Martı TAG

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Emirhan
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Yurtdışında birçok şehirde taksilerin yanı sıra birden fazla farklı paylaşımlı yolculuk şirketi de faaliyet gösteriyor ve bu durum hiç sorun olmuyor.

Ne hikmetse bu paylaşımlı yolculuk bir tek Türkiye'de sorun oldu.

Merkezi hükümet ve belediyelerin en kısa zamanda paylaşımlı yolculuk şirketlerinin lehine karar çıkarması gerekir.
 
Son günlerde yine kavga gürültü eksik olmuyor taksiciler martı tag sürücüleriyle tartışıyorlar bu işe bir son verilmeli ve yasalar karşısında bir karşılığı olmalı artık.
 
Son günlerde yine kavga gürültü eksik olmuyor taksiciler martı tag sürücüleriyle tartışıyorlar bu işe bir son verilmeli ve yasalar karşısında bir karşılığı olmalı artık.

Ulaştırma Bakanlığı'nın çıkaracağı bir Paylaşımlı Yolculuk Yönetmeliği ile bu çözülür ama bu süreçte taksiciler kollanıyor.

Her sektörde yatırım ve rekabet var. Ve herkes bir şekilde rızkını kazanıyor. Taksicilerin bu rekabet reddi çok can sıkıcı. Üstelik altyapısı sağlam yapıldığında paylaşımlı yolculuk, kendisine göre daha kara düzen kalan taksiye göre daha güvenli.

İstanbul'daki taksi sorununa çözüm olarak çıkarılan 29 yıllık plaka uygulaması bile gerçek bir çözüm değil. Ulaşım hizmeti sunma hakkını değer kazanacak bir yatırım aracına dönüşmemesi gerekiyor. İstanbul'daki ilave taksiler "sözleşmeli halk otobüsü" modeliyle ortaya çıksaydı daha iyi olurdu.

Ve gerek merkezi hükümetin gerekse belediyelerin ticari plaka sahiplerine plakalarına sığınacak derece taviz vermemesi gerekiyor.
 
Martı'yı ve Oğuz Alper Öktem'i tebrik ederim. Eğer bir hizmet daha uyguna ve daha kaliteli bir şekilde sunulabiliyorsa bunun "korsan" diyerek kriminalize edilmesi de, bürokratik veya siyasi engellerle yıldırmaya çalışılması da yanlış.

Zincir marketler yaygınlaşmaya başlarken bakkallar gidip market taşlamadıysa, market çalışanlarını tartaklamadıysa taksicilerin de paylaşımlı yolculuk modeliyle hizmet veren kişilere bunu yapmasının hiçbir mantığı yok. Özellikle değişime ve dönüşüme dirençli ticari plaka sahiplerinin başrolü olduğu bir sektörde yolcuların değişen talepleri bu yeniliği kaçınılmaz kılıyor. Keşke Uber de bu kadar direnebilseydi, farklı paylaşımlı yolculuk girişimleri de ortaya çıkabilseydi. Bu sorunların çözüldüğü bir gelecek diliyorum.
 
Martı'yı ve Oğuz Alper Öktem'i tebrik ederim. Eğer bir hizmet daha uyguna ve daha kaliteli bir şekilde sunulabiliyorsa bunun "korsan" diyerek kriminalize edilmesi de, bürokratik veya siyasi engellerle yıldırmaya çalışılması da yanlış.
Adam Türkiyenin überi oldu valla helal olsun artık yasal bir taşımacılık martı tag.
 
uber amerika'da taksi dolmuşçuluğa giriyordu diye hatırlıyorum. şahsen ülkemizde böyle bir şeyin dirilmesini desteklerim özellikle uzun hatlar için.

Martı Türkiye'nin Arriva'sı olabilecek potansiyele sahip. Bence en az birkaç şehirde faaliyet gösteren toplu taşıma şirketi olarak faaliyet göstermeli. Türkiye'de bunun örneği yok. Plaka, tahdit, esnaf, oda sistemiyle işletim çok sığ ve ne yazık ki geniş çaplı, büyük gelişimlere de sistematik olarak kapalı.

