'nin Payı: Türkiye'de altının toplam rezervler içindeki payı yaklaşık %48-50 seviyelerine ulaşarak stratejik bir öneme sahip olmuştur.
Dünya genelinde nükleer enerji kurulu gücü (kapasitesi) bakımından en önde gelen 20 ülke,
2025 yılı verileri ve aktif reaktör sayıları baz alınarak aşağıda sıralanmıştır:
ABD: Yaklaşık 97.0 GW kapasite ve 94 aktif reaktör ile dünyanın lideridir.
Fransa: 63.0 GW kapasiteye sahiptir. Elektriğinin yaklaşık %67'sini nükleerden karşılar.
Çin: 58.1 GW kapasite ile 3. sıradadır ancak en çok yeni reaktör inşa eden ülkedir.
Rusya: 26.8 GW kapasite ve 36 aktif reaktör ile nükleer teknolojide devdir.
Güney Kore: 25.6 GW kapasiteye sahip olup 26 reaktör işletmektedir.
Kanada: 12.7 GW kapasite ile 17 reaktörle üretim yapmaktadır.
Ukrayna: 13.1 GW kapasiteye sahiptir; Avrupa'nın en büyük santrallerinden birine ev sahipliği yapar.
Japonya: 11.0 GW aktif kapasite (Birçok reaktör modernizasyon aşamasındadır).
İspanya: 7.1 GW kapasite ile 7 aktif reaktörü bulunmaktadır.
İsveç: 7.0 GW kapasite ile listenin ilk 10'unda yer alır.
Hindistan: 6.9 GW kapasiteye sahiptir ancak hızlı bir genişleme planı uygulamaktadır.
Birleşik Krallık: 5.9 GW kapasite ile nükleer enerjiyi ana enerji kaynaklarından biri olarak kullanır.
Birleşik Arap Emirlikleri: 5.3 GW kapasite (Barakah santrali ile listeye hızlı bir giriş yaptı).
Finlandiya: 4.4 GW kapasite ile kuzey Avrupa'nın önemli üreticisidir.
Çek Cumhuriyeti: 4.2 GW kapasiteye ve 6 aktif reaktöre sahiptir.
Belçika: 3.9 GW kapasite ile enerjisinin önemli bir kısmını buradan sağlar.
Pakistan: 3.3 GW kapasite ile 6 reaktör işletmektedir.
İsviçre: 3.0 GW kapasite ve 4 aktif reaktör ile listededir.
Slovakya: 2.3 GW kapasiteye sahiptir.
Macaristan: 1.9 GW kapasite ile listenin 20. sırasında yer almaktadır.
Kısa Bir Not
Türkiye, şu an inşaatı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin tüm üniteleri devreye girdiğinde yaklaşık 4.8 GW kurulu güce ulaşacak. Bu kapasite, Türkiye'yi mevcut verilere göre dünyada ilk 15 ülke arasına sokmaya yetecektir.
Dünya genelindeGayri Safi Milli Hasıla (GSMH/GSYH), yani nominal ekonomik büyüklük bakımından en önde gelen 20 ülke,
ABD: 30.6 Trilyon Dolar
Çin: 19.4 Trilyon Dolar
Almanya: 5.0 Trilyon Dolar
Hindistan: 4.2 Trilyon Dolar (Japonya'yı geride bıraktı)
Japonya: 4.2 Trilyon Dolar
Birleşik Krallık (İngiltere): 3.9 Trilyon Dolar
Fransa: 3.3 Trilyon Dolar
İtalya: 2.5 Trilyon Dolar
Rusya: 2.5 Trilyon Dolar
Kanada: 2.2 Trilyon Dolar
Brezilya: 2.2 Trilyon Dolar
İspanya: 1.9 Trilyon Dolar
Meksika: 1.8 Trilyon Dolar
Güney Kore: 1.8 Trilyon Dolar
Avustralya: 1.8 Trilyon Dolar
Türkiye: 1.57 Trilyon Dolar
Endonezya: 1.4 Trilyon Dolar
Hollanda: 1.3 Trilyon Dolar
Suudi Arabistan: 1.2 Trilyon Dolar
Polonya: 1.04 Trilyon Dolar
2025 yılı, Hindistan'ın Japonya'yı geçerek dünyanın 4. büyük ekonomisi olması ve Türkiye'nin 1 trilyon dolar barajını kalıcı olarak aşarak üst sıralardaki yerini sağlamlaştırması açısından kritik bir yıl olmuştur.
Dünya genelinde şu an faal olan yüksek hızlı demiryolu (YHT) hatlarının toplam uzunluğuna (km) göre ilk 20 ülke sıralaması,
Çin: ~46.100 km
İspanya: ~4.050 km
Fransa: ~2.735 km
Japonya: ~2.727 km
Almanya: ~1.650 km
Türkiye: ~1.346 km
Güney Kore: ~1.150 km
İtalya: ~1.010 km
Suudi Arabistan: ~450 km
Özbekistan: ~344 km
Tayvan: ~332 km
Fas: ~323 km
Belçika: ~209 km
Endonezya: ~143 km
Hollanda: ~120 km
Birleşik Krallık: ~113 km
Rusya: ~110 km (Yüksek hıza tam uyumlu hatlar baz alınmıştır)
Danimarka: ~65 km
İsviçre: ~55 km (Yüksek hızlı tünel geçişleri dahil)
ABD: ~50 km (Tam yüksek hızlı standarttaki bölümler)
Dikkat Çeken Detaylar
Çin'in Dominasyonu: Çin, dünya üzerindeki toplam yüksek hızlı demiryolu ağının yaklaşık %70'inden fazlasına tek başına sahiptir.
Türkiye'nin Başarısı: Türkiye, özellikle son yıllarda açılan Ankara-Sivas ve devam eden hatlarla birlikte Avrupa'da hat uzunluğu bakımından ilk 5, dünyada ise ilk 10 içerisindeki yerini sağlamlaştırmıştır.
