Bursa Çevre Otoyolu

+ yol olan yerde yerleşim alanları kurulur bunun acı gerçeği istanbulda mevcut
Tamam yol yapılmasın kestel ve görükleye kadar şişen trafikte sizlerde toplu taşıma araçlarını yada olursa ileride arabalarınızı kullanırsınız artık nasıl olacaksa o iş 93 le terminalden üniversite 3 saat
 
Tamam yol yapılmasın kestel ve görükleye kadar şişen trafikte sizlerde toplu taşıma araçlarını yada olursa ileride arabalarınızı kullanırsınız artık nasıl olacaksa o iş 93 le terminalden üniversite 3 saat
iyide yol yapılınca herkes arabasını kullanmak istiyor yine trafik oluyor bu çözülsün yol yapmak kolay iş ayrıca keşke çevre yolu yapılırken orta refüje boşluk bırakılıp ileride demiryolu yapılabilirdi ama kimse düşünmüyo
 
Şimdi Öncelikle çözüm üretmemiz için problemi tanımlamamız lazım: Çevre yolunda neden trafik var : neden trafik var ? çünkü ihtiyaç var? peki neden)tabikide bursanın doğusundan batısına hızlıca ulaşılabilmesi için. Peki ona neden ihtiyaç var? bursa plansız şekilde büyüdüğü için. Şimdi plansız büyümeyi artık çözemeyiz. Hergün mudanya yolunda ve mudanyaya bağlnan yolda inanılmaz trafik oluyor şimdi aslında demiryolu yaparak mudanyaya bi iş çözülür değil mi yada çevre yolunu tamamen demiryolu ile kaplayıp. Tamam şimdi gerçekçi konuşalım bu trafik nasıl engellenir. Aslında radyel şehir olsaydı olurdu da olmuyor işte bence şuanda çevre yoluna daha fazla kavşak gerek. Kanalboyuna bağlaması için. Gürsuya bağlanması için yada onada gerek yok trafik sadece demirtaş ile büyükbalıklı arası. Bunun yegane sebebi ise karaxabeyden ve gemlikten gelenler ayrıca üniversite demirtaştan gelen yolculardır. bunu önlemek için ise izmir tarafından gelen yolcuları istanbul yoluna doğru direkt ve çıkışsız güzergah tasarlamak. ayrıca sadece burda trafik yok mudanya yolundada trafik var ama ben tren inşaatından dolayı kaynaklandığını düşünüyorum umarım yanılmam
 
Resmi Gazete'nin son sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan karar, Bursa ulaşımında yeni bir dönemin kapısını araladı. Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğundaki bazı otoyol ve çevre yollarının özelleştirilmesini öngören kararda, Bursa'nın ana ulaşım akslarından biri de yer aldı.

ÇAĞLAYAN - YENİŞEHİR ARASI DEVREDİLİYOR

Yayımlanan karara göre, Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü ve bağlantı yolları özelleştirme kapsam ve programına dahil edildi. Güzergah üzerinde yer alan bakım-işletme tesisleri, hizmet tesisleri ve yük aktarma merkezleri de devir kapsamına alındı.

GİŞELER KURULACAK

Mevcut durumda Bursalı sürücülerin ücretsiz olarak kullandığı Çağlayan-Yenişehir hattı, özelleştirme sürecinin tamamlanması ve gişelerin kurulmasıyla birlikte paralı otoyol statüsüne geçecek.

30 YILLIĞINA DEVREDİLECEK, SON TARİH 2031 Özelleştirme işlemi, mülkiyet devri hariç tutularak işletme hakkının devri, kiralama veya gelir ortaklığı modellerinden biriyle gerçekleştirilecek. Özelleştirme sözleşme süresi 30 yıl olarak belirlenirken, tüm sürecin 31 Aralık 2031 tarihine kadar tamamlanması kararlaştırıldı. Devir işlemleri bitene kadar yolun bakım ve işletmesini Karayolları Genel Müdürlüğü yürütmeye devam edecek.

