TRT - İnançlar ve Yaşam Programı

Reşat Kanburoğlu

WT Kullanıcı
Mesaj
490
Puan
546
Farklı toplumların ölüm ve cenaze geleneklerini anlatıyorlar. Bir sahne geldi, açıkçası önce ne gördüğümü anlamadım. 😄


Ölmüş adamın karısı mezarı açıyor, adamın kemiklerini çıkarıyor ve kemikleri eve götürüyor. Bizim alıştığımız cenaze ve mezarlık anlayışıyla izleyince insan ister istemez bir afallıyor. “Yahu kadın mezardan adamın kemiklerini çıkardı, şimdi de eve götürüyor!” diye bakakaldım. 😂


Tabii biraz araştırınca bunun kendi kültürleri içerisinde gayet ciddi ve anlamlı bir ritüel olduğunu anlıyorsun. Ölüm onlar açısından sadece kişinin toprağa verilmesiyle biten bir süreç değil. Ölen kişinin kemiklerinin çıkarılması, temizlenmesi, aileyle tekrar bir araya getirilmesi ve çeşitli törenler yapılması; yaşayanlarla ölenler arasındaki bağın devam ettiğini ifade ediyor.


Ama bizim pencereden bakınca sahne gerçekten enteresan:


— Merhum nerede?
— Evde.
— Nasıl yani?
— Kemikleriyle.
— Haa… tamam. 😄


İnsanın kültürün ne kadar güçlü bir şey olduğunu bir kez daha anlayacağı bir durum. Bir toplumda son derece normal, hatta saygı gösterisinin bir parçası olan bir davranış; başka bir toplumun gözünden bakınca inanılmaz derecede tuhaf gelebiliyor.


Belgesellerin güzel tarafı da bu zaten. “Bunlar niye böyle yapıyor?” diye bakarken, aslında kendi alışkanlıklarımızın da dünyanın geri kalanı açısından en az bunun kadar şaşırtıcı olabileceğini fark ediyorsun.


Yalnız kemikleri eve getirilen merhumun ruhu o sırada ne düşünüyordu, onu da ayrıca merak ettim. 😂
 
Adamın kemikleri mezardan çıkarılıp eve getiriliyor. Karısı, Rikado’nun hayattayken sevdiği yemekleri hazırlıyor. Aile hep birlikte sofraya oturuyor ve sanki Rikado hâlâ aralarındaymış gibi onun sevdiği yemekleri yapıp ailece yemek yiyorlar.

Gecenin sonunda da Rikado’nun kemikleri tekrar mezarına götürülüp yerine bırakılıyor.

İlk sahneyi görünce tabii bizim alıştığımız kültürle insan bir afallıyor:

“Yahu kadın mezardan kocasının kemiklerini çıkardı, eve getirdi!” 😂

Ama ritüelin tamamını görünce olayın anlamı değişiyor. Aslında aile, ölen kişiyi bir süreliğine yeniden evin ve sofranın bir parçası haline getiriyor. Onun sevdiği yemekleri hazırlıyor, ailece birlikte yemek yiyor ve ardından tekrar mezarına uğurluyor.

Bizde olsa muhtemelen:
“Rikado nerede?”
“Evde.”
“Nasıl yani?”
“İskeletiyle.”
“Tamam, ben bir çay koyayım.” 😂

Şaka bir yana, ölüm ve ölenlerle ilişki konusunda kültürlerin ne kadar farklı olduğunu gösteren çok ilginç bir ritüel. Bizde mezarlık, ölen kişinin artık bulunduğu ve ziyaret edilen yer olarak görülürken burada ölen kişi belli bir ritüelle tekrar evin içine, sofraya ve aile hayatına dahil ediliyor.

En ilginç tarafı da şu: Gecenin sonunda tekrar mezarına götürülüyor. Yani tamamen “ölüyü eve getirmek” değil; bir gece boyunca aileyle yeniden buluşturup sonra tekrar uğurlamak.

Rikado için de hayatının son yemeği değil ama ölümünden sonra ailesiyle yaptığı son yemek diyebiliriz. Adamın kemikleriyle aile sofrasına oturması insanı hem şaşırtıyor hem de düşündürüyor.
 
Geri