Tanım Farklılığı: Bu sıralamada trenlerin saatte 250 km ve üzeri hıza çıkabildiği "tam yüksek hızlı" hatlar baz alınmıştır. Mevcut hatların iyileştirilmesiyle hızın 200 km'ye çıkarıldığı "hızlı tren" hatları dahil edildiğinde ülkelerin km değerleri daha da artmaktadır.
Dünya çapında şehirlerin gelişmişlik düzeyini ölçen Brookings Institution, GaWC (Globalization and World Cities) ve Oxford Economics gibi kuruluşların verilerine göre, Türkiye'den şehirlerin küresel sıralamadaki yeri genellikle ekonomik büyüklük, inovasyon, kültürel etki ve finansal ağlara entegrasyon üzerinden belirlenir.
Türkiye'nin en gelişmiş şehirlerinin dünya genelindeki (yaklaşık 500-1000 büyük metropol arasında) tahmini konumları ve gelişim özelliklerine göre hazırlanan liste şu şekildedir:
Küresel Ligdeki Lokomotifler (İlk 100-200)
İstanbul (Dünya sıralamasında ilk 50-70 bandı): Türkiye'nin tek "Alpha" şehri. Küresel finans, havacılık (İstanbul Havalimanı dünyada 1 numara) ve kültür merkezidir. GSYİH büyüklüğü bakımından birçok Avrupa ülkesinden büyüktür.
Ankara (Dünya sıralamasında ilk 150-200 bandı): Savunma sanayii, havacılık teknolojileri ve üniversite-sanayi iş birliği ile öne çıkar. "İdari ve teknolojik" merkezdir.
İzmir (Dünya sıralamasında ilk 200-250 bandı): Yenilenebilir enerji (rüzgar), liman ticareti ve yaşam kalitesi ile küresel yatırımcıların odağındadır.
Sanayi ve Ticaret Devleri (Dünya sıralamasında ilk 300-600 bandı)
Kocaeli: Kimya ve otomotiv sanayiinin kalbidir. Kişi başı GSYİH'de Türkiye birincisidir.
Bursa: "Türkiye'nin Detroit'i". Otomotiv ve tekstil ihracatında bir dünya oyuncusudur.
Antalya: Turizm ve tarım teknolojilerinde dünya çapında bir markadır. Havalimanı trafiğiyle Avrupa'nın en yoğun merkezlerinden biridir.
Gaziantep: Gastronomi ve devasa organize sanayi bölgesiyle Ortadoğu ile Avrupa arasında üretim köprüsüdür.
Mersin: Akdeniz'in en stratejik limanlarından birine ve nükleer enerji yatırımlarına ev sahipliği yapar.
Tekirdağ: Lojistik avantajı ve sanayileşme hızıyla Avrupa yakasının yükselen yıldızıdır.
Konya: Tarım endüstrisi ve makine imalatında Orta Anadolu'nun en güçlü merkezidir.
Yükselen ve Potansiyeli Yüksek Şehirler (Dünya sıralamasında ilk 600-900 bandı)
Adana: Tarıma dayalı sanayi ve enerji hatlarının geçiş noktasıdır.
Kayseri: Mobilya ve çelik kapı üretiminde dünya pazarlarına ihracat yapar.
Denizli: Tekstil ve mermer ihracatında küresel bir aktördür.
Eskişehir: Havacılık motorları üretimi ve "öğrenci dostu" şehir yapısıyla yaşam kalitesinde üst sıralardadır.
Manisa: Beyaz eşya ve elektronik üretiminde (Vestel City gibi) Avrupa'nın en büyük üretim üslerinden biridir.
Samsun: Karadeniz'in lojistik ve ticaret kapısıdır.
Sakarya: Raylı sistemler ve otomotiv sanayiinde devleşmektedir.
Aydın: Jeotermal enerji ve tarımsal ihracatta öncüdür.
Muğla: Turizm geliri ve yat turizminde dünya elitlerinin tercihidir.
Yalova: Kimya tersaneciliği ve stratejik konumuyla gelişim endeksinde hızla yükselmektedir.
Dünya genelinde 2025 yılı verilerine göre, şehirlere giriş yapan yıllıkuluslararası ziyaretçi sayısı baz alınarak en çok turist çekenden en aza doğru yapılan sıralama şu şekildedir:
İstanbul (Türkiye)
Londra (Birleşik Krallık)
Dubai (Birleşik Arap Emirlikleri)
Antalya (Türkiye)
Paris (Fransa)
Hong Kong (Çin S.A.R.)
Bangkok (Tayland)
New York City (ABD)
Cancun (Meksika)
Mekke (Suudi Arabistan)
Singapur (Singapur)
Tokyo (Japonya)
Roma (İtalya)
Madrid (İspanya)
Barselona (İspanya)
Kuala Lumpur (Malezya)
Prag (Çekya)
Seul (Güney Kore)
Amsterdam (Hollanda)
Viyana (Avusturya)
Kısa Bir Analiz
Zirvede Türkiye: İstanbul, dünya çapında 20 milyon sınırını aşarak birinci sıraya yerleşmiş durumda. Antalya ise Londra ve Dubai gibi devlerin hemen arkasında 4. sırada gelerek büyük bir başarı gösteriyor.
Asya'nın Dönüşü: Tokyo ve Seul, özellikle popüler kültür (anime, K-Pop) ve uygun döviz kurları sayesinde listenin üst sıralarına doğru hızla tırmanıyor.
Avrupa Klasikleri: Paris, Roma ve Londra, her yıl milyonlarca kişiyi çekmeye devam ederek "geleneksel turizmin" kalbi olma unvanlarını koruyorlar.