TÜRKİYE GENELİNDE İKİ DEV HAT DAHA LİSTEDE Cumhurbaşkanlığı Kararı kapsamında Bursa Çevre Otoyolu'nun yanı sıra Türkiye genelindeki iki kritik hat daha özelleştirme programına alındı. Kararla birlikte Niğde-Pozantı Otoyolu ile Gaziantep Çevre Otoyolu da 30 yıllığına özel sektöre devredilecek diğer güzergahlar oldu.

Kaynak: Bursada Bugün
 
Yolu olmayan Bursa'da şok bir karar ile güne başlıyoruz.
Devir süreci 2031 yılına kadar diyor bu ihale ileride iptal edilir benden söylemesi yakın zamanda yapamazlar seçim falan var ama yolu olmayan bursaya kesinlikle özelleşmeyecek diyen milletvekilleri çıkıp yeni yol yapacağız desinler 4 yıla bitireceğiz burayıda özelleştiriyoruz desinler.
 
Daha dün Bursalı bir siyasetçi çıkıp, “Biz halktan yanayız. Biz hiçbir zaman özelleştirmeden yana olmadık. Bu karar yanlış olduğu için iptal ettirdik.” diyordu.

Peki bugün karşımıza çıkan bu haber neyin nesidir?

Dün söylenen söz ile bugün ortaya çıkan tablo arasında bu kadar büyük bir tezat varsa, vatandaş olarak biz kime, neye itimat edeceğiz?

Bir tarafta “halkın menfaatini savunuyoruz” deniliyor, diğer tarafta ise kamuoyunun kafasında ciddi soru işaretleri oluşturan gelişmeler yaşanıyor.

Söz başka, icraat başka ise bunun adı nedir?

Millet artık güzel cümleler, siyasi beyanatlar ve hamasî nutuklar değil; sarih, açık ve samimi bir izahat bekliyor.

Şayet dün alınan karar gerçekten yanlış olduğu için iptal ettirildiyse, bugün yaşanan bu gelişmenin izahı nedir?

Yok eğer bugün yaşananlar doğruysa, o vakit dün söylenen sözlerin mesnedi nedir?

Artık vatandaşın aklıyla alay edilmesin.

Millet unutmaz, millet takip eder.

Kamu malı, milletin malıdır. Dolayısıyla bu mesele birkaç siyasi beyanatla geçiştirilemeyecek kadar mühimdir.

Biz artık kimin ne söylediğine değil, kimin ne yaptığına bakıyoruz.

Çünkü söz uçar, icraat kalır.

Ve bugün vatandaşın sorduğu soru gayet basit:

“Dün ne dediniz, bugün ne yapıyorsunuz?”

Bunun cevabını vermek, millete karşı bir lütuf değil; mesuliyettir.
 
Doğu bölgesinden gelenler ve gidenler için para verme dönemi başlayacak kuzey ve batı bölgesi para vermekten muaf kaldı ilginç bir özelliştirme oldu.

Karar çıktı da hemen olacak değil ya?

Söz konusu yolun özelleştirilmesine dair esaslar da belli değil üstelik. Karar çıktı hemen gişeler kurulacak gelenden geçenden ücret alınacak diye yorumlamak şu an için erken.

Belki İstanbul - İzmir otoyolunun Bursa kuzey - batı güzergahındaki gibi bir istisna olacak?
 
Karar çıktı da hemen olacak değil ya?

Söz konusu yolun özelleştirilmesine dair esaslar da belli değil üstelik. Karar çıktı hemen gişeler kurulacak gelenden geçenden ücret alınacak diye yorumlamak şu an için erken.

Belki İstanbul - İzmir otoyolunun Bursa kuzey - batı güzergahındaki gibi bir istisna olacak?
Biz zaten uygulanırsayı konuşuyoruz.Ben uygulanmasına ihtimal vermek istemiyorum zaten bursa çevre yolu burası halkın yolu yani gelip birileri gişe kurup para kazanmamalı.
 
Biz zaten uygulanırsayı konuşuyoruz.Ben uygulanmasına ihtimal vermek istemiyorum zaten bursa çevre yolu burası halkın yolu yani gelip birileri gişe kurup para kazanmamalı.
Hocam, ben şahsen bunun bir an evvel yapılması ve artık kendi payımıza düşen “cezamızı” çekmemiz gerektiğini düşünüyorum. :)

Ne diyelim… Günahımızı bu dünyada çekelim ki öteki tarafa bir şey kalmasın. :)

Şaka bir yana, belki de artık asıl mesele yapılanlardan ziyade, bizim bunlardan ne ders çıkardığımızdır.

