Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Milli Muharip Uçak KAAN, mevcut geliştirme aşamasında ABD menşeli motorlar kullanırken, seri üretim aşamasında tamamen yerli bir motora geçiş yapacak şekilde planlanmıştır.
Mevcut ve Planlanan Motorlar
F110 Turbofan Motoru: Şu anki prototipler ve ilk uçuşlar için ABD (General Electric) tarafından sağlanan bu motor kullanılmaktadır.
TEI-TF35000 (Yerli Motor):KAAN'ı gerçek anlamda 5. nesil yapacak olan, TEI ve TRMOTOR iş birliğiyle geliştirilen yerli turbofan motordur.
Güç: Yaklaşık 35.000 pound-kuvvet (lbf) itki gücü hedeflemektedir.
Takvim: Yerli motorun 2026 yılında yer testlerine başlaması öngörülmektedir.
Evet bu dogru yanlız eksik konular var
Teinin yüzde 46 ortaklıgı General motor yani ABD şirketidir
Motorların lisansı T.C ait yeni yapılanlar
yanlız bu motorlardan her satışında Abd firması olan Genaral motorun cebine para girecek malum ortaklıgı var
Motor transferi biz Abd bilgi birikiminden elde etmişiz yıllar yılı
bunları niye yazdım halkımız bilsin tam olarak neyin ne oldugunu
Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hâle Getirme Sistemi muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır.
ASELSAN EJDERHA
Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, Breaking Defense’e verdiği demeçte, İtalya’nın Türk yapımı Bayraktar TB3 insansız hava araçlarını satın almak üzere bu yılın üçüncü çeyreğinde resmi bir anlaşma imzalamasını beklediğini açıkladı
Antalya’da Üretilecek: Türk Sahil Güvenliği’ne 13 Yeni Arama Kurtarma Botu
Merkezi Hollanda’da bulunan dünya devi Damen Shipyards Group’un, Antalya Serbest Bölgesi’ndeki stratejik üretim üssü olan Damen Antalya, Türk Sahil Güvenliği için kolları sıvıyor.
Avrupa Birliği (AB) finansmanı ve Uluslararası Göç Örgütü (IOM) aracılığıyla yürütülen proje kapsamında, 13 adet SAR 1906 botu Antalya’da inşa edilecek. Grubun kompozit ve hızlı bot teknolojilerindeki uzmanlığını temsil eden bu botların 2027-2028 yıllarında Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterine girmesi planlanıyor.
Başarılı Bir İş Birliğinin Devamı
Damen’in Antalya yerleşkesi, Türk deniz sahalarındaki başarısını daha önce de kanıtlamıştı. Tersane;
2016 yılında 6 adet,
2019 yılında ise 9 adet SAR 1906 botunu başarıyla yerel olarak üreterek Sahil Güvenlik Komutanlığına teslim etmişti.
Yeni siparişle birlikte, Antalya’da üretilen ve "kendi kendini düzeltebilme" özelliğiyle bilinen bu botların sayısı toplamda 28’e ulaşacak.
Nijerya ve Türkiye, ülkenin güvenlik mimarisini güçlendirmeyi hedefleyen bir savunma ortaklığı kapsamında Nijerya’da büyük bir askeri eğitim tesisi kurma konusunda anlaşmaya vardı.
Anlaşma, Nijerya Savunma Bakanı Christopher Musa ile Türk meslektaşı Yaşar Güler arasındaki ikili görüşmeler sırasında, 2026 Antalya Diplomasi Forumu’nun kenar etkinliklerinde sağlandı.
Yerli jet motorunda kritik eşik aşıldı! KTJ-3200 sahada gücünü kanıtladı
KTJ-3200, Türkiye’nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltma hedefi doğrultusunda geliştirilen en kritik projelerden biri olarak öne çıkıyor. Kale Arge tarafından tamamen yerli imkanlarla geliştirilen motor serisi, çoklu platformlarda başarıyla görev yaparak dikkat çekti.