Dünya genelinde asgari ücretlerin en yüksek olduğu ilk 20 ülke
2025 yılı başı itibarıyla (brüt aylık bazda ve yaklaşık dolar karşılıklarıyla) en yüksekten en düşüğe doğru şu şekilde sıralayabiliriz:
Lüksemburg: Yaklaşık 3.350 Dolar (Dünyanın en yüksek asgari ücretine sahip ülkesi.)
Avustralya: Yaklaşık 2.650 Dolar (Güçlü bir saatlik ücret sistemine sahip.)
Hollanda: Yaklaşık 2.500 Dolar (2024 ve 2025'te yapılan ciddi artışlarla yukarılara tırmandı.)
İrlanda: Yaklaşık 2.450 Dolar (Avrupa'nın teknoloji üssü olarak hızla artıyor.)
Almanya: Yaklaşık 2.400 Dolar (Saatlik 12,41 Euro seviyelerinde.)
Yeni Zelanda: Yaklaşık 2.350 Dolar
Belçika: Yaklaşık 2.250 Dolar
Birleşik Krallık (İngiltere): Yaklaşık 2.200 Dolar (Ulusal Yaşam Ücreti uygulamasıyla.)
Fransa: Yaklaşık 2.150 Dolar (SMIC sistemiyle her yıl güncelleniyor.)
Kanada: Yaklaşık 2.050 Dolar (Eyaletlere göre değişmekle birlikte ortalamadır.)
Amerika Birleşik Devletleri: Yaklaşık 1.300 Dolar ile 2.600 Dolar arası (Federal asgari ücret düşük olsa da, çoğu eyalette 15-17 dolar saatlik ücret uygulanır.)
İspanya: Yaklaşık 1.450 Dolar (Son 5 yılda en hızlı artış gösteren Avrupa ülkelerinden biri.)
Slovenya: Yaklaşık 1.400 Dolar (Doğu Avrupa blokunun en gelişmişi.)
Güney Kore: Yaklaşık 1.350 Dolar
İsrail: Yaklaşık 1.300 Dolar
Japonya: Yaklaşık 1.250 Dolar (Bölgelere göre değişen saatlik ücretler üzerinden hesaplanır.)
Kıbrıs (Güney): Yaklaşık 1.200 Dolar
Yunanistan: Yaklaşık 1.100 Dolar (Ekonomik toparlanma sonrası artışa geçti.)
Portekiz: Yaklaşık 1.050 Dolar
Polonya: Yaklaşık 1.000 Dolar (Son yıllardaki sanayi atağıyla ilk 20'ye girdi.)
Bilmen Gereken Önemli Notlar:
İskandinav Ülkeleri (İsviçre, Norveç, İsveç, Danimarka): Bu listede yoklar çünkü bu ülkelerde devletin belirlediği "yasal bir asgari ücret" yoktur. Maaşlar sendikalar ve işverenler arasındaki toplu sözleşmelerle belirlenir ve genellikle listedeki tüm ülkelerden daha yüksektir.
İsviçre İstisnası: İsviçre genelinde yasal asgari ücret olmasa da, Cenevre gibi bazı kantonlarda saatlik asgari ücret uygulanır ve bu tutar aylık 4.500 Doları aşarak teknik olarak dünyada en yüksek olur.
Satın Alma Gücü: Bu rakamlar sadece nominal (dolar karşılığı) değerlerdir. Örneğin Lüksemburg'da 3.350 dolar alıp 1.500 dolar kira ödemekle, Polonya'da 1.000 dolar alıp 400 dolar kira ödemek arasındaki "yaşam kalitesi" farkı satın alma gücü paritesiyle (PPP) ölçülür.
Zürih (İsviçre): Dünyanın ve Avrupa'nın en pahalı şehri.
Cenevre (İsviçre): Özellikle kira ve restoran fiyatlarında dünya lideri.
Basel (İsviçre): İlaç sanayinin merkezi, yüksek maaş ve yüksek maliyet.
Lozan (İsviçre): Yaşam kalitesi yüksek, ancak her şey çok maliyetli.
Bern (İsviçre): İsviçre'nin başkenti listede beşinci sırada.
Kuzey Avrupa ve Britanya
Reykjavik (İzlanda): Her şeyin ithal olması fiyatları uçuruyor.
Oslo (Norveç): Alkol ve dışarıda yemek fiyatları Avrupa ortalamasının çok üstünde.
Londra (İngiltere): Kira fiyatlarının en yüksek olduğu metropollerden biri.
Dublin (İrlanda): Teknoloji devlerinin buraya taşınmasıyla ev kiraları tavan yaptı.
Kopenhag (Danimarka): Vergilerin yüksekliği yaşam maliyetine doğrudan yansıyor.
Avrupa Birliği'nin Diğer Pahalı Şehirleri
Paris (Fransa): Özellikle turistik bölgelerde yaşamak ve yemek yemek çok pahalı.
Amsterdam (Hollanda): Ev bulmanın imkansızlaştığı ve kiraların çok yüksek olduğu bir şehir.
Lüksemburg (Lüksemburg): Kişi başı gelirin en yüksek olduğu yerlerden biri.
Münih (Almanya): Almanya'nın en pahalı ve refah seviyesi en yüksek şehri.
Viyana (Avusturya): Yaşam kalitesi listelerinde hep 1 numara ama maliyetleri de yüksek.
Helsinki (Finlandiya): Kuzeyin pahalılığını hissettiren bir başkent.
Stokholm (İsveç): Barınma ve hizmet sektörü oldukça maliyetli.
Milano (İtalya): İtalya'nın finans ve moda başkenti, Roma'dan çok daha pahalı.
Frankfurt (Almanya): Avrupa'nın finans merkezi olması fiyatları yukarı çekiyor.
Hamburg (Almanya): Liman kenti ve zengin sanayisiyle Almanya'nın en pahalı üçüncü şehri.
Neden Bu Şehirler Çok Pahalı?
Yüksek Maaşlar: İsviçre ve Norveç gibi ülkelerde asgari ücret veya ortalama maaşlar çok yüksek olduğu için, bu durum doğrudan hizmet sektöründeki fiyatlara (bir fincan kahve veya saç tıraşı gibi) yansır.