Paylaşımlı yolculuk Türkiye'de maalesef istediğim durumda değil. Gerek taksicilerin ve odaların tutumu gerek Martı'nın sahibinin tutumundan...
 

TAG şoförlerinin yorumlarına göre sistem hâlâ aktif ve davada da istinafa gidileceği söyleniyor.

Taksi cephesi zil takıp oynarcasına paylaşımlar yaparak "kazandık" diyor öbür yandan.

Martı gider Karga gelir abi taksiciler bir kere o imajı bozdu daha da toparlanamazlar. Paylaşımlı yolculuk bu ülkenin bir gerçeği olacak.
 
Bildiğim Oğuz Alper Öktem bu işin peşini bırakmaz. Mücadelesine devam eder.

Edecektir muhakkak. Bu arada şu an dünya genelinde yapılan, Türkiye'de de taksiciler dışında herkesin yasallaşmasını istediği paylaşımlı yolculuk modeline ek olarak belediyeler aracılığıyla "sözleşmeli taksi" modeli üzerine de bir çalışma yapsa bu yolda Oğuz Alper Öktem daha sağlam ilerler. En azından bir iki şehirde bile olsa faydadır. Sözleşmeli taksiden kastım İstanbul'daki eski erguvan otobüsler mantığıyla işletim olacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 29 yıllık plaka satışı yerine bu yolu izleseydi çok daha faydalı olurdu.
 
Edecektir muhakkak. Bu arada şu an dünya genelinde yapılan, Türkiye'de de taksiciler dışında herkesin yasallaşmasını istediği paylaşımlı yolculuk modeline ek olarak belediyeler aracılığıyla "sözleşmeli taksi" modeli üzerine de bir çalışma yapsa bu yolda Oğuz Alper Öktem daha sağlam ilerler. En azından bir iki şehirde bile olsa faydadır. Sözleşmeli taksiden kastım İstanbul'daki eski erguvan otobüsler mantığıyla işletim olacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi 29 yıllık plaka satışı yerine bu yolu izleseydi çok daha faydalı olurdu.

Belediyeler taksiciler ve daha önemlisi taksiciler odasıyla problem yaşamamak ters düşmemek için Oğuz Alper Öktem ile anlaşma sağlamazlar.

Oğuz Alper Öktem daha önce İBB'den randevu talep ettiklerini ama kabul edilmediğini söylemişti.
 
Belediyeler taksiciler ve daha önemlisi taksiciler odasıyla problem yaşamamak ters düşmemek için Oğuz Alper Öktem ile anlaşma sağlamazlar.

Oğuz Alper Öktem daha önce İBB'den randevu talep ettiklerini ama kabul edilmediğini söylemişti.

Sözleşmeli taksi işletimini sadece Oğuz Alper Öktem nezdinde düşünmeyelim. Türkiye'de güç bakımından taksicilerden de Oğuz Alper Öktem'den de daha güçlü insanlar var gerek bu sektörde gerek diğer sektörlerde. Onlar sözleşme yoluyla taksicilik sistemine alternatif olarak dahil edilse büyük balık - küçük balık mevzusu olabilirdi.

Böyle bir şey olsa dediğin gibi o şehirde taksilerin bağlı olduğu odalar (İstanbul'da İTEO, diğer şehirlerde o şehrin Şoförler Odası) buna muhalefet eder ama gariptir ki aynı şehirde sözleşmeli halk otobüsü işletimi yaptırıldığında, yani şirket ve kooperatifler sözleşme yoluyla toplu taşıma sistemine dahil edildiğinde o şehirdeki aktif Şoförler Odası, Minibüsçüler Odası veya Özel Halk Otobüsçüleri Odası yönetimleri buna tepki göstermiyor.
 
Geri