Çünkü yıllardır aynı döngünün içerisinde dönüp duruyoruz. Bir şey yapılıyor, tepki geliyor; sonra geri adım atılıyor. Bir söz veriliyor, zaman geçiyor, unutuluyor. Sonra aynı mesele başka bir isimle, başka bir gerekçeyle yeniden önümüze geliyor.

Ve biz hâlâ kimin ne söylediğini tartışıyoruz.

Oysa artık biraz da ne yapıldığına bakmanın zamanı geldi.

Kim gerçekten halktan yana?

Kim halkın menfaatini kendi siyasi hesabının önünde tutuyor?

Kim vatandaşın derdini seçimden seçime hatırlıyor?

Kim verdiği sözün arkasında duruyor?

Kim dün başka, bugün başka konuşuyor?

Artık bunları görmemiz, birbirinden ayırmamız gerekiyor.

Kaldı ki insanın sormadan edemediği başka bir sual daha var:

Doğunun ne günahı vardı?

Neden doğu tarafında vatandaş ücret öderken, batı tarafında ücretsiz uygulama devam ediyor?

Yıllardır Bursa’nın ulaşım problemlerini anlatıyoruz. Ovaakça ile Hal arasındaki bölgeye yeni bir yol yapılması gerektiğini söylüyoruz. Mevcut ulaşım yükünün artık taşınamaz hâle geldiğini anlatıyoruz.

Fakat sesimizi ne kadar duyurabildik?

Belki de asıl mesele burada.

Bizi dinlemeyen, kulaklarını vatandaşın taleplerine kapatan bir anlayışın karşısında kaldık.

Sonra ne oldu?

Yeni yolu beklerken, mevcut yolun da ücretli hâle getirildiğini gördük.

İnsanın aklına ister istemez şu geliyor:

“Madem yeni yolu yapmıyorsunuz, bari elimizdeki yolu da paralı yapalım; siz susun, oturun.”

Vatandaşa reva görülen bu mudur?

Biz yeni yol istiyoruz, ulaşım istiyoruz, alternatif güzergâh istiyoruz. Şehrin yükünü azaltacak çözümler istiyoruz.

Karşılığında ise elimizde olanın daha da maliyetli hâle gelmesiyle karşılaşıyoruz.

İşte tam da bu noktada artık kimin gerçekten halktan yana olduğunu sorgulamak gerekiyor.

Çünkü halkın yanında olmak sadece kürsüde “halktan yanayız” demekle olmaz.

Halkın sesini duymakla, ihtiyacını görmekle ve çözüm üretmekle olur.

Vatandaş yıllardır aynı şeyi söylüyorsa, artık mesele vatandaşın kendisini anlatamaması değil; onu dinlemek istemeyenlerin meselesidir.

Belki de artık bizim yapmamız gereken, kimin ne söylediğine değil, kimin ne yaptığına bakmak.

Kim gerçekten halkı düşünüyor, kim halkı düşünüyor gibi yapıyor…

Kim milletin yükünü hafifletiyor, kim mevcut yükün üzerine yenisini koyuyor…

Bunları artık görmemiz gerekiyor.

Çünkü vatandaş yalnızca “reaya” olarak kendisine söyleneni dinleyen, verilenle yetinen bir topluluk olmamalı.

Sorgulayan, takip eden, hesap soran ve hakikati görmek isteyen bir millet olmalıyız.

Gerçek bazen can yakar.

Ama artık gerçekleri görmezden gelmenin bedeli, gerçeği görmekten çok daha ağır olabilir.
 
Son düzenleme:
Bir siyasetçinin gerçekten halkçı söylemlerinin olabilmesi, halktan yana olabilmesi için halk gibi, halkla iç içe yaşaması gerekir. Maalesef sırça köşklerin kapalı kapıları ardında olarak bulunulan söylemler Cüneyt abi ve onu gibi düşünen bilinçli vatandaşlarda karşılık bulmuyor.