Kira Krizi: Londra, Amsterdam ve Paris gibi şehirlerde sınırlı konut arzı, kiraları astronomik seviyelere çıkarmış durumda.
Vergiler: Kuzey Avrupa ülkelerinde devletin sunduğu geniş sosyal hizmetler (ücretsiz eğitim, sağlık vb.), dolaylı ve doğrudan yüksek vergilerle finanse edildiği için günlük yaşam pahalıdır.
Hane haklına göre dünyada en tasarruflu en iyi 20 ülkesi
"En tasarruflu ülke" kavramı iki farklı şekilde ölçülür: Birincisi halkın gelirinin ne kadarını bankaya attığı (Hanehalkı Tasarruf Oranı), ikincisi ise kültürel olarak israftan kaçınma ve tutumluluk alışkanlığıdır.
2025 verilerine ve ekonomik raporlara göre, dünyanın en tasarruflu ve birikim yapmayı hayat felsefesi haline getirmiş 20 ülkesi ve bu insanların özellikleri şöyledir:
1. Uzak Doğu: Tasarruf Bir Yaşam Biçimi
Bu ülkelerde tasarruf oranı %30'ların üzerindedir. Temel sebep; disiplinli kültür ve gelecekteki sağlık/emeklilik masraflarını garanti altına alma isteğidir.
Çin: Dünyanın en çok tasarruf yapan halkıdır. Gelirlerinin yaklaşık %40'ını biriktirirler.
Singapur: Devletin zorunlu tasarruf fonları ve halkın tutumlu yapısı ile bilinir.
Güney Kore: "Yatırım ve eğitim" için para biriktirmek bir aile geleneğidir.
Japonya: "Kakeibo" (ev bütçesi defteri) tekniği ile her kuruşun hesabını tutarlar.
Tayvan: Tüketimden ziyade birikime odaklı bir toplumdur.
2. Avrupa: Planlı ve Disiplinli Birikim
Avrupalılar, özellikle ekonomik belirsizlik dönemlerinde "kara gün akçesi" ayırmayı çok severler.
İsviçre: Yüksek gelirlerinin büyük bir kısmını emeklilik ve sigorta fonlarında toplarlar.
Almanya: Almanlar "Sparbuch" (tasarruf cüzdanı) kültürüyle büyürler. Gereksiz harcamadan kaçınmak milli bir karakterdir.
Hollanda: "Dutch treat" (hesabı paylaşmak) deyimi buradan gelir; oldukça tutumlu ve hesaplıdırlar.
Lüksemburg: Kişi başı birikim miktarında dünya liderlerindendir.
İsveç: "Lagom" (ne az ne çok, tam kararında) felsefesiyle sadece ihtiyaçları kadar harcarlar.
Norveç: Petrol fonuyla devlet zengin olsa da, halk bireysel birikime çok değer verir.
Avusturya: Alman ekolüne benzer şekilde disiplinli bir birikim alışkanlıkları vardır.
Fransa: Genellikle riskli yatırımlar yerine banka mevduatında para tutmayı severler.
3. Diğer Dikkat Çeken Tasarruflu Ülkeler
İrlanda: Son yıllardaki ekonomik büyüme ile halkın tasarruf eğilimi hızla arttı.
Katar: Yüksek gelir ve vergisiz yaşam, büyük miktarlarda birikim yapmalarına olanak sağlar.
Birleşik Arap Emirlikleri: Özellikle yerli halkın ciddi birikim oranları vardır.
Hindistan: Kültürel olarak altın biriktirme ve aile için para saklama eğilimi çok yüksektir.
Belçika: Gayrimenkul ve nakit birikiminde Avrupa'nın gizli liderlerindendir.
Vietnam: Gelişmekte olan bir ekonomi olmasına rağmen halk, geleceği için çok sıkı tasarruf yapar.
Danimarka: Yüksek refah seviyesine rağmen lüks tüketimde oldukça ölçülüdürler.
Dünya nüfusu 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 8,2 milyar seviyesine ulaşmış durumdadır. Hindistan'ın Çin'i geçerek zirveye yerleştiği bu yeni dönemde, özellikle Afrika ülkelerindeki hızlı nüfus artışı dikkat çekmektedir.
Hindistan: Yaklaşık 1 milyar 464 milyon (Dünyanın en kalabalık ülkesi)
Çin: Yaklaşık 1 milyar 410 milyon
ABD: Yaklaşık 347 milyon
Endonezya: Yaklaşık 285 milyon
Pakistan: Yaklaşık 258 milyon
Nijerya: Yaklaşık 240 milyon
Brezilya: Yaklaşık 212 milyon
Bangladeş: Yaklaşık 176 milyon
Rusya: Yaklaşık 144 milyon
Etiyopya: Yaklaşık 137 milyon
Meksika: Yaklaşık 132 milyon
Japonya: Yaklaşık 122 milyon
Mısır: Yaklaşık 119 milyon
Filipinler: Yaklaşık 116 milyon
Kongo Demokratik Cumhuriyeti: Yaklaşık 115 milyon
Vietnam: Yaklaşık 101 milyon
İran: Yaklaşık 92 milyon
Türkiye: Yaklaşık 87,7 milyon (Dünya sıralamasında 18. sırada)
Almanya: Yaklaşık 84 milyon
Tanzanya: Yaklaşık 72 milyon
Dikkat Çeken Detaylar
Zirve Değişimi: Hindistan, 2023'ten itibaren Çin'i geride bırakarak dünyanın en kalabalık ülkesi oldu. Çin'in nüfusu ise düşük doğum oranları nedeniyle yavaş bir azalma eğilimine girdi.
Afrika'nın Yükselişi: Nijerya, Etiyopya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkeler çok hızlı bir artış gösteriyor. Projeksiyonlara göre yüzyılın sonunda Nijerya'nın dünyanın en kalabalık 3 veya 4. ülkesi olması bekleniyor.