Motor ailesi, başta ATMACA, KARA ATMACA ve SOM olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki kritik sistemlere güç sağlıyor. Bu entegrasyonlarla birlikte KTJ-3200 serisi, sahada aktif olarak kullanılan yerli motorlardan biri haline geldi.
Öte yandan Savunma Sanayii Başkanlığı ile Kale Arge arasında yürütülen ARAT Projesi kapsamında daha gelişmiş bir motor üzerinde çalışmalar sürüyor. Yeni nesil turbojet motorun, daha uzun menzil ve yüksek performans gerektiren seyir füzelerinde kullanılması planlanıyor. Bu gelişmeler, Türkiye’nin hem teknolojik bağımsızlığını artırıyor hem de savunma ihracatında rekabet gücünü yükseltiyor
KTJ-3200 (Kale Turbojet 3200) motoru tamamen sıfırdan bugün icat edilmiş bir motor değil; ancak "sahada gücünü kanıtladı" ve "kritik eşik aşıldı" ifadeleri, projenin seri üretim ve tam operasyonel kullanım aşamasına geçtiğini müjdeliyor.
Envantere Girdi: Artık sadece fabrikada test edilmiyor, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterindeki füzelere takılmaya başlandı.
Uçuşlu Testler Tamamlandı: Füzenin içindeyken, farklı irtifalarda, farklı hızlarda ve zorlu hava koşullarında defalarca ateşlendi ve hedefi vurdu. "Kritik eşik" denilen şey, motorun gerçek bir harp başlığı taşıyan füze ile sorunsuz uçmasıdır.
Fransız Ambargosuna Kesin Darbe
Bu motorun en büyük "yeniliği" sağladığı bağımsızlıktır. SOM ve ATMACA füzelerimiz daha önce Fransız TR60-30 motorlarını kullanıyordu.
Fransa, zaman zaman siyasi nedenlerle bu motorların teslimatını yavaşlatıyor veya kısıtlıyordu.
KTJ-3200'ün sahada aktifleşmesi demek, artık füzelerimizin üretim bandının durmayacağı ve kimseden izin almadan binlerce füze üretebileceğimiz anlamına geliyor.
Kırıkkale’de bulunan MKE Mühimmat Fabrikası’nda üretilen NEB; özellikle sığınak, mağara ve yer altı tesisleri gibi güçlendirilmiş betonarme hedefleri imha etmek amacıyla tasarlandı. 2,6 metre uzunluğa ve yaklaşık 900 kilogram ağırlığa sahip olan mühimmat, yüksek tahrip gücüyle öne çıkıyor.
Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
"Millî Savunma Bakanlığı: "Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından hafta içerisinde başta Nüfuz Edici Bomba (NEB) olmak üzere çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmıştır."
Nisan 2026 itibarıyla Malezya'nın Türkiye'den 24 adet ATMACAgemisavar füzesi siparişi vermesine ilişkin detaylar netleşmiştir.
Kuala Lumpur'da düzenlenen DSA 2026 savunma fuarında imzalanan anlaşmanın öne çıkan maddeleri şunlardır:
Sipariş ve Platform: Sipariş edilen 24 adet ATMACA füzesi, Türkiye (STM) tarafından inşa edilen ve Ada sınıfı korvetleri temel alan LMS Batch 2 (Kıyı Görev Gemisi) sınıfı korvetlerde ana vurucu güç olarak kullanılacaktır.
Maliyet: Sözleşmenin toplam bedeli yaklaşık 79,5 milyon Avro (yaklaşık 369 milyon Malezya Ringgiti) olarak belirlenmiştir.
Stratejik Tercih: Malezya'nın, Amerikan menşeli Harpoon füzeleri yerine ATMACA'yı tercih etmesinde, füzenin 220-250 km+ olan üstün menzili, modern arayıcı başlık teknolojisi ve Türkiye'nin sunduğu teknoloji transferi/iş birliği olanaklarının etkili olduğu belirtilmektedir.