Taşlama şeklinde olmayan, tek bir siyasi kesim, görüş, parti veya siyasetçiyi hedef göstermeden yapılan bu eleştirileri okuyanlar hâlâ bunu okurken siyasi eşleştirmelerde bulunuyorsa yani olumlu kavramları bir siyasi unsurla, olumsuz kavramları başka bir siyasi unsurla (ki genelde karşıt siyasi unsurdur) bağdaştırıyorsa ne yazık ki demek istediğimizi gerçekten anlamamışlar demektir.
 
Faruk Çelik aradı, Bakan Uraloğlu açıkladı: Bursa Çevre Otoyolu ücretsiz kalacak!

Bursa Çevre Otoyolu’nun özelleştirme kapsamına alınmasının ardından yolun ücretli olacağı iddiaları gündeme gelirken, AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik konuyu Ulaştırma Bakanı Uraloğlu’na sordu. Uraloğlu, özelleştirmenin ücretlendirme anlamına gelmediğini belirterek yolun mevcut statüsünün devam edeceğini ve ücret alınmayacağını açıkladı.

Bursa Çevre Otoyolu’nun özelleştirme kapsamına alınmasının ardından yolun ücretli hale geleceği yönündeki haberler kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Bursa Hakimiyet’i ziyaret eden eski Bakan ve AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu arayarak konuyu sordu. Uraloğlu, “Özelleştirme kapsamına alınması ücretli olacağı anlamına gelmiyor. Mevcut statü devam edecek, herhangi bir ücret söz konusu olmayacak” dedi.

Bursa Çevre Otoyolu’nun bir bölümünün özelleştirme kapsamına alınmasıyla birlikte başlayan “yol paralı olacak” tartışmasına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu açıklık getirdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki kesimi, bağlantı yolları ile bakım ve işletme tesisleri özelleştirme kapsam ve programına alındı.

Kararın ardından sabah saatlerinde internet haber sitelerinde Bursa Çevre Otoyolu’nun ücretli hale geleceği, güzergaha gişeler kurulacağı yönünde haberler yayımlandı.

Gelişme Bursa kamuoyunda da tartışılmaya başlanırken, aynı saatlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı ve AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik, Bursa Hakimiyet’i ziyaret etti.

ÇELİK, URALOĞLU’NU GAZETEMİZDE ARADI

Bursa Çevre Otoyolu’nun yapım sürecinde projeyi Ankara’da yakından takip eden, yolun tamamlanması ve ulaşıma açılması için gerekli ödeneğin sağlanmasına yönelik girişimlerde bulunan Çelik’e, özelleştirme kararının ardından yolun ücretli hale gelip gelmeyeceğini sorduk.

Faruk Çelik de Bursa Hakimiyet’te bulunduğu sırada Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nu telefonla arayarak gelişmeyle ilgili bilgi aldı.

Bakan Uraloğlu, özelleştirme kararının Bursa Çevre Otoyolu’nun bugün ücretsiz kullanılan bölümlerinin ücretli hale getirileceği anlamına gelmediğini söyledi.

Uraloğlu, Çelik’e şu bilgiyi verdi:

“Şehirlerin çevre yollarında herhangi bir ücret olmayacak. Eski statü devam edecek. Özelleştirme kapsamına alınması demek ücretli olacak demek değil. Şu andaki durum devam edecek. Herhangi bir ücret söz konusu olmayacak.”

MEVCUT UYGULAMA DEVAM EDECEK

Böylece özelleştirme kararının ardından Bursa kamuoyunda oluşan en önemli soru da yanıtını bulmuş oldu.

Uraloğlu’nun açıklamasına göre, Bursa Çevre Otoyolu’nun halen ücretsiz kullanılan bölümlerinde mevcut uygulama devam edecek ve özelleştirme kararı nedeniyle sürücülerden geçiş ücreti alınmayacak.

Özelleştirme kapsamında yolun mülkiyetinin devri yerine işletme hakkının belirli süreyle özel sektöre bırakılması, kiralama, gelir ortaklığı veya benzeri modellerin uygulanması öngörülüyor.

Bursa Çevre Otoyolu ile birlikte Niğde-Pozantı Otoyolu ve Gaziantep Çevre Otoyolu da aynı karar kapsamında özelleştirme programına alınmıştı.