Türkiye'nin Durumu: Türkiye, yaklaşık 88 milyonluk nüfusuyla dünyada 18. sırada yer almaktadır ve Avrupa'nın (Rusya hariç) en kalabalık iki ülkesinden biridir (Almanya ile birlikte).
Nüfusu Azalanlar: Japonya, Rusya ve Almanya gibi ülkeler doğal nüfus artış hızı negatif olan veya durağanlaşan ülkeler arasındadır.
Dünya genelinde denizaltı gücü, ülkelerin donanma stratejileri, teknolojik kapasiteleri ve savunma bütçelerine göre şekillenmektedir. 2025 yılı itibarıyla askeri veri kaynakları ve savunma analizlerine göre, en fazla denizaltıya (nükleer ve dizel-elektrikli toplamı) sahip olan ilk 20 ülke şu şekilde sıralanmaktadır:
Çin: Yaklaşık 78 - 80 adet (Dünyanın en büyük denizaltı filosuna sahip ülkesi haline gelmiştir.)
Rusya: Yaklaşık 65 - 70 adet (Balistik füze taşıyan nükleer denizaltılarıyla stratejik bir güce sahiptir.)
ABD: Yaklaşık 68 adet (Tamamı nükleer enerjiyle çalışan dünyanın en teknolojik filosudur.)
Kuzey Kore: Yaklaşık 35 - 50 adet (Sayıca fazla olsa da çoğu eski ve küçük kıyı denizaltılarıdır.)
İran: Yaklaşık 25 - 30 adet (Büyük bir kısmı sığ sular için uygun olan mini ve orta ölçekli denizaltılardır.)
Güney Kore: Yaklaşık 22 adet
Japonya: Yaklaşık 21 - 23 adet (Dünyanın en gelişmiş dizel-elektrikli denizaltılarına sahiptir.)
Hindistan: Yaklaşık 18 adet (Nükleer kapasitesini hızla artırmaktadır.)
Türkiye: 12 adet (Modernizasyon projeleri ve yeni 'Reis' sınıfı denizaltılarla bölgesinde güçlü bir filoya sahiptir.)
Yunanistan: 11 adet
Birleşik Krallık (İngiltere): 10 adet (Tamamı nükleer enerjiyle çalışır.)
Fransa: 10 adet (Tamamı nükleer enerjiyle çalışır.)
İtalya : 8 adet
Vietnam: 6 adet
Brezilya: 6 adet (Kendi nükleer denizaltısını geliştirme aşamasındadır.)
Pakistan: 6 adet
Mısır: 8 adet
Cezayir: 6 adet
Almanya: 6 adet (Dünyanın en gelişmiş hidrojen yakıt pilli denizaltılarını üretmektedir.)
Avustralya: 6 adet (AUKUS anlaşması ile gelecekte nükleer denizaltılara geçiş yapacaktır.
Önemli Notlar ve Analizler
Nitelik vs. Nicelik: Kuzey Kore ve İran gibi ülkeler sayıca üst sıralarda görünse de, bu denizaltıların çoğu eski teknolojiye sahip küçük araçlardır. ABD, Rusya ve Çin'in elindeki devasa nükleer denizaltılar çok daha yüksek bir vuruş gücüne ve menzile sahiptir.
Türkiye'nin Konumu: Türkiye, özellikle yerli üretim denizaltı projeleri (MİLDEN) ve mevcut modern filosuyla Akdeniz ve Karadeniz'de en önemli denizaltı güçlerinden biridir.
Nükleer Güçler: Listede sadece ABD, Rusya, Çin, Birleşik Krallık, Fransa ve Hindistan halihazırda operasyonel nükleer denizaltılara sahiptir.
Sıralama Değişkenliği: Ülkelerin envanterindeki eski gemileri emekli etmesi veya yeni teslimatlar alması nedeniyle (örneğin Avustralya veya Brezilya'nın yeni projeleri) bu sıralama dönem dönem küçük değişiklikler gösterebilir.
2025 yılı verileri ve gayrimenkul endeksleri baz alındığında, Türkiye'nin m² bazında en pahalı 20 şehri (yaklaşık değerlerle) şöyledir:
Türkiye'nin En Pahalı 20 Şehri (m² Birim Fiyatına Göre)
Listenin başında Muğla'nın yer almasının sebebi, Bodrum ve Marmaris gibi dünya çapındaki lüks turizm destinasyonlarıdır.
Muğla (Bodrum, Marmaris ve Fethiye etkisiyle Türkiye'nin en pahalısıdır.)
İstanbul (Boğaz hattı ve merkezi iş alanları fiyatları yukarı çekmektedir.)
Antalya (Yabancı yatırımcı ilgisi ve sahil şeridi fiyatları artırmaktadır.)
İzmir (Çeşme ve Urla gibi bölgeler ortalamayı yükseltir.)
Aydın (Kuşadası ve Didim etkisiyle üst sıralardadır.)
Çanakkale (Özellikle köprü sonrası ve Bozcaada/Gökçeada talebiyle yükselişe geçmiştir.)
Yalova (İstanbul'a yakınlık ve termal turizm etkisi.)
Edirne (Sınır ticareti ve Avrupa'ya yakınlık fiyatları etkilemektedir.)
Bursa (Sanayi gücü ve Nilüfer gibi gelişmiş ilçeler.)
Kocaeli (Sanayinin kalbi olması nedeniyle arsa değeri yüksektir.)
Mersin (Son yıllardaki göç ve liman etkisi.)
Ankara (Başkent olması ve Çankaya/İncek gibi bölgelerin lüks konut arzı.)
Balıkesir (Edremit Körfezi ve Ayvalık bölgesi fiyatları yukarı çeker.)
Sakarya (Özellikle Sapanca bölgesindeki lüks villa projeleri.)