Teslimat Süreci: Füzelerin entegrasyonu ve gemilerin teslimatının 2024-2027 yılları arasını kapsayan modernizasyon programı çerçevesinde tamamlanması planlanmaktadır.
Mısır Hava Kuvvetleri, halihazırda envanterinde bulunan ve kullanım ömrünü tamamlamaya yaklaşan eski eğitim uçaklarını (Fransız-Alman ortak yapımı Alpha Jet ve Çin menşeli K-8E) yenilemek istiyor.
Teknolojik Uyumluluk: Mısır’ın elindeki F-16 filosuna geçiş yapacak pilotların eğitimi için HÜRJET, modern kokpit yapısı ve yüksek performansıyla dünyadaki en güçlü adaylardan biri.
Hafif Taarruz Kapasitesi: HÜRJET’in sadece bir eğitim uçağı değil, aynı zamanda mühimmat taşıyabilen bir hafif taarruz uçağı olması, Mısır’ın sınır güvenliği ihtiyaçları için de büyük bir avantaj sağlıyor.
İş Birliği Modeli: Doğrudan Satış mı, Ortak Üretim mi?
Görüşmelerin iki ana eksende ilerlediği biliniyor:
Ortak Üretim (Co-Production): Mısır, kendi savunma sanayiini geliştirmek isteyen bir ülke. Bu nedenle uçakların bir kısmının Kahire yakınlarındaki tesislerde monte edilmesi ve teknoloji transferi masadaki en güçlü seçenek. Bu model, TUSAŞ'ın bölgedeki etkisini artırırken Mısır'a istihdam ve teknik bilgi sağlayacak.
Doğrudan Alım: İlk etapta acil ihtiyacı karşılamak adına bir miktar uçağın doğrudan Türkiye'den teslim edilmesi, ardından üretim hattının Mısır'a kurulması planlanıyor.
Takvim ve Kritik Aşamalar
HÜRJET projesinde takvim şu an itibarıyla (Nisan 2026) oldukça netleşmiş durumda:
Test Süreçleri: HÜRJET’in prototipleri uçuş testlerini ve sistem entegrasyonlarını başarıyla sürdürüyor. Mısır heyetleri, uçağın performansını yerinde incelemek için Ankara/Kahramankazan tesislerine birden fazla ziyaret gerçekleştirdi.
İhale Süreci: Mısır'ın jet eğitim uçağı ihalesinde Çin (L-15) ve Güney Kore (FA-50) gibi rakipler olsa da, Türkiye ile imzalanan yüksek düzeyli stratejik iş birliği anlaşmaları HÜRJET'i bir adım öne çıkardı.
Hedef: 2026 sonu veya 2027 başında nihai imzaların atılması ve 2028 itibarıyla Mısır semalarında ilk HÜRJET’lerin görülmesi hedefleniyor.
Savunma sanayiinde dev gövde gösterisi: SAHA 2026
Dünya savunma sanayiinin kalbi İstanbul’da atacak. 120 ülkeden 1700’ün üzerinde firmanın katılımıyla 400 bin metrekarelik dev bir platformda gerçekleşecek SAHA 2026; Türk mühendisliğinin ulaştığı son noktayı temsil eden kritik teknolojilerin ilk kez sahne alacağı küresel bir gövde gösterisine ev sahipliği yapacak.
SAHA 2026, 5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde beşinci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor.
Ana mesajı “Teknolojiye hükmet, geleceği şekillendir” vizyonu ile konumlandırılan fuar, yatırım, iş geliştirme ve ticarileşme odaklı bir stratejik platform olarak kurgulanıyor.
SAHA 2026 kapılarını rekorlarla açacak
SAHA 2026, 400 bin metrekare alanda 120’den fazla ülkeden 1700’ün üzerinde katılımcı firma ile kapılarını açacak. Etkinlik boyunca 25 binin üzerinde planlı B2B görüşme gerçekleştirilmesi ve 200 bini aşkın ziyaretçiye ulaşılacak. Bu hedefler SAHA için yeni rekorlara işaret ediyor.