Kaynak: Bursa Hakimiyet

bursa_cevre_yolu.webp
 
Madem ücretsiz olmaya devam edeck ne diye resmi gazetede karar yayınlanıyor? Milletin tepkisi ölçüldü, hemen yapılamayacağı ortaya çıktı. Sular durulsun bir anda özelleştirme ihalesi yayınlanır. İşin özeti gram inanmıyorum başta olan kişilere
 
Arkadaşlar, bir hususu artık birbirine karıştırmayalım.

Resmî Gazete’de yayımlanmış bir Cumhurbaşkanı Kararı, devletin resmî hukuk düzeninin parçasıdır. Dolayısıyla birkaç milletvekilinin veya bir bakanın sözlü açıklaması, tek başına bu kararın üzerinde bir hukukî hüküm oluşturmaz.

Bugün bir siyasetçi çıkıp “Böyle olacak”, diğeri “Şöyle yapılacak” diyebilir. Elbette kamuoyuna açıklama yapabilirler.

Ama ortada Resmî Gazete’de yayımlanmış bir karar varsa, vatandaşın bakacağı yer öncelikle resmî metindir.

Aksini iddia eden varsa buyursun, açıkça söylesin:

“Benim sözüm Resmî Gazete’de yayımlanmış karardan üstündür; hukukî dayanak benim beyanımdır.”

Bunu diyebilen varsa, amenna.

Yoksa kusura bakmayın; söz başka, hukuk başka.

Biz artık kimin ne söylediğine değil, hangi kararın yürürlükte olduğuna bakmalıyız.

Çünkü devlet yönetiminde esas olan şahısların günlük beyanları değil, hukuk ve resmî olarak tesis edilmiş kararlardır.
 
Arkadaşlar, bir hususu artık birbirine karıştırmayalım.

Resmî Gazete’de yayımlanmış bir Cumhurbaşkanı Kararı, devletin resmî hukuk düzeninin parçasıdır. Dolayısıyla birkaç milletvekilinin veya bir bakanın sözlü açıklaması, tek başına bu kararın üzerinde bir hukukî hüküm oluşturmaz.
Aynen öyle milletvekilleri halkın duymak istediğini söyler ama gerçek ortada geçmiş olsun nediyelim.
 
Çevre Yolu trafiği ya kent içine girerse?

Gündemde… Resmi Gazete’de yayınlanan kararnameyle Çevre Yolu’nda Çağlayan–Turanköy kavşakları arasının paralı geçiş kapsamına alınması var.

AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın hemen Ulaştırma Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nu arayıp kent itirazını iletmesini önemsedik. Fakat Bakan’ın “Uygulanmayacak” sözünün resmiyeti yok.

Sorun da şu:
Çevre Yolu trafiği akşam saatleri durma noktasına geliyor. Ücretten kaçanların kent içine girmesiyle artacak yoğunluğu düşünmek bile korkutucu.

O risk maalesef var.

Kaynak: Olay Gazetesi / Ahmet Emin Yılmaz

2-yazi-icin-cevre-yolu-caglayan-kavsagi-trafigi42987odaubi-400x225.webp
 
Madem halkın arkasındalar, madem halktan yanalar; o zaman çıksınlar ve 60 günlük süre dolmadan Danıştay'da iptal davası açsınlar da ciddiyetlerini görelim. AYM'de de iptal davası açsınlar, yine görelim.

Mecliste en az 120 vekil gerekmekte... 120'den fazla milletvekiline sahipler. Açsınlar bugün, hadi görelim! Resmî Gazete'de yayımlanan bir düzenlemeye uymamak öyle kolay mı? Seve seve o CBK'ya uyacaksınız.

60 günlük süre dolmadan hukuki mücadeleyi başlatsınlar. Yok "telefon ettim", yok "onu aradım", "bunu söyledi", "o oldu, bu gitti, şu geldi"... Bunlarla halkı oyalamak çok kolay.

Madem bu kadar halkın yanındasınız, hodri meydan. Laf değil, icraat görelim!
 
Karar alınmış artık daha kimse bunu geri döndüremez şirket ne zaman hazır olursa o zaman gişeler kurulmaya başlanır.
 
Geri