Tekirdağ (İstanbul'un genişleme alanı olması nedeniyle değerlenmiştir.)
Trabzon (Körfez ülkelerinden gelen yatırımcı talebi.)
Samsun (Karadeniz'in en gelişmiş şehri olması hasebiyle.)
Gaziantep (Bölgesel ticaret merkezi ve sanayi etkisi.)
Rize (Coğrafi kısıtlılık nedeniyle imarlı arsa azlığı fiyatları artırır.)
Ordu (Sahil şeridi ve turizm potansiyeli.)
Fiyatları Etkileyen Temel Faktörler
Türkiye'deki gayrimenkul piyasasında fiyat farklarını oluşturan ana unsurlar şunlardır:
Turizm Potansiyeli: Muğla ve Antalya gibi illerde m² fiyatları, yerel halkın alım gücünden ziyade küresel turizm piyasasına göre şekillenir.
Arsa Arzı Kısıtlılığı: İstanbul ve Rize gibi şehirlerde inşaat yapılabilecek alanın az olması, mevcut yerlerin değerini katlar.
Yabancı Yatırımcı İlgisi: Döviz bazlı alımların yoğun olduğu sahil şehirlerinde fiyatlar TL bazında çok daha hızlı yükselmektedir.
Ulaşım Projeleri: Köprüler, otoyollar ve hızlı tren hatları geçtiği illerin (Çanakkale, Yalova gibi) m² değerini doğrudan artırır.
Dikkat Edilmesi Gereken Nokta
Bu sıralama il geneli ortalamasını yansıtır. Örneğin Ankara 12. sırada görünse de, Ankara'nın Çankaya ilçesindeki bir mahalle, listenin üstündeki birçok ilin ortalamasından çok daha pahalı olabilir. Aynı durum İstanbul'un Beşiktaş veya Sarıyer ilçeleri için de geçerlidir.
Dünyada En Çok Araca Sahip İlk 20 Ülke (Tahmini Veriler)
Amerika Birleşik Devletleri: Yaklaşık 290 milyon araçla dünya liderliğini koruyor. Neredeyse her yetişkine bir araç düşen ABD, devasa otoyol ağıyla listenin başında.
Çin: Yaklaşık 270 milyon araçla ABD’yi çok yakından takip ediyor. Çin, yıllık yeni araç satışında dünyada birinci sırada olduğu için çok yakında listenin zirvesine yerleşmesi bekleniyor.
Japonya: Yaklaşık 82 milyon araçla üçüncü sırada. Japonya, hem üretimde hem de kullanımda dünyanın otomobil merkezlerinden biri.
Rusya: Yaklaşık 56 milyon araçlık bir hacme sahip. Geniş coğrafyası nedeniyle araç sahipliği oldukça yüksek.
Almanya: Yaklaşık 52 milyon araçla Avrupa’nın en büyük araç parkına sahip ülkesi konumunda.
Brezilya: Yaklaşık 48 milyon araçla Güney Amerika’nın en çok araç olan ülkesi.
İtalya: Yaklaşık 45 milyon araçla kişi başına düşen araç sayısında da Avrupa’nın en üst sıralarında yer alıyor.
Meksika: Yaklaşık 41 milyon araçla Kuzey Amerika’nın hareketli pazarlarından biri.
Fransa: Yaklaşık 40 milyon araçla Avrupa listesinde dördüncü sırada.
Birleşik Krallık: Yaklaşık 39 milyon araçla Fransa’nın hemen arkasında yer alıyor
Hindistan: Yaklaşık 35 milyon (otomobil ve hafif ticari) araçla listede hızla yükseliyor. Toplam tescilli araç sayısı (motosikletler dahil) çok daha yüksektir.
İspanya: Yaklaşık 31 milyon araçlık bir araç parkına sahip.
Polonya: Yaklaşık 26 milyon araçla Doğu Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri.
Kanada: Yaklaşık 26 milyon araçla geniş arazisi nedeniyle araç bağımlılığı yüksek bir ülke.
Endonezya: Yaklaşık 25 milyon araçla Güneydoğu Asya’nın en büyüklerinden.
Güney Kore: Yaklaşık 24 milyon araçla teknoloji ve otomotiv merkezi olarak listede.
Türkiye: Yaklaşık 21 milyon araç (sadece otomobil ve hafif ticari) ile 17. sırada. Motosiklet ve kamyonlar eklendiğinde bu sayı 30 milyonu aşmaktadır.
Avustralya: Yaklaşık 20 milyon araçla nüfusuna oranla çok yüksek bir araç sayısına sahip.
Tayland: Yaklaşık 18 milyon araçla bölgedeki üretim ve kullanım üssü.
İran: Yaklaşık 16 milyon araçla listenin son sırasında yer alıyor.
Önemli Notlar
Kişi Başına Oran: Bu liste "toplam miktar" üzerinedir. Eğer nüfusa göre oranlansaydı, San Marino, Monako ve Yeni Zelanda gibi küçük ama zengin ülkeler listenin başında olurdu.
Çin'in Yükselişi: Çin, her yıl yaklaşık 30 milyon yeni araç trafiğe çıkardığı için ABD'yi toplam sayıda geçmesi sadece birkaç yıl meselesidir.
Elektrikli Araçlar: 2025 itibarıyla özellikle Çin, Norveç ve Almanya'daki araç parkı hızla elektrikli modellere dönüşmektedir.
Dünyadaki en borçlu ülkeleri sıralarken genellikle iki farklı yöntem kullanılır: Toplam borç miktarı (nominal miktar) ve Borcun GSYH’ye oranı (ülkenin milli gelirine kıyasla borcu).
Bir ülkenin ekonomik sağlığını gösteren asıl gösterge Borç / GSYH oranıdır. Çünkü bir ülkenin borcu çok olabilir (örneğin ABD), ama ekonomisi o borcu çevirebilecek kadar büyükse bu bir kriz yaratmayabilir. Ancak milli gelirinden çok daha fazla borcu olan ülkeler risk altındadır.
