Türkiye’nin Demiryolu Ağı 2028’de 17 Bin Km’yi Aşacak
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun 2026 yılı bütçesi ve demiryolu projelerine ilişkin açıklamaları, Türkiye’nin ulaşım ve lojistik alanında iddialı bir büyüme hedefine odaklandığını ortaya koyuyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan ancak sonrasında kesintiye uğrayan demiryolu seferberliğini yeniden canlandırmayı amaçlayan Bakanlık, demiryollarını sadece ulusal bir ulaşım aracı olarak değil, Türkiye’nin küresel lojistik ağındaki vazgeçilmez konumu için stratejik bir kaldıraç olarak görüyor. Uraloğlu, Türkiye’yi “Avrasya’nın tartışmasız lojistik süper gücüne” dönüştürme vizyonunu vurgulayarak, bu alandaki yatırımların ülkenin ekonomik ve stratejik bağımsızlığını pekiştireceğini belirtti.
Vizyoner Hedefler: Hat Uzunlukları ve Çift Hatlı Sistemler
Bakan Uraloğlu’nun paylaştığı hedefler, demiryolu ağının hızla büyüyeceğini gösteriyor. Gelecek yıl, yani 2026 sonunda, Türkiye’nin toplam demiryolu hat uzunluğunun 14 bin 437 kilometreyi, yüksek hızlı tren (YHT) hat uzunluğunun ise 2 bin 769 kilometreyi aşması hedefleniyor. Bu büyüme ivmesi sonraki yıllar için de sürdürülüyor. Hat uzunluğunun 2027’de 15 bin 934 kilometreye ve 2028’de 17 bin 728 kilometreye ulaşması planlanıyor. Özellikle YHT hat uzunluğunun 2028’de 5 bin 343 kilometreye çıkması öngörülüyor ki, bu neredeyse mevcut uzunluğun iki katına çıkacağı anlamına geliyor.
Ağ standardizasyonu ve verimlilik açısından kritik öneme sahip olan çift hatlı demiryolu uzunluğunun toplam ana hat içindeki payının da kademeli olarak artırılması planlanıyor. Bu oran, 2026’da yüzde 19, 2027’de yüzde 21 ve 2028’de yüzde 26’ya yükseltilerek hat kapasitesi ve işletme esnekliği artırılacak.
Lojistikte Öncelik: Yük Taşımacılığı ve Yerli Teknoloji
Bakanlık, demiryolunun yolcu ve yük taşımacılığındaki payını artırmayı temel stratejik amaç olarak belirlemiş durumda. Özellikle yük taşımacılığına odaklanılarak, mevcut hat standartlarının yükseltilmesi ve yeni yüksek standartlı demiryolu yatırımlarına hız verilmesi planlanıyor.
Bu stratejinin en önemli ayağını, sanayi bölgelerinin, limanların ve lojistik merkezlerin iltisak hatları aracılığıyla ana demiryolu ağına entegre edilmesi oluşturuyor. Bu bütünleşik kalkınma yaklaşımı, bölgesel endüstrilerin üretim ve yük merkezlerinden uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştırarak lojistik maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor. Ayrıca, akıllı ulaşım sistemleri ve dijital dönüşüm hamleleriyle demiryolları en ileri teknolojilerle donatılarak güvenlik ve verimlilik artırılıyor. Türkiye’nin bu alanda yerli ve milli demiryolu teknolojilerine yatırım yaparak dışa bağımlılıktan kurtulma ve bölgesel bir teknoloji merkezi olma çabası da dikkat çekiyor.
Mega Projeler ve Finansal Taahhüt
Açıklanan bütçe rakamları, bu iddialı hedeflerin arkasındaki güçlü finansal taahhüdü gözler önüne seriyor. Demiryolu inşaatı, işletme ve hizmetleri için 2026 yılında 377 milyar lirayı aşan devasa bir harcama öngörülüyor. Bu rakam, 2028’e kadar 474 milyar liraya ulaşacak bir yatırım planını işaret ediyor.
Bu yatırım programı kapsamında Ankara-İzmir, Mersin-Gaziantep gibi yüksek standartlı demiryolu hatlarının altyapı inşaatları ve Adapazarı-Halkalı hattının kritik kesimleri öncelikli projeler arasında yer alıyor.
Kent İçi Raylı Sistemler ve Yolcu Payının Artırılması
Bakan Uraloğlu, şehirlerarası projelerin yanı sıra kent içi raylı sistemlerin geliştirilmesine de önem verildiğini vurguladı. Kent içi raylı sistem uzunluğunun bu yıl sonunda 465,8 kilometreden, 2027’de 522,1 kilometreye çıkarılması hedefleniyor. Aynı zamanda sinyalli demiryolu hattı oranının 2028’de yüzde 76’ya yükseltilmesi planlanarak, demiryolu ağının güvenlik ve kapasitesi en üst düzeye çıkarılacak.
Bu kapsamlı yatırımlar sonucunda demiryolunun yolcu taşımacılığı içindeki payının da artırılması planlanıyor. Bu payın 2026’da yüzde 5,93’e, 2028’de ise yüzde 7,6’ya çıkarılması hedefleniyor. Türkiye, demiryolu sektörüne yapılan bu stratejik yatırımlarla hem iç ticaretini canlandırmayı hem de küresel lojistik koridorların vazgeçilmez bir halkası olmayı amaçlayan büyük bir dönüşümün eşiğinde bulunuyor.
RayHaber