Türkiye Karayolları ve Otoyollarından Haberler 🛣️

@Emirhan Sevdalı dün diyordun hastane alanlarının satışından nasıl emin olabiliyorsun bak bursa çevreyolu paralı oldu 2 ay önce olmayacak diyen milletvekillerine 2 çift laf edersin heralde

Ayıp ettin abi hemen iki çift laf ederim;

Bir insan ya nettir ya da derttir (dert yerine başka bir şey de deniliyor ama)

Yaptıklarının yanlış ya da halk nezdinde olumsuz karşılanacağını biliyorlarsa hiç kıvırmadan neyse onu söylesinler. Zaten ilk vukuatları değil, yıllardır bu konuda pişmiş olmaları gerekir.

Ancak, Çağlayan - Yenişehir arası özelleştirmenin ben faydadan çok zarar getireceği düşüncesiyle gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum ve öbür yandan bu çevre yolunun İstanbul - İzmir Otoyolu (Otoyol A.Ş.) dahilinde olan Gemlik - Başköy arasının da özelleştirilmiş olmasına rağmen ücretsiz olması gerçeği var. Çevre yolunun doğu aksı ücretli hale getirilirse Otoyol A.Ş. de haklı olarak batı tarafından ücret almak isteyecektir.
 
Ayıp ettin abi hemen iki çift laf ederim;

Bir insan ya nettir ya da derttir (dert yerine başka bir şey de deniliyor ama)

Yaptıklarının yanlış ya da halk nezdinde olumsuz karşılanacağını biliyorlarsa hiç kıvırmadan neyse onu söylesinler. Zaten ilk vukuatları değil, yıllardır bu konuda pişmiş olmaları gerekir.

Ancak, Çağlayan - Yenişehir arası özelleştirmenin ben faydadan çok zarar getireceği düşüncesiyle gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum ve öbür yandan bu çevre yolunun İstanbul - İzmir Otoyolu (Otoyol A.Ş.) dahilinde olan Gemlik - Başköy arasının da özelleştirilmiş olmasına rağmen ücretsiz olması gerçeği var. Çevre yolunun doğu aksı ücretli hale getirilirse Otoyol A.Ş. de haklı olarak batı tarafından ücret almak isteyecektir.
Sanırım orası için otoyol aş ye kuzey çevre yolunu yaptıracaklar sonrası zaten paralı geçiş olacağı için çağlayan-karacabey arası parasız devam eder.

Burdaki olay yol fakiri olan bursa şehrine bir külfet daha getirilmesi alternatif yol yapılmadan alınan bu karar normal bir karar değildir.
 
Sanırım orası için otoyol aş ye kuzey çevre yolunu yaptıracaklar sonrası zaten paralı geçiş olacağı için çağlayan-karacabey arası parasız devam eder.

Burdaki olay yol fakiri olan bursa şehrine bir külfet daha getirilmesi alternatif yol yapılmadan alınan bu karar normal bir karar değildir.
Sanıyorlar ki paralı yapılınca herkes ordan geçicek daha fazla para alınacak ama tam tersi olucak herkes devlet yolunu kullanacak ve trafik felç olucak artık bursada şahsi araçta kullanılamayacak böylelikle
 
Siyasette artık birçok şeyin adım adım, adeta halkın nabzı ölçülerek yapıldığını düşünüyorum.

Önce bir uygulama ortaya konuluyor. Sonra toplumun nasıl bir tepki vereceğine bakılıyor. “Bakalım halk ne diyecek, nasıl karşılık verecek?” deniliyor. Tepki fazla olursa geri adım atılıyor, tepki sınırlı kalırsa uygulamaya devam ediliyor.

Geçmişte bunun farklı örneklerini görmedik mi?

Bu halka ne verildiyse, bir müddet sonra daha fazlası istendi. Vatandaş bir şeye razı oldukça, sınırın biraz daha ileri taşındığına şahit olduk.

Şimdi de bunun yeni bir örneğini görüyor olabilir miyiz?

Özellikle sürenin bu kadar uzun tutulması da bana ister istemez bazı soru işaretleri düşündürüyor. Acaba ilerleyen süreçte, özellikle seçim döneminde, “Biz bunu iptal ettik, ücretsiz yaptık, halkın yanında olduk” şeklinde yeni bir siyasi söylemin zemini mi hazırlanıyor?