İşte 2024-2025 verilerine göre Borcun GSYH’ye (Milli Gelire) oranına göredünyanın en borçlu ilk 20 ülkesi:
Japonya: Yaklaşık %255 oranla dünya lideridir. Japonya yıllardır dünyanın en borçlu gelişmiş ekonomisidir ancak borcunun büyük çoğunluğu kendi halkına (iç borç) olduğu için kriz yaşamamaktadır.
Sudan: Yaklaşık %240 civarında bir oranla listenin başında yer alıyor. İç savaş ve ekonomik istikrarsızlık borç yükünü taşınamaz hale getirmiş durumda.
Yunanistan: Yaklaşık %160-165 oranıyla Avrupa’nın en borçlu ülkesidir. 2008 krizinden bu yana toparlanmaya çalışsa da borç yükü hala çok yüksek.
Singapur: Yaklaşık %160 oranında borcu vardır. Ancak Singapur'un durumu farklıdır; bu borç genelde yatırım amaçlıdır ve ülkenin çok güçlü varlık rezervleri bulunmaktadır.
Eritre: Yaklaşık %155 oranında bir borç yüküne sahiptir.
İtalya: Yaklaşık %140 civarındaki borcuyla Avrupa Birliği'nin en büyük endişe kaynaklarından biridir.
Lübnan: Yaklaşık %135-140 civarı. Ülke son yıllarda büyük bir ekonomik çöküş yaşamaktadır.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD): Yaklaşık %123-125 oranında borcu vardır. Nominal (toplam miktar) olarak 34 trilyon doları aşan borcuyla dünyanın en çok borcu olan ülkesidir, ancak ekonomisi devasa olduğu için oran %125 seviyesindedir.
Fransa: Yaklaşık %110-112 oranıyla Avrupa'nın yüksek borçlu büyük ekonomilerinden biridir.
Portekiz: Yaklaşık %105-108 oranında borç yükü taşımaktadır.
İspanya: Yaklaşık %105-107 oranında borcu bulunmaktadır.
Bahreyn: Yaklaşık %103 civarında borç oranına sahiptir.
Kanada: Yaklaşık %102-105 civarında seyretmektedir.
Belçika: Yaklaşık %100-103 oranıyla borcu milli gelirine eşittir.
Birleşik Krallık (İngiltere): Yaklaşık %100-102 civarındadır. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en yüksek borç seviyelerine ulaşmıştır.
Brezilya: Yaklaşık %88-90 oranında bir borç yüküne sahiptir.
Mısır: Yaklaşık %85-90 civarında borç oranı bulunmaktadır.
Güney Afrika: Yaklaşık %75-80 civarında borç yükü taşımaktadır.
Pakistan: Yaklaşık %75-78 civarındadır; dış borç ödemelerinde sık sık zorluk yaşamaktadır.
Arjantin: Yaklaşık %75-80 civarında. Arjantin'in sorunu orandan ziyade, borcunu ödeyecek döviz rezervinin olmamasıdır.
Önemli Bir Not: Türkiye'nin Durumu
Türkiye, bu "borcun milli gelire oranı" listesinde oldukça iyi bir konumdadır. Türkiye’nin kamu borcunun GSYH’ye oranı yaklaşık%30-35civarındadır. Bu oran, yukarıdaki dev ekonomilerin (ABD, Japonya, Fransa vb.) çok altındadır. Türkiye'nin asıl zorluğu kamu borcundan ziyade, özel sektörün ve bankaların dış borç ödemeleri ve döviz kuru dalgalanmalarıdır.
Kazakistan'a En Çok Turist Gönderen İlk 10 Ülke (2025)
Özbekistan: Yaklaşık 5,8 milyon ziyaretçi ile ilk sırada yer alıyor.
Kırgızistan: 3,3 milyondan fazla ziyaretçi ile sınır komşusu olarak ikinci sırada.
Rusya: Yaklaşık 3,2 milyon ziyaretçi.
Tacikistan: Yaklaşık 964 bin ziyaretçi.
Çin: Vizesiz rejim sonrası büyük bir artışla yaklaşık 655 bin ziyaretçiye ulaştı.
Belarus: 156 bin civarında ziyaretçi.
Hindistan: 146 bin ziyaretçi ile hızla büyüyen pazarlardan biri.
Türkiye: Yaklaşık 130 bin - 150 bin arasında Türk vatandaşı Kazakistan'ı ziyaret etti. Türkiye, komşu olmayan ülkeler arasında en çok turist gönderen ilk 5 ülke arasında.
Azerbaycan: 102 bin ziyaretçi.
Almanya: 92 bin ziyaretçi ile Avrupa'dan gelen en büyük turist grubunu oluşturuyor.
Dikkat Çeken Detaylar
Vize Muafiyeti Etkisi: Çin ve Hindistan'dan gelen turist sayısındaki devasa artış, uygulanan vize muafiyeti ve artan doğrudan uçuşlar sayesindedir.
Türkiye'nin Rolü: Türkiye sadece turist göndermekle kalmıyor, aynı zamanda Kazakistan'ın turizm modelini (her şey dahil sistem vb.) geliştirmesinde stratejik ortaklık yapıyor.
Harcama Miktarı: Kazakistan Turizm Bakanlığı verilerine göre, bir yabancı turist Kazakistan ziyareti sırasında ortalama 1.500 ABD Doları harcıyor.
2025 yılı sonu itibariyle Türkiye turizmde tarihi bir zirve yaşayarak yıl genelinde 60 milyonun üzerinde yabancı ziyaretçiyi ağırlamıştır. 2025 yılında Türkiye'ye en çok turist gönderen ilk 15 ülke, hem geleneksel pazarların gücünü koruduğu hem de yeni pazarların (Uzak Doğu ve Körfez) yükselişe geçtiği bir tablo sunmaktadır.
