Reşat Kanburoğlu
WT Kullanıcı
- Mesaj
- 490
- Puan
- 546
Farklı toplumların ölüm ve cenaze geleneklerini anlatıyorlar. Bir sahne geldi, açıkçası önce ne gördüğümü anlamadım. 
Ölmüş adamın karısı mezarı açıyor, adamın kemiklerini çıkarıyor ve kemikleri eve götürüyor. Bizim alıştığımız cenaze ve mezarlık anlayışıyla izleyince insan ister istemez bir afallıyor. “Yahu kadın mezardan adamın kemiklerini çıkardı, şimdi de eve götürüyor!” diye bakakaldım.
Tabii biraz araştırınca bunun kendi kültürleri içerisinde gayet ciddi ve anlamlı bir ritüel olduğunu anlıyorsun. Ölüm onlar açısından sadece kişinin toprağa verilmesiyle biten bir süreç değil. Ölen kişinin kemiklerinin çıkarılması, temizlenmesi, aileyle tekrar bir araya getirilmesi ve çeşitli törenler yapılması; yaşayanlarla ölenler arasındaki bağın devam ettiğini ifade ediyor.
Ama bizim pencereden bakınca sahne gerçekten enteresan:
— Merhum nerede?
— Evde.
— Nasıl yani?
— Kemikleriyle.
— Haa… tamam.
İnsanın kültürün ne kadar güçlü bir şey olduğunu bir kez daha anlayacağı bir durum. Bir toplumda son derece normal, hatta saygı gösterisinin bir parçası olan bir davranış; başka bir toplumun gözünden bakınca inanılmaz derecede tuhaf gelebiliyor.
Belgesellerin güzel tarafı da bu zaten. “Bunlar niye böyle yapıyor?” diye bakarken, aslında kendi alışkanlıklarımızın da dünyanın geri kalanı açısından en az bunun kadar şaşırtıcı olabileceğini fark ediyorsun.
Yalnız kemikleri eve getirilen merhumun ruhu o sırada ne düşünüyordu, onu da ayrıca merak ettim.
Ölmüş adamın karısı mezarı açıyor, adamın kemiklerini çıkarıyor ve kemikleri eve götürüyor. Bizim alıştığımız cenaze ve mezarlık anlayışıyla izleyince insan ister istemez bir afallıyor. “Yahu kadın mezardan adamın kemiklerini çıkardı, şimdi de eve götürüyor!” diye bakakaldım.
Tabii biraz araştırınca bunun kendi kültürleri içerisinde gayet ciddi ve anlamlı bir ritüel olduğunu anlıyorsun. Ölüm onlar açısından sadece kişinin toprağa verilmesiyle biten bir süreç değil. Ölen kişinin kemiklerinin çıkarılması, temizlenmesi, aileyle tekrar bir araya getirilmesi ve çeşitli törenler yapılması; yaşayanlarla ölenler arasındaki bağın devam ettiğini ifade ediyor.
Ama bizim pencereden bakınca sahne gerçekten enteresan:
— Merhum nerede?
— Evde.
— Nasıl yani?
— Kemikleriyle.
— Haa… tamam.
İnsanın kültürün ne kadar güçlü bir şey olduğunu bir kez daha anlayacağı bir durum. Bir toplumda son derece normal, hatta saygı gösterisinin bir parçası olan bir davranış; başka bir toplumun gözünden bakınca inanılmaz derecede tuhaf gelebiliyor.
Belgesellerin güzel tarafı da bu zaten. “Bunlar niye böyle yapıyor?” diye bakarken, aslında kendi alışkanlıklarımızın da dünyanın geri kalanı açısından en az bunun kadar şaşırtıcı olabileceğini fark ediyorsun.
Yalnız kemikleri eve getirilen merhumun ruhu o sırada ne düşünüyordu, onu da ayrıca merak ettim.