Elbette bunları kesin bir hüküm olarak söylemiyorum. Ancak siyasetin geçmişteki tecrübelerini bilen bir vatandaş olarak insanın aklına bu ihtimalin gelmesi de gayet tabiidir.

Benim asıl itirazım başka bir noktada.

Bir ulaşım veya kamu hizmeti meselesi, seçim dönemlerinde kullanılacak bir siyasi malzeme hâline gelmemeli.

Vatandaşın ihtiyacı seçimden seçime hatırlanmak değil; bugün de, yarın da adil, sürdürülebilir ve öngörülebilir bir hizmet almaktır.

Konu yine siyasetin günlük polemiklerine çekilmesin. Meseleyi saptırmak da istemiyorum.

Benim söylediğim gayet açık:

Halkın tepkisini ölçerek adım atılan değil, halkın menfaatini baştan gözeterek karar verilen bir yönetim anlayışı istiyoruz.

Çünkü vatandaş artık yalnızca “ne verildiğine” değil, neden verildiğine ve hangi şartlarla verildiğine de bakıyor.

Ve bence asıl mesele tam olarak burada.
 
@Cüneyt5316 abi ağzına sağlık çok güzel konuşuyorsun.

Bir de artık geçmişin tecrübesiyle vatandaşlar olarak ana akım olabilmiş her siyasi partinin, her siyasetçinin aynı amaca hizmet verdiğini de unutmamak gerekiyor.

Bugünümüzün başlıca sorumlusu siyasal iktidar ise en az onun kadar sorumlu olan da ana muhalefet ve varyantlarıdır.
 
Alınan kararın içeriği dahada genişmiş boğaziçi köprüsü ve fsm köprüsüde özelleşti.

Ekli dosyayı görüntüle 54379
Bu yürürlülük ne zaman giricekse o zaman bursa için sondur taa ki yeni otoyol yapılana kadar D200 ve D575 in sınırsız kapasitesi var sanki iyiki metro vardı halimiz harap eğer şu zamanda yapılmaya kalkışılsaydı yapılamazdı yönetim ise trafik sebebini Metro yüzünden işgal edilen 2 şerite bağlar ama sen çevreyolunu ücretli yapacaksın ve şunu da ekleyeyim çevreyolu da akşam saatleri d200 gibi kalabalık oluyor yani Bursadaki kaosu hayal edemiyorum görerek öğreneceğiz:(
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararla, Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü, daha önce özelleştirme kapsamına alınan otoyol ve köprülerle birlikte değerlendirilecek şekilde kapsama alındı. Özelleştirme işlemlerinin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması, sözleşme süresinin ise 30 yıl olması kararlaştırıldı.

2010 tarihli kararda, daha önce 2003 tarihli kararla özelleştirme kapsamına alınan Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep ve Toprakkale-İskenderun otoyolları ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri özelleştirme programına alınmıştı.

Aynı kararla bu otoyol ve köprülerin bağlantı yolları, ayrıca Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyolları ile Ankara, İzmir ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre Otoyolları ve bunların bağlantı yolları da özelleştirme kapsam ve programına alınmıştı.

2010 kararında ayrıca söz konusu otoyol, köprü ve bağlantı yolları üzerindeki hizmet tesisleri, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri ile varlıkların da kapsama alınmasına karar verilmişti.
 
Değil tabi abi. Burada bile eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e yönelik büyük beklentileri gördük. Adamın kendisi bile kendinden bu kadar emin veya beklenti içerisinde değildir ama birileri...
Büyükşehir gibi bir makama oturuyorsan beklentin yüksek olmalı. Bu tüm Büyükşehir'ler için geçerli. Yoksa Büyükköy Belediyesi olur çıkarsın
 
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’ndan yapılan açıklama:

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen ve özelleştirme kapsam ve programında bulunan otoyol ve köprülere yönelik teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmaları; ilgili kurumlarla koordinasyon içinde, mevzuata uygun ve şeffaf biçimde sürdürülmektedir.

Yürütülen bu rutin hazırlık çalışmaları kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin Devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yöneliktir. Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil; otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır.