Türkiye'ye En Çok Turist Gönderen Ülkeler (2025)
Rusya: Ukrayna savaşı sonrası Türkiye'nin ana rotalardan biri olmaya devam etmesiyle yine 1. sırada (Yaklaşık 7 milyon+).
Almanya: Geleneksel pazar gücünü koruyor, özellikle Antalya ve Ege bölgesinin vazgeçilmezi (6,5 milyon civarı).
İngiltere (Birleşik Krallık): Dalaman ve Bodrum bölgesindeki yoğun ilgiyle 3. sıradaki yerini sağlamlaştırdı.
İran: Özellikle alışveriş turizmi (İstanbul ve Van) sayesinde büyük bir kitleyi temsil ediyor.
Bulgaristan: Sınır ticareti ve Edirne odaklı günübirlik/haftalık ziyaretlerle üst sıralarda.
Polonya: Son 2-3 yılın en hızlı büyüyen pazarı, 2025'te de rekor kırdı.
Hollanda: Aile turizmi ve yaz tatili için Türkiye'yi tercih eden kemik kitle.
Çin: Vize kolaylıkları ve "Kültür Yolu" projeleriyle Uzak Doğu'dan gelen en büyük grup haline geldi.
Irak: Sağlık turizmi ve İstanbul odaklı ziyaretler.
Fransa: Gastronomi ve kültür turları için İstanbul ve Kapadokya tercihi yüksek.
Ukrayna: Savaşın etkilerine rağmen Türkiye'ye sığınan veya geçici konaklayan nüfus ile listede kalmaya devam ediyor.
Suudi Arabistan: Normalleşen ilişkiler sonrası Körfez bölgesinden gelen en yoğun turist grubu.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD): Kruvaziyer turizminin (İstanbul ve Kuşadası limanları) etkisiyle ilk 15'teki yerini koruyor.
Yunanistan: Karşılıklı feribot seferleri ve adalarla artan etkileşim sonucu sınır trafiği yoğun.
Azerbaycan: "Tek Millet İki Devlet" bağıyla kültürel ve akraba ziyaretleri odaklı istikrarlı bir pazar.
2025 Turizm Sezonunun Öne Çıkan Notları:
Sağlık Turizmi: İlk 15 ülkenin çoğunda (özellikle İngiltere, Hollanda ve Irak) geliş nedeni sadece tatil değil, saç ekimi ve estetik gibi sağlık operasyonları oldu.
Kişi Başı Harcama: 2025 yılında Türkiye, sadece turist sayısını değil, turist başına düşen harcamayı da 1.000 dolar barajının üzerine çıkarmayı hedeflemiş ve buna yaklaşmıştır.
Yeni Gözde: Polonya: Polonya, son yılların "yıldız pazarı" olarak Almanya ve Rusya'nın ardından en önemli oyuncu haline geldi.
İngiltere'ye En Çok Turist Gönderen Ülkeler (2025)
Amerika Birleşik Devletleri (ABD): Hem harcama miktarı hem de ziyaretçi sayısı bakımından açık ara birinci sıradadır.
Fransa: Coğrafi yakınlık ve Manş Tüneli sayesinde en yoğun kısa süreli ziyaretçi kaynağıdır.
Almanya: İş seyahatleri ve kültürel turlar için İngiltere'yi en çok tercih eden Avrupa ülkesidir.
İrlanda: Ortak kara sınırı (Kuzey İrlanda üzerinden) ve aile bağları nedeniyle trafik çok yoğundur.
İspanya: Hem İspanyol vatandaşları hem de İspanya'da yaşayan yabancıların (expat) yoğun ziyareti söz konusudur.
Hollanda: Feribot ve kısa uçuşlar sayesinde hafta sonu turizminin merkezidir.
İtalya: Özellikle Londra'ya yönelik moda, sanat ve eğitim amaçlı seyahatler ön plandadır.
Polonya: İngiltere'deki geniş Polonya diasporası nedeniyle akraba ve arkadaş ziyaretleri (VFR) kategorisinde çok güçlüdür.
Avustralya: Uzak mesafe olmasına rağmen "Commonwealth" (İngiliz Milletler Topluluğu) bağları nedeniyle uzun süreli ziyaretlerde ilk sıralardadır.
Çin: Pandemi sonrası tam dönüşün ardından, özellikle lüks alışveriş ve eğitim turizmiyle 2025'te büyük bir sıçrama yapmıştır.
Kanada: Tarihi ve kültürel bağlar nedeniyle istikrarlı bir turist kaynağıdır.
Belçika: Brüksel-Londra arası Eurostar hızlı tren bağlantısı turizmi canlı tutmaktadır.
Hindistan: Artan orta sınıf ve İngiltere'deki dev Hint toplumu sayesinde ziyaretçi sayıları rekor seviyelere ulaşmıştır.
İsviçre: Finans sektörü bağlantılı iş seyahatleri ve yüksek gelirli turist grubu.
İsveç: İskandinav ülkeleri arasında İngiltere'ye en çok ilgi gösteren ülkedir.
2025 Yılı Turizm Notları
Londra Odaklılık: Turistlerin yaklaşık %50'den fazlası seyahatlerini sadece Londra ile sınırlandırırken, 2025'te Edinburgh, Manchester ve Cotswolds gibi bölgelere olan ilgi %15 artış göstermiştir.
ETA (Elektronik Seyahat Yetkisi): 2025 yılı itibarıyla Birleşik Krallık, vizesiz giren ülkeler için (AB ülkeleri dahil) ETA sistemini tam kapasite uygulamaya koymuştur. Bu sistem, giriş verilerinin daha hassas takip edilmesini sağlamaktadır.
Döviz Etkisi: Sterlin'in diğer para birimleri karşısındaki konumu, özellikle ABD'li ve Avrupalı turistlerin konaklama sürelerini doğrudan etkilemektedir.