SAHA 2026’nın yenilikçi program kurgusu, sektörün ihtiyacına karşılık verecek biçimde genişliyor. Genişletilmiş Dış Sergi Alanı ile Sarayburnu ve Ataköy Limanı’ndaki deniz unsurlarının ziyaretleri ile tam ölçekli platformlarda yakın inceleme ve etkileşim imkanı sunulurken, FPV Dron Alanı, SAHA İnsansız Kara Aracı Mücadelesi ve SAHA Rover Mücadelesi gibi canlı gösterim ve yarışmalar, operasyonel senaryoya yakın demonstrasyonlarla sahaya dönük karakteri güçlendirecek.
Hava araçlarının yeni silahı CANiK M3 FALCON, ilk kez vitrine çıkacak
Türk savunma sanayisi bünyesinde özellikle hava platformlarının sert operasyonel ihtiyaçları gözetilerek geliştirilen yeni nesil 12.7x99mm ağır makineli tüfeği, SAHA 2026’da ilk kez sergilenecek.
Türk savunma sanayisinin küresel oyuncusu SYS Grup, fuar kapsamında hem yeni ürün lansmanları yapacak hem de “entegre savunma ekosistemi” vizyonuyla uluslararası işbirliklerini derinleştirecek.
SYS Grup’un SAHA 2026’daki en yeni ürün tanıtımı ise yüksek mühendislik çözümü CANiK M3 FALCON olacak.
SAHA 2026, yerli ve milli teknolojileri küresel arenaya taşıyacak
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkanı Haluk Görgün, SAHA 2026’nın teknolojik bağımsızlığı pekiştiren yerli ve milli hamlelerin küresel görünürlüğünü daha da güçlendireceğini bildirdi.
Görgün, kümelenmelerin, yalnızca üretimi büyüten yapılar olmanın ötesinde işbirliğini, birlikte geliştirmeyi ve uluslararası açılımı hızlandıran güçlü platformlar olduğuna dikkati çekerek, SAHA İstanbul Savunma, Havacılık ve Uzay Kümelenmesi’nin sektöre kazandırdığı dinamizmin paydaşların küresel ölçekte daha etkili konumlanmasına önemli katkılar sunduğunu belirtti.
KOBİ’lerin yetenekleri SAHA’da vitrine çıkacak
Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisindeki yerlileşme hamlesinin destekçilerinden OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi (OSSA), SAHA 2026’ya kapsamlı katılım sağlayacak.
Sektörün üretim potansiyelini küresel vitrine taşımayı hedefleyen OSSA, fuar alanında kurulan 156 metrekarelik standında, savunma sanayisine kritik çözümler sunan 11 yetkin üye firmasını tek çatı altında bir araya getiriyor. Bunun dışında da çok sayıda OSSA üyesi firma fuara kendi stantlarıyla katılıp ürün ve yeteneklerini tanıtacak.
Havacılıkta kritik test altyapıları yerli çözümlere emanet
Türk savunma ve havacılık sanayisi bünyesinde geliştirilen milli platformlarda, daha önce yurt dışından temin edilen kritik test altyapılarının yerini yerli çözümler alıyor.
Türkiye’nin havacılık platformlarında son yıllarda artan yerlileşme oranı, bu platformların geliştirme, üretim ve bakım süreçlerinde kullanılan test altyapılarına olan ihtiyacı da beraberinde artırıyor.
Türk savunma ve havacılık sanayisinde özellikle test ve ölçüm sistemleri alanında uzmanlaşan DEICO’nun kendi tescilli markası altında geliştirdiği Aviolinks ürün ailesi, bu alandaki yerli üretim ihtiyacına güçlü bir yanıt sunuyor. MIL-STD-1553, ARINC-429 ve ARINC-825 protokollerini destekleyen arayüz modüllerinden oluşan bu ürün ailesi, aviyonik test sistemlerinin haberleşme katmanının yerli imkanlarla kurulmasını mümkün kılıyor.
Bir atölyede açılan yol milli hava araçlarına çıktı
Küçük bir atölyede başlayan üretim çabası, kuşaklar arası aktarımla milli hava araçlarının kritik ihtiyaçlarını karşılar hale geldi.
Kadir Yıldız tarafından 1978 yılında Karaköy Perşembe Pazarı’nda 30 metrekarelik bir atölyede kurulan Yıldız Welding, ilk yıllarında fason kaynak işleriyle faaliyet göstermeye başladı.
İstanbul’da 400 metrekare üretim alanında faaliyet gösteren firma, Ankara Kahramankazan’da 2000 metrekarelik tam entegre metal imalat tesisi yatırımlarını sürdürüyor.
Türk zırhlılarının başarısı elektrikli araca taşınıyor
Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen ve uluslararası alanda önemli başarılara imza atan zırhlı kara araçları, yeni konfigürasyonlarla iddiasını sürdürüyor.
Nurol Makina, 20’den fazla ülkede kullanılan zırhlı araçlarının en yeni konfigürasyonlarını SAHA 2026’da sergileyecek. Bu kapsamda NMS EWB, NMS-L ve EJDER YALÇIN Ambulans araçları tanıtılacak.
KISRAK 4×4 hayat kurtaracak
Güvenlik güçlerinin en zorlu koşullardaki lojistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla geliştirilen yüksek performanslı araçlar SAHA 2026’da tanıtılacak.
Türkiye’nin “lazer silah sistemi” yeni kabiliyetlerle geliyor
Türk savunma sanayisi bünyesinde geliştirilen zırhlı muharebe araçları en yeni donanım ve yetenekleriyle SAHA 2026’da vitrine çıkacak.
Hava ve denizde 6 yeni milli insansız sistem geliyor
Mühendislik çözümlerine yenilerini ekleyen STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret AŞ, modern harp sahasının ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği hava ve deniz sistemlerini ilk kez SAHA 2026’da sergileyecek. Şirketin fuarda ön plana çıkaracağı milli teknolojilerin başında Uzun Menzilli Kamikaze İHA geliyor.
Sabit kanatlı kamikaze İHA ALPAGU’nun gelişmiş yeteneklerle donatılan, artırılmış menzil ve faydalı yük kapasitesine sahip yeni bir versiyonu, hava savunma konseptine yenilikçi bir yaklaşım getiren Önleyici İHA Sistemi, anlık istihbarat ve veri akışı sağlayacak Mini Keşif-Gözetleme Sistemi de ilk kez kamuoyuyla buluşacak.
İnsansız deniz araçlarına kesintisiz haberleşme yeteneği
Türk savunma sanayisi bünyesinde deniz platformlarının kesintisiz haberleşme ihtiyacını karşılamak için geliştirilen yeni çözümler SAHA 2026’da tanıtılacak. NETA Elektronik tarafından gemi ve deniz araçları için özel olarak geliştirilen Deniz SOTM, hareket halindeyken uydu bağlantısını kesintisiz sürdürebilen yeni nesil bir uydu haberleşme çözümü olarak görev yapacak.
Farklı boyut ve konfigürasyonlarda tasarlanan Deniz SOTM sayesinde yeni nesil insansız deniz aracı platformlarında da yüksek performanslı ve kesintisiz uydu haberleşmesi sağlanacak.
Tek personelle kurulabilen uzaktan atış sistemi göreve hazır
Uzaktan komuta edilebilen atış kontrol çözümleriyle sahadaki personelin güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni nesil sistemler SAHA 2026’da tanıtılacak.
Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs’ta İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Askeri platformların “sinir sistemi” yerli çözümlerle güçlenecek
Uçak, insansız hava aracı (İHA), zırhlı araç gibi platformların “sinir sistemi” bileşenleri olarak görev yapan yeni nesil dönüştürücü ve yönetim birimleri SAHA 2026’da ilk kez vitrine çıkacak.
Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs’ta İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Kaynak: AA