Diğer yandan, kamuoyunda otoyolların yıllık 600 milyon dolar kâr ettiği ve 30 yıllık toplam kârın 18 milyar dolara ulaştığı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa 600 milyon dolar kâr değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderlerine ayrılmaktadır. Ayrıca önemli tutarda yatırım ve yenileme harcamaları ile personel ve işletme giderleri bulunmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır.

Bu nedenle 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak “30 yıllık kâr” veya “kamu zararı” hesabı yapılması teknik ve mali açıdan geçerli değildir. Altyapı değerlemelerinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme yatırımları, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ve riskler birlikte dikkate alınır.

Yukarıda belirtildiği üzere, yürütülen çalışmaların temel amacı; hizmet kalitesini artırmak, bakım ve yatırımları hızlandırmak, işletme verimliliğini yükseltmek ve sürdürülebilir bir altyapı yönetimi oluşturmaktır. Ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilişkin ilave bir artış kararı ve çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir karar bulunmamaktadır. 5.9.2026 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı özelleştirme ihalesine çıkılmasını ifade etmeyip, yapılacak işlemler konusunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığını yetkilendirmektedir. Sürecin tüm aşamaları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde, şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri esas alınarak yürütülmektedir.
 
Alacak olan şirkette halkın kara kaşına, kara gözüne alacak zaten.

Ne kadar güzel laf cambazlığı yapıyorlar

Abi laf cambazlığından ziyade gündemin farklı basın mecraları tarafından çarpıtılıp farklı şekilde sunulmasına karşılık bir açıklama olabilir mi?

Bunu söylemiş olmam elbette yapılanı savunma ya da doğru bulma anlamına gelmiyor ancak olan neyse muhalif yayın organlarının da o şekilde aktarması basın ilkesi açısından ahlaki olur. Maalesef hangi cepheden yayın yapıyor olurlarsa olsunlar basın mecraları söyledikleri doğruların arasına bazı yanlışları ve mübalağaları serpiştirerek bizlerin bunları kapmasına sebep oluyor. O konuda bilinçli basın tüketicileri olmakta yarar var.
 

Türkiye'nin en uzun 5 tünelinden açıldıkları günden bu yana 38,7 milyon araç geçti​

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin en uzun 5 kara yolu tünelinden bugüne kadar toplam 38,7 milyon araç geçtiğini bildirdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Türkiye'nin en uzun kara yolu tünellerinin araç geçişi verilerini değerlendirdi.

Türkiye'de 2002 sonunda 83 olan tünel sayısının bugün itibarıyla 548'e çıkarıldığını belirten Uraloğlu, "Aynı dönemde 50 kilometre olan toplam tünel uzunluğumuzu da 881 kilometreye ulaştırdık. Böylece tünel sayımızı yaklaşık 6,6 katına, toplam tünel uzunluğumuzu ise yaklaşık 17,6 katına çıkardık. Bu süreçte tünel ağımıza eklenen 831 kilometrelik uzunluk, Kilis ile Afyonkarahisar arasındaki kara yolu mesafesine karşılık geliyor." ifadelerini kullandı.

En uzun 5 tünelin toplam uzunluğu 45,4 kilometre​

Uraloğlu, Zigana, Ovit, Eğribel, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal ve Cankurtaran tünellerinin Türkiye'nin en uzun kara yolu tünelleri olduğuna dikkati çekerek, "En uzun 5 tünelimizin toplam uzunluğu 45,4 kilometreye ulaşıyor. Söz konusu dev tünellerimizle akaryakıt tüketimi ve zamandan yılda 3,3 milyar lira tasarruf sağlıyoruz. Türkiye'nin en uzun 5 kara yolu tünelinden açıldıkları günden bugüne kadar toplam 38,7 milyon araç geçti." bilgisini verdi.

Tünellerin zorlu coğrafi koşullara sahip güzergahlarda ulaşım standardını yükselttiğini vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti:

"Yüksek dağlar ve geçitler tünellerle aşılıyor. Özellikle kış şartlarının ağır geçtiği bölgelerde daha güvenli ve kesintisiz ulaşım imkanı sağlanıyor. Tünellerimizle yalnızca dağları ve geçitleri aşmıyoruz, güzergahları kısaltıyor, seyahat sürelerini düşürüyor ve vatandaşlarımızın daha güvenli ulaşımını sağlıyoruz."

Anadolu Ajansı